Püf noktası

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Haklarında yasal işlem yapılacağını bile bile, 104 kişi aynı kağıda imza atar mı? Mesleğinde yükselmiş, tecrübe sahibi insanlar, bunu bilmez mi? Öyleyse nedir bu cesaret ve cüret? Bunu bir türlü aklım almıyor.

Aklımın almadığı başka şeyler de var: - Montrö ile Kanal İstanbul arasında bağlantı kurmak, Gezi Parkı’ndaki Topçu Kışlası’yla 3’üncü köprüyü birleştirmeye benzer.

Niye gece yarısı? Efendim, Tayyip Erdoğan “Bir gece ansızın” dedi ya, emekli paşalar bunu yanlış anladılar herhalde.

Diğer ihtimal: Bazı amirallerin, imzalarını geri çekmek istediklerine dair bilgiler var. Belki de sabahı beklemeyip, bildiriyi gece yarısı alelacele yayına sokmalarının nedeni bu... Sabahı bekleseler kim bilir kaç imza uçup gidecekti.

Bu tip bildirilerde olur böyle fireler. Yıllar içinde ne bildiriler gördük biz. Kimi çıktı dedi ki: “Okumadan imzalamışım, pardon.” Kimi çıktı dedi ki “Kooperatif kuruyoruz zannetmişim.” Hele aydınlar bildirisi diye bir komedi var ki, dönemin darbeci paşalarını bile kahkahalarla güldürdüydü.

Fakat 104 imzalı bu bildiriye gülecek halimiz yok. Bize getireceği zararları henüz bilmiyoruz. Ankara’daki AB Heyeti’nden ilk izlenimi alırız herhalde... AB Konseyi Başkanı Michel, açık sözlü bir Avrupalı’dır. Bakalım bildiriyi nasıl okumuş? Nereden okumuş? Ne anlamış? O da Faik Öztrak gibi anladıysa yandık...

Bir nokta var ki... Deli saçması olarak onu sona sakladım: İktidarın “gündemi değiştirmek” çabasına ne dersiniz?

Böyle cevherler kimden gelir? Zannedersiniz bildiriyi Erdoğan yazdı. Erdoğan yayınladı. Öyleyse buna bir isim bulmalı. Tiyatro fazla kaçar ama kontrollü muhtıra uygun olacaktır.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI
Sıradaki haber yükleniyor...
holder