Seyir defteri

05 Eylül 2018, Çarşamba 05:00
AA

Her şey belediyelerle birlikte başladı. Kırılma noktası 1994.

Sosyal demokratlar, İstanbul Ankara dahil bütün önemli kaleleri Demokratik Sağ’a kaptırınca, belediyeciliğe yeni bir tarz geldi.

Bugünkü sistemin temeli, işte o zaman atıldı.

1994’te Tayyip Erdoğan’la başlayan bu akım, 1999, 2004, 2009 ve 2014 belediye seçimleriyle iyice yerleşti.



Şimdi 2019’a giderken herhalde artık bütün partiler şunu öğrenmiştir:

- Belediyelerde yoksan hiç bir yerde yoksun.

Önce belediyeler.

Bugün haritada hangi noktaya parmağını bassan, AK Parti ağırlıklı bir yerel yönetim görürsün.

Bunun sebebi olmalı.



Geçen gün CHP sözcüsü Faik Öztrak “CHP Belediyeciliği” diye bir kavramdan bahsetti.

Elbet başarılı belediyeler var.

Ama yıldız gibi parlamış kaç tane sembol var? İçlerinde Yılmaz Büyükerşen ve Mustafa Sarıgül gibi efsane isimleri hariç tutarsak, hangileri Türkiye’ye mâl olmuştur? Hele belediyecilikten çok siyaset yapanların isimlerini hatırlayan var mıdır?



Uzatmayalım.

Belediyeler Türkiye’nin şahdamarı.

Çünkü belediyeler halka yücelen merdivenler.

O bir kara sevda. Bitip tükenmeyen bir aşk.

İktidar yolunu açan da o. İktidarı perçinleyip devamlı kılan da o.

70 model belediyecilik, tarihe karışmıştır.

İşte ona göre.

NOT:

Doğu Perinçek haksız değil. Lafa gelince:

- Hepimiz aynı gemideyiz.

Tabii başkalarının kayığına binenleri saymazsak öyleyiz.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.