Rıza Sönmez ile Teselli veren TariflerAltın hasadı için istikamet Safranbolu

HABERİ PAYLAŞ

Altın hasadı için istikamet Safranbolu

Safranın ya da eskilerin dediği gibi zeferanın toprağı Safranbolu’dayız. 25 Eylül’de başlayan ve bugün son günü olan Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde jüri üyesiyim.

Şimdi size geçen günleri anlatacağım: Kazananları belirlemek için Nebil Özgentürk, Burçak Evren, Musa Ak ve Ömer Şahin’le dünyanın dört bir yanından gelmiş belgeselleri seyrediyoruz. 1500’ün üzerinde film katılmış.

Biz, ön elemeyi geçen 30 filmi değerlendirmek için bir otele kapanıyoruz. Safranbolu hep görmek istediğim ama yolumun bir türlü düşmediği bir memlekettir. Yöresel yemekleri yiyeceğim için sabırsızlanıyorum ama izlenmesi gereken çok film var. Otelde yemek yiyoruz. Menüde Meksika dolaylarından Fajita var.

Haberin Devamı

KAHVENİN YANINA AŞURE

Filmlerin bir kısmını izleyip ertesi gün devam etmek üzere ara verdik ve gece şehirde kısa bir tur yapabildik. Kahvenin yanında aşure ikram edilen bir konağa davetliyiz. Film izlemeyi bitirip gerekçeli kararları yazmayı ertesi güne bıraktık.

Akşam Nebil Özgentürk’ün Sabahattin Ali belgeselini Safranbolulularla izleyip, başkanın şahane bir konaktaki yemek davetine katıldık. Menüde; Amerikan salatası, haydari, acılı ezme gibi mezeler ve bonfile var. Sonra da işimize geri döndük. Birbirinden farklı ekollerde belgeselciler olduğu için kararları yazmak zor ama eğlenceliydi.

Jüri üyeleri diğerlerinin üslubunu taklit ederek birbirlerine takıldılar. Sonunda orta yolu bularak her şeyi tamamladık. Bir şehir turunun ardından yöresel yemekler yapan Kazanocağı Lokantası’na vardık ve nihayet vuslata erdik. Etli taze bamya çorbası, torba yoğurtlu perohi, tereyağlı uzun bakla, etli yaprak sarma, cevizli keşli yayın ve safranlı zerdenin tadına baktık. Gelin bir kaçına yakından bakalım.

SA FRANBOLU ALTIN HASATI SİZİ BEKLİYOR

Dünyanın en değerli baharatı olan safranın kilosu altın ile yarışıyor. Safranbolu’da Safran hasatı ekimde başlıyor kasım ayının sonuna kadar sürüyor. Hasat mevsiminde yolunuzu UNESCO Kültürel Miras Listesi’ndeki Safranbolu’ya mutlaka düşürün. Kazanocağı ya da İbrahim Canbulat’ın Gülevi Konağı’nda yöresel yemekler yiyin. Çarşıdan safranlı lokumlar alın. Geçmişin bozulmamış tablosuna tanık olun.

Haberin Devamı

MUTFAĞI ZENGİNLEŞTİREN YOKSULLUK: FAKİR KIYMASI CEVİZ

CEVİZLİ KEŞLİ YAYIN

Keş; Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya getirdiği kurutulmuş, tuzlanmış süzme yoğurttur. Yayın da ev eriştesidir. Sıcak suda yayının kalbini yumuşatırlar. Süzüp tabağa yatırırlar. Keşten pullar döküp, fakir kıyması cevizle üstünü örterler. Tereyağını kızdırıp mühürlerler.

TEREYAĞLI UZUN PAKLA (BAKLA): Bakla denilmesine bakmayın aslında taze fasulye ile yapılan muhteşem bir yemektir. İmkan olduğunda tencerenin dibine ilikli kemik de koyarlar. Kemiğin iliğini emmeden de sofradan kalkmazlar. Amerika’dan gelen fasulyeyi, “bakla” adıyla anan Safranbolulular, fasulyeyi “misafirdir” deyip, kırıp bükmezler. Sadece uçlarını ve kılçığını alırlar. Varsa kemiği tencereye koyup fasulyeleri Safranbolu konağı inşa eder gibi dizerler. Kendi suretlerini görecekleri kadar su döküp ateşe sürürler. Üstünü kızdırılmış tereyağıyla mühürlerler.

Haberin Devamı

TORBA YOĞURTLU PEROHİ: Mantı hamuru hazırlayıp karelere bölerler. Süzme yoğurdu nane ile karıştırıp hamurlara bölüştürürler. Muska şekilde kapatıp kaynar suda yüzdürürler. Haşlanmış muskaları süzdürüp kızdırılmış tereyağı ile mühürlerler.

ETLİ YAPRAK SARMA:

Safranbolu’da çok ince kabuklu çavuş üzümü yetişir. Kabuk öyle incedir ki kasabanın dışına çıkartılmaya dayanamaz. İşte bu üzümün ince yapraklarını suda çeyrek saat haşlarlar. Sonra yaprakları ikiye bölerler ve bir parmağın ilk boğumu kadar büyüklükte sararlar. Normal bir sarmanın üçte biri boyutlarındadır. Rivayet edilir ki; Safranbolulular özel gün ve düğünlerde sarmayı yufkaya sarıp misa􀅆rlere ikram ederler.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder