Pazar kahvesi

01 Aralık 2019, Pazar 08:01
AA

Hükümet, muhalefet, yargı, üniversite, medya, tabii en başta Meclis. Ve öbürleri... Sanat camiası... Spor dünyası... Bilumum hatipler, çok bilmiş yorumcular... Bir süre topa sert girmeyin, ne olur. Biraz nefes alın. Ses tonunuzu yükseltmeyin... Sahaya yabancı madde atmayın.

Türkiye, kritik bir yerlerden geçiyor. Bu süreçte asabi tartışmaları bırakın. Münazarayı münakaşayı bir kerecik kaybetmekle ne olur? Yahu, en demokrat, en cesur, en dürüst, en en en, hepsi sensin... Kabul ama geçsin şu süreç. Fantezi zamanı değil şimdi.

Türkiye kaç cephede, kaç meseleyle birden boğuşuyor... Doğu Akdeniz’den Ege’ye, Suriye’den Kıbrıs’a kadar, kaç türlü şerefsizlikle mücadele ediyor. AB ayrı dert, ABD ayrı dert. Bir tarafta kalleş diplomasi, bir tarafta terör belâsı. Bunlar sadece birkaç tanesi... Üstelik ekonomi denen ezeli ve ebedi bir hasım.

Bu durumda, bütün dikkat ve enerjimizi, iyi kullanmamız lazım. Bakar mısınız? Bir Beştepe dedikodusu bizi on gün meşgul ediyor. Meclis’teki bir gergin oturum, bizi ta Merve Kavakçı’ya kadar geri götürüyor. Futboldaki küçücük bir ihtilaf kulüpleri birbirine düşürüyor. Hangi birini sayayım?

İncir çekirdeğini doldurmayacak konularla, kendimizi tükettiğimiz yetmez mi? Fransız Emmanuel Macron gibi çapsız bir adam, ikide bir Türkiye’ye karşı küstahlaşma gücünü nereden alıyor dersiniz? Bir düşünün bakalım.

Sıradaki haber yükleniyor...