Sap’la saman

AA

Biz bunları hep karıştırırız. En iyi niyetli, en faydalı özeleştiriler bile sizi bazen partiden ihraç’a kadar götürebilir.

Buna mukabil, partinin üstüne çıkıp en saygısızca verdiğiniz demeçler, hatta yönetime karşı sergilediğiniz en küstahça tavırlar bile bazen mazur görülür. Hatta size prim getirir.

Çünkü parti içi demokrasi’yle parti disiplini arasındaki o ince zar, birilerinin paşa gönlüne göredir.

Adamı, kulağından tuttuğu gibi kapının önüne koymak da vardır, adama katlanmak da. Ama ne için? Belli değil. Karar dalkavukların. “Yukarısı” nasıl istiyorsa öyle. Mutlaka bir hesap var.

Bu bakımdan... Siyasi Partiler Kanunu’nun değişmesi lazım. Yeni Seçim Kanunu kadar acil ve elzem bu...

Ama ikisine dair de hiçbir hazırlık yok. Varsa da saman altından yürüyor. Ve kaplumbağa hızıyla. Buna rağmen erken seçim, dillerden hiç düşmüyor.

- Seçim, seçim, seçim. Anladık da nasıl bir seçim? Hangi yasayla? Şimdiki yasayla mı? Hangi siyasi partiler yasasıyla? Yine şimdikiyle mi?

Bu konu, hükümet etme sistemi’nden daha mühimdir. İster Başkanlık Sistemi olsun ister Parlamenter Sistem’e dönülsün...

Seçim yasası ve siyasi partiler yasası aynen ve hâlâ yerinde duruyorsa, her hafta seçim yapsak bile ne fayda? Kaldı ki daha anayasa meselesi var, durun bakalım.

Sıradaki haber yükleniyor...