Özetin özeti...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Saçmalama hakkı ne bitip tükenmez şey. Dersim olayları tartışılırken, adam kürsüden bağırıyor:

[[HAFTAYA]]

- Bir kusur varsa, hükümetin değil, partinin değil, devletindir. Düşünün, tek parti devrinden bahsediyor. Hükümet/Devlet nüansının sıfır olduğu dönem. E öbür taraf da şimdi çıkıp dese ki: - Uludere’de bir hata varsa, hükümetin değil, devletindir. Buyrun bakalım.

?

Biz daha 1937-1938’in ne olduğunda anlaşamıyoruz. 1915-1916’nın ne olduğunda kiminle nasıl anlaşacağız? Hükümet’le devlet sanki rakip. Yahu mesela Ziraat Bankası devlet bankası ama tayin-terfi dahil herşey hükümetin emrinde değil mi? Demir Yolları güya devletin ama hükümetten başka ona kim karışabilir? Dersim olayları için devlet özür dilesin’miş. Kim devlet? Mahalle bekçisi mi, Tunceli’deki komiser mi?

?

Bunları tartışmanın ne faydası var? Adına yüzleşmek demişiz ama yüzyüze bakamıyoruz. Nasıl ki Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hunharca idamını merhum Menderes ve arkadaşlarının rövanşı olarak gören ahmaklar var... Silivri’yi de 28 Şubat’a nazire zannettiler... Hangi birini düzelteceksin?

?

Hale bakar mısınız? Dersim’de “benim partimin suçu yok” diyorlar. Tek Parti Dönemi’nde neredeyse muhalefet partilerini suçlayacaklar. Bu arkadaşlar, Kılıçdaroğlu’nu güç durumda bırakmak için adeta sözleşmişler... Hiç gölge etmesinler, başka ihsan istemez.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

16 Ekim 2021, Cumartesi 08:20
Sıradaki haber yükleniyor...
holder