Abasızların Mançuko'su Sait Faik

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türk edebiyatının kısa hikaye alanındaki mihenk taşıdır Sait Faik. Özelikle durum&hal öykü dalında çağdaş hikayeciliğin öncüsüdür. Türk hikayeciliğinde yeni bir dönem başlatmış ve hikayenin biçimini yenileştirmiştir.

O, kendi köklerinden çıkıp filizlenen ve ürün veren 'yerli bir tohum' unvanına hak kazanmıştır benim için. Eserlerini incelediğimizde benzediği, yakın olduğu yazarlar görebiliriz fakat etkilendiği, tesir altında kaldığı, peşinden gittiği bir akım göremeyiz. Çünkü malzemesi kendisinde. Balıkçıları, avare insanları, işsizleri, alt tabakayı konu alır. Toplumsal sorunlara çok eğilmez, insanın toplum içindeki sorununu irdeler. Tabii dönem dönem her eserinde farklılıklar bulunur. Sanırım bu halet-i ruhiyesinden kaynaklanır. 'Lüzumsuz Adam' eserinde çokça serseri, avare, başıboş temalarından bahsederken; son dönem eserlerinde daha çok ölüm, dünyanın sonu ve bu düşüncelerin etkisini kaleme alır. Gençlik dönemi de kendisinin 'haylaz ve serseri' ailesinin aristokrat tarzının çarpışmasıyla geçmiştir. Tabii ki sonunda kazanan kendisi olmuştur. Tüm hasılatını kendi bahçesinden yapan bir yazardır Sait Faik. Üstelik kısa hikayede böyle başka bir başarı göremezsiniz. 

O, tüm bu özellikleriyle Türk edebiyatının hikaye alanında büyük bir devrim yapmıştır. Her anlamda Türk hikayeciliğini ileri bir boyuta taşımıştır. Nurullah Ataç bir konuşmasında "Günümüz şiirinin başında Orhan Veli olduğu gibi, günümüz hikayesinin başında ise Sait Faik vardır" diyerek övgülerini dile getirir. Şiirin başında Orhan Veli olur mu bilemem ama Türk hikayeciliğinin başında Sait Faik'in olduğu aşikar.

İşte bugün, küçüklüğünde hep 'Abasızların Mançuko' adıyla anılan bu büyük yazarın ölüm yıldönümü. Öyle büyüktür ki her yıl ölüm yıldönümünde kendi adında 'hikaye ödülü' verilir. Ölümünün 66'ncı yılında kendisini saygı ve minnetle anıyorum. Çok sevdiğim bir şiirini sizlerle paylaşıyorum. 

Bize bir masa ayır Yanakimu

Aleksandra’mla benim için

Bir masa.

Üstü çiçeksiz

Örtüsü gazeteden

Şarabı aşktan

Hem hülyadan.

Aleksandra’m mızıka çalsın

Siyaha çalar parmaklarıyla

Güftesi bayağı şarkılar

Adi havalar.

Meyhane acı zeytinyağı koksun

Sen hoşnut ol Yanakimu…

Yazarlarımızdan

03 Haziran 2020, Çarşamba 09:29
03 Haziran 2020, Çarşamba 07:00
03 Haziran 2020, Çarşamba 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder