Fatih Sultan Mehmed'in babasından kalan miras: Bir tutam tuz

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ey sevgili okur, bu yazıyla Pazar Postası’nda ikinci yılımı kutluyorum. Gazeteler, internet, kitaplar, yer gök yemek tarifleri ve gastronomi yazılarıyla dolu. Bunca yazı içinde bir farklılık yaratmaya ve kendine özgü bir yer edinmeye çalıştım, umarım maksat hasıl olmuştur da bir miktar teselli bulmuşuzdur. Mevlânâ’nın sözünü biraz kendimize çevirirsek yazılarda bir tat tuz olmadıktan sonra ister yaz, ister yazma.

Madem tat tuz dedik, tuzun tadını da katmanlandıracak bir şifalı-rayihalı tuz tarifiyle şah idik şahbaz olalım. Üstelik bu tuzun tarifi Fatih Sultan Mehmed’in babası II. Murad’dan miras kalmıştır. Onun hekimi Muhammed Mahmud Bin Şirvani, reçeteyi yazmış ve dönemin tıp anlayışına göre faydalarını saymıştır: İştahı açar, yiyecekleri sindirir, diş diplerini güçlendirir, kusmayı ve baş dönmesini önler. Bedeni güçlendirir. Zehirli yiyeceklerin zararlarını vücuttan atar...

SARAYLARA LAYIK GÖL TUZU

Osmanlı topraklarında çok sayıda tuzla olmasına rağmen İstanbul piyasasına Eflâk, Tuzla ve Kefe tuzları getiriliyordu. Sarayın tüketimi için Eflak ve Koçhisar’ın göl tuzu kullanılıyordu. Tuz, doğumdan ölüme hayatımızın içindedir. Beslenme dışında da bir çok gelenek ve inanışla hayatımızda yer alır.

Anadolu’da yeni doğan çocuğun teri ve ağzı kokmasın diye tuzlanır ya da tuzlu suyla yıkanır. Mevlevi dergâhında sofraya oturan herkesin önüne bir tutam tuz koyulur. Şehadet parmağı tuza banılıp tadıldıktan sonra yemek başlar ve yine tuz yenilerek yemek sona erer.

Tuzun nelere kadir olduğuna tanık olduğumuz enterasan durumlardan biri de Hindistan’daki İngiliz sömürgeciliğine büyük darbe vuran Mahatma Gandi’nin Tuz Yürüyüşü eylemidir. Detaylar konusunda Google sizi aydınlatacaktır.

ŞİFALI TUZ - RAYİHALI TUZ

Dünyada binlerce çeşit aromalı tuz üretilip satılıyor. Bize iyi tuz lazım. Rafine tuzu mutfaklarınızdan çıkarın. Kaya tuzu ya da doğal tuz sağlığınızı destekleyecektir. 80’den fazla mineral içerir.

Çankırı tuzu kullandığınızı varsayıyorum. Tuzu bir fırın kabına bırakıp ağzını sıkıca kapatın. 120 derece fırında iki saat bekletin. Çıkarıp soğumaya bırakın. Soğuduğunda döverek inceltin ya da mutfak robotunda çekin. Kuru kişniş, çörek otu, kavrulup kabuğundan ayrılmış susam, kenevir tohumu, haşhaş, kimyon ve hiltit ağacının yaprağını (hıthıt, diğer adıyla şeytan tersi) dövün ya da mutfak robotunda elekten geçecek incelikte çekin. Baharat ve rayihalı otları tuz ile iyice karıştırın. Ağzı kapalı kapta bir saat fırınlayın, ardından kapağını açarak soğumasını bekleyin.

DAMAKLARINIZDA OSMANLI TARİHİ

Yeterince kuruduğunda, robotta çekerek inceltin. Renk vermek istiyorsanız ki mutlaka istersiniz, gül suyunun içine bir miktar safran koyup iyice ezin. Robot bu işi daha iyi yapacaktır. Safranlı gül suyunu soğumuş tuz ile karıştırıp kapalı kapta bir gün bir gece sürecek uykuya yatırın. Ertesi gün ağzı açık fırınlayıp suyunu uçurun. Dövmek suretiyle ya da robot marifetiyle inceltin.

Mevzu tamam oldu ama tuzun yeşil renkte olmasını isterseniz, ki mutlaka istersiniz tuzun yarısını ayırın. Pazıyı bir taşım kaynatıp suyunu çıkarın. Tuzu pazı suyunun koynunda bir gün ve gece yatırıp tekrar fırınlayın. Tekrar dövün ya da robot marifetiyle inceltin. Şifalı tuzlarınız hazırdır. Onları nemden koruyun.

Unutmayın ki Çankırı tuzu 250-300 milyon yıl önce oluşmuştur. Yani, bu tuzla beraber dünyanın ve Osmanlı’nın tarihini de damaklarınızda gezdireceksiniz. Afiyet de olur cennet de.

Yazarlarımızdan

10 Ağustos 2020, Pazartesi 14:27
10 Ağustos 2020, Pazartesi 07:00
10 Ağustos 2020, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder