Pazar notları

02 Mart 2014, Pazar 05:00
AA

Nasıl ki basılmamış kitabın
davası görüldüyse... nasıl ki
gerçekleşmemiş darbenin
hesabı sorulduysa... çıkmamış
kanunun da iptali istenebilmiştir.
Burası Türkiye.
Burada, oynanmamış maçın
tekrarı bile mümkün.
Atasözlerimizde doğmamış
çocuğa don biçmek yok mu?
Daha ne olsun?

[[HAFTAYA]]

Partilerimiz, en güzel kelimeleri
alıp, kendilerine isim
edinmişlerdir... adalet gibi,
halk gibi, barış ve demokrasi gibi.
Lakin, bu kelimelerin hakkını
vermiyorlar. Bilakis, o kelimeler,
partilerimizin yumuşak karnını
anlatıyor bize.
“Hasret dolu âhım,
bana hicranımı söyler.”
İşte öyle bir şey.

*

Yerel seçimi, referanduma
çevirmek, onunla da
yetinmeyip referandum’u
ölüm-kalım savaşı’na
dönüştürmek, hiçbir anayasaya
sığmaz. Hiçbir rejimde görülmez.
Bizim demokrasimiz işte bu yüzden
Battı Balık’la Allah Kerim
arasında gidip gelmektedir.

*

Bu bakımdan, seçim sonuçları
beni hiç ilgilendirmiyor.
Değil mi ki meşruiyet kelimesi
telaffuz edilmeye başladı,
kötü çağrışımlar da
beraberinde gelmektedir.
Seçim çaredir derler.
“Kötü şeylere” çare.
Vazgeçtik çareden...
“Daha kötü şeylere” bari
vesile olmasa.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.