Yerli - Milli

20 Şubat 2017, Pazartesi 05:00
AA
Amerika’da siyaset, seçimin bir buçuk yıl evvelinden beri topal.

Ön seçimler... Elemeler... Tekrar elemeler... Bir daha elemeler... Yetmiyor, başkan seçilsen bile, ancak iki buçuk ay sonra devir teslim.

Ne bu?

- Amerikan sistemi.

Kim ne karışır?

Onlar öyle istiyor.

Fransa başka türlü istiyor, Almanya başka türlü.

★ Türkiye’ye gelince...

Hiçbir ülkeyi ilgilendirmez.

Yönetim biçimine kendimiz karar vereceğiz.

Ya Parlamenter Sistem’le devam ya da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş.

Kim ne karışır?

Kafamıza önce bunu kazıyalım.



Hayırcılar belli.

Hepsi birden hayır diye bağırıyor. Gizlisi kapaklısı yok.

Evetçiler ise, bir kısmı evet diye bağırıyor ama bir kısmı da sessiz...

Belli ki evet demek için onlar ikna edilmeyi bekliyor.



Öyle veya böyle. Sonuç ne türlü çıkarsa çıksın. Hiç bir yabancıya hesap verecek değiliz.

Nitekim Anayasa’daki ilk dört maddenin değiştirilemez olması, ne Amerikan emridir ne de Alman raconudur. Biz öyle istediğimiz için öyledir. Kimse karışamaz.



Hele PKK, dışardan gazel okumaya kalkıp kafaları hiç boşuna karıştırmasın.

PKK, zaten kaç kişi?

Onun büyük bölümü de zaten Türk vatandaşı değil. Nerede oy kullanacak?

Bir laftır gidiyor:

- PKK hayır diyecekmiş. Evet dese ne yazar?

“Bir dağdan bir kuş uçup gitse, dağ ne kaybeder? Bir dağa bir kuş konsa dağ ne kazanır?”

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.