Sonu ne olur?

02 Aralık 2017, Cumartesi 05:00
AA
Tuhaf bir durum var.

Eğer evham değilse, diyebiliriz ki dünya, kafayı Türkiye’ye takmış.

Hatta bir kısım Türkler bile kafayı Türkiye’ye takmış. Hayırdır inşallah.

Öyle bir hava esiyor ki, sanırsınız Türkiye haritadan silinirse birdenbire dünya huzura kavuşacak.

Böylesine bir husumet cephesi var karşımızda. (Biz sebebiyet vermiş olsak bile böyle bir cephe var.)



Bunu nasıl göğüsleriz? Klişeleşmiş bir sözdür ama milli birlik tek çare.

Siyasi partiler dahil, bütün kurum ve kuruluşlar kolkola girip sağlam dururlarsa, bu badireyi elbet atlatabiliriz.



Kutuplaşmada ısrar edecek olanlar varsa, şunu unutmasınlar:

Türkiye elden gittikten sonra, gelen işgalciler, ne iktidarı orada tutarlar ne de muhalefeti.

Allah korusun...

Ne medya kalır, ne belediye, ne de mülkiye.



Ortada hiç böyle bir tehlike yokmuş gibi, hâlâ oturmuş, demokrasicilik oynuyoruz: “Dar bölge / daraltılmış bölge / ittifak yasası / seçim barajı... vs.

Çok güzel.

Allah eksik etmesin. Seçim yapabildiğimize ve yapabileceğimize şükür.

Komşularımızdaki rejimlere bakarak, laik cumhuriyetin nimetini ve kıymetini şimdi daha iyi anlamalıyız.

Nankörlüğü bırakalım.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.