Pencere Kenarı

19 Ağustos 2017, Cumartesi 05:00
AA
Bir kadın konuşuyorsa, o’nu dinleyin. Bir kadın susuyorsa, o’na su verin.



“Kurşun döktür” diyen bir doktor arkadaşım var.



Lisede sevgili yapmayandan korkarım.



Metrodan inenleri beklemeden binenler ve bankamatikte arkadan ekrana bakanlar beraber dolaşırlar.



Bir ara tanıdığım herkes tenisçi ve ressamdı ve ben de kendimi onlara ait hissediyordum.
Ta ki onlarla tenis oynayıp yaptığı resimleri görünceye kadar.



Eskiden kel adam, Golden Retriever köpek ve cipli bir moda kombinasyon vardı.
Sonra eski karım cipi ve köpeği alınca sadece kel bende kaldıydı.



İç sıkıntının nedenini bulduğun zaman iç sıkıntın geçmez.



1 dakikalık olayı 10 dakikada anlatan ile 10 dakikalık olayı 1 dakikada anlatan iki kişi Beşiktaş’tan Mecidiyeköy’e kaç dakikada giderler?



Eski yazdıklarım ve dinlediğim müzikler karşıma çıkınca aynı hislerle karşılıyorum ama eski yaptıklarımı duyunca “Yok artık!” diyorum.
Tuhafmış!
Yazdıklarım ve dinlediklerim yaptıklarımdan daha ben zaar.



Hoşuna gittim on dakikaya dönerim.



Aşk ile nefret arasındaki ince çizgiye bastım, düdük öttü.



Aptal yerine koyduğum yerde bulamadım.



Kırtasiyeden Teksas, Tommiks almışlardanım.



Şişman adam küsuratlı alarm kurmaz.



Soruyu soranın da, cevabı verenin de mahcup olduğu konuşma ortamları artık yok.



Yarım milyonluk İtalyan arabasını bıraktığı valeyle öpüşüp öyle mekana giren bir tür var.



Uçakta klimayı nasıl açtılarsa havaalanında kadını fön makinasıyla çözdüler.



İdrak yolları enfeksiyonu.



Camekanlı arabalı pilavcıların cama yapışmış nohut çizgisini kontrol etmeden yapamam.

Sıradaki haber yükleniyor...