Pazar kahvesi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bu sabah kalkınca... Karla kaplı bir İstanbul göreceğiz herhalde. Meteoroloji öyle söyledi. Halbuki ben isterdim ki, hiç meteorolojiden duymuş olmayayım... Sabah kalkınca “A, kar yağmış” diye şaşırayım. Maşallah, artık bilim, bize bu kadarcık bir sürpriz zevki bile bırakmıyor. Güneşli günleri de zaten önceden söyleyip oyunbozanlık ediyor.

Haftanın 1 numaralı gündemi ise aşı. Hani, var ya... Yolunu gözlediğimiz... Niye gecikti diye huysuzlandığımız... Gelince de güvenliğine şüphe atfettiğimiz... Zaten de “kaç para ödedik” diye maliye müfettişliği yaptığımız meşhur aşı. Yani, ille burnumuzdan getirecekler.

Halbuki ne güzeldi. Çocukluğumuzda da aşı yaparlardı. “Ertesi gün okul yok” diye sevinirdik. Aklımıza da hiç kötü şeyler gelmezdi. Aşının kötüsü olur mu? Devlet katil mi, seri katil mi? Ulan bu Çinliler sakın bize bir kumpas kurmuş olmasın... Velhasıl o da burnumuzdan geliyor.

Liderlere çağrıda bulundular: - Gelin, aşı olun ki millet sizi örnek alsın. Geldiler, oldular. Bir kişi hariç. Kim?

- Türkiye’nin yegâne dürüst adamı. Dedi ki:

- Ben sıramı beklerim. Sanki ekmek kuyruğunda. Sanki fakir fukara adına feragatta bulunuyor. Öbür liderlere bundan büyük hakaret mi olur? Versinler cevabını.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder