'Derdimi bırakmak istiyorum' diyenleri bekliyorum

06 Ekim 2019, Pazar 08:01
AA

Suzan Kardeş’i ilk defa ‘Bir Demet Tiyatro’da pencereden bakan kadın olarak gördük. Sonrasında çok sayıda dizi ve filmde karşımıza çıktı.

Bir dönem ‘Bekriya’ adlı bir meyhane de işletti ve ‘Bekriya’ albümüyle şarkıcılık marifetine tanık olduk.

Şimdi bir yandan 80’ler dizisinde oyunculuk, bir yandan makyözlük yapıyor. Son olarak da her çarşamba Moda Kayıkhane’de ‘Bekriya Geceleri’ ile karşımızda.

Bekriya macerası nasıl başladı?

Meyhanecilik baba mesleği ama benim yapacağım hiç aklıma gelmezdi. Bir gün Bostancı Gösteri Merkezi’nde Sezen Aksu konserindeydim. Ertesi gün seti haber vermek için ofisi aramışlar. “Suzan telefon var sana” diye seslendiler. Sezen’in makyajını yarım bırakıp çıktım. Makyajı yarım bıraktığım için hızlı hareket ediyordum. Fakat ofise geçen kapı kapalıydı. Sahnenin üstünden geçmek için koştum, deri ceketimin kolu trabzana takıldı. Kaşımı çarptım, kafamı yardım.

Eyvah!

Eyvah ki ne eyvah! Kaşımdan oluk oluk kan akmaya başladı. Herkes bana bakıyordu. Sezen telaşlandı. Kaşımı tuta tuta, bantlarla geceyi bitirdim. Bir santim daha kaysaydı kör olacaktım. Kör olsaydım kimse bana iş vermezdi. “Kör makyöz olmaz ama kör meyhaneci olur” dedim. Yemin ederim sana o gün karar verdim, meyhanemi açmaya.

ANNEM YEMEK YAPACAKTI BEN GARSON OLACAKTIM

Neden mekan olarak Arnavutköy’ü seçtin?

Evim Arnavutköy’de, Alibaba Köftecisi’nin üstünde oturuyorum. Orayı meyhane yapmaya karar verdim. Ufak ufak malzemeler almaya başladım. İşçi tutacak param yok. Annem yapacak yemekleri ben de garsonluk yapacağım. Anneme bulaşıkçı alacağım. Bir sürü yerden alacağım var ama vermiyorlar.

Sektörden para tahsil etmek kolay değil tabii...

Aynen öyle. Aldıkça masa örtüsü alıyorum. Masaları Topkapı ikinci elden aldım. En sona sandalyeler kaldı. Arıyorum arıyorum sandalye bulamıyorum. Bir gün karşımda sandalyeler gördüm. Artık sandalyeleri düşünmekten rüya görüyorum herhalde diye düşündüm. Beşiktaş Yumurcak Sineması’nın yazlık sandalyeleriymiş. “Satıyor musunuz?” dedim. “Satarız” dediler. Tanesi 15 lira. Pazarlık yaptım, 10 liradan 30 tane aldım.

Annen mutfağa girmeyi nasıl kabul etti?

Annem meyhane açmamı istemiyordu aslında. Ben kafama takmıştım. Açılış günü her şeyi ayarladık ama güveç almayı unutmuşuz. Paramız yok. Annem Şişli’de oturuyordu o zaman. Eve gidip yıkanıp gelecekti. Sadece taksi parası vardı. Annem geri geldiğinde elinde üç tane kocaman güveç vardı. Yoldan geçen güveççiden borçla almış. Ve meyhanemi 15 Nisan’da doğum günümde açtım.

YUGOSLAVYA’YA DÜŞEN BOMBALAR BENİM DÜKKANIMA DA DÜŞÜYORDU

Bekriya kaç yıl sürdü? Neden kapama kararı aldın?

Dört yıl sürdü. Bir kere kapattım, kriz dönemiydi. Sonra açtım. Açınca niye kapattığımı hatırladım. Sonra tamamen kapattım. Aslında uzun zaman çok ekmek verdi bize orası ama meyhane, meyhanecisiyle vardır. Meyhanecisi yoksa o dükkan tükenir yavaş yavaş. O sırada Yugoslavya’da savaş vardı. Memleketten mallarım gelmiyor. Kullanacağım hammaddelerim yok. Yugoslavya’ya bombalar düşüyordu. Her bomba benim dükkana da düşüyordu ve baktım yok oluyorum, kapattım.

Memleketten hangi malzemeler geliyordu? Buradan bulmak mümkün olmadı mı?

Kuru et geliyordu. Şulina, denilen bir biber var Yugoslavya’dan, o geliyordu. O biberler koca fıçıların içine konur ve süte yatırılır. Alttan bir çeşme açılır. O çeşmeden sütün bütün suyu akar ve içinde kaymak oluşurdu. Boşnaklar sokka derler. Kosova bölgesi şulina der. Vegeta dediğimiz bir baharat karışımımız vardı, gelmiyordu. O bizim olmazsa olmazımız. Oranın pul biberi de farklıydı.

Şimdi ‘Bekriya Geceleri’ yapmaya başladın...

Çarşambaları Moda Kayıkhane’deyim. Bunu daha önce Beyoğlu’nda yaptım. Bu sene Moda’da her çarşamba Bekriya Geceleri’yle, aynı mezeler, aynı sunum sizleri bekliyor. Tek fark var, ben burada şarkıcıyım. Eski dükkanda değildim. Canım isterse ud ya da kanuncuyla keyfe keder bir şeyler yapıyordum. Şimdi ise aynısını, 15 günde bir İzmir’de Simge Balık’ta yapacağız.

HAYATININ ÜÇ SAATİNİ BANA VERENİ MUTLU ETMEK ZORUNDAYIM

Burası müşteriye ne vadediyor?

Burada bir ruh var. Bütün Türkiye’yi dolaş ama bir gün bana gel. Biliyorum ki bir kez daha geleceksin. Hayatının üç saatini bana vereni mutlu etmek zorundayım. Mutlu olmak isteyen gelsin. Dertlenecek olan gelmesin. Dertli olan evinden de çıkmasın çünkü dertliyse başkasına da sirayet eder. Evde otursun, derdini bitirsin öyle gelsin.

Sadece Balkan müzikleri mi söylüyorsunuz?

Müşteri demlensin diye benden önce vokalistim Nilay sahne alıyor. Türk Sanat Müziği’nden, güncel, insanların sevdiği şarkıları seslendiriyorlar. Ben saat 22.00’de çıkıyorum, 00.30’da bitiriyoruz.

Kaçıncı geceniz burada?

Bugün Kayıkhane’de dördüncü gecemiz. Bu akşam çok eski müşterilerim beni aradılar. Bodrum’da yaşıyorlar. Uçak biletinin fotoğrafını atmışlar. Bodrum’dan sırf anılarını yad etmeye geliyorlar. Eskiden her hafta gelirlerdi. Ben müşterilerimi yedikleri, içtikleriyle bilirdim. Mesela Bodrum’dan Neval gelecek. Pırasa salatası ve çervişi çok sever ama göremeyecek. Çervişi burada yapmak zor ama koyacağım kışın.

Çerviş nedir?

Beşamel sosla yapılan tavuklu bir yemek. Burada alternatif olarak balığımız var. Balığa çağıran mezeleri koymayı tercih ettik. Ana yemek olarak kendi yaptığım Bekriya köfte var. Kayıkhane’ye çok teşekkür ediyorum gönlümü eğlediler benim.


Sıradaki haber yükleniyor...