Rükzan Sağır2025 model şendul Şaban'lar: Çinli Ken'ler

HABERİ PAYLAŞ

2025 model şendul Şaban'lar: Çinli Ken'ler

2025 model şendul Şabanlar: Çinli Kenler
ok varlıklı ve kariyerli bir kadın. Evlenmek, ilişki kurmak istemiyor. Onun yerine kendine geçici bir erkek ‘kiralıyor.’ Ken adlı bir hizmet veren bu erkekler, genç, yakışıklı oluyor. Kaslı ve fit. Boyu 1.80 üzerinde. Elinden her iş geliyor. Kadınla istediğinde alışverişe çıkıyor, ona duygusal destek sağlıyor. Yemek yapıyor, çocukları okuldan alabiliyor. Hiç tartışmıyor. Her zaman bir telefon kadar uzakta. Sevgili değil ama sevgiliden beklenen özellikleri paket halinde sunuyor. Gizlilik şartları var. Bu resmen bir tür dadı, bir tür refakatçi. Çin’deki varlıklı, kariyerli kadınlar arasında başlayan ‘Ken’ hizmetinden haberdar olunca dehşete düştüm. Barbie’nin sevgilisi Ken’den geliyor bu hizmetin adı. Kadınlar, para karşılığı ‘Ken’ tutuyorlar kendilerine. Çok yaygın olduğunu sanmıyorum. Konsept olarak bile böyle bir hizmetin ortaya çıkması, tartışmaya değer. Zira şu ara özellikle gençler Ken içeriklerine karşı çok ilgili ve coşkulular.

Haberin Devamı

2025 model şendul Şabanlar: Çinli Kenler

KADINLAR NE İSTER?

Bu hizmeti görenler, “Çin’de feminizim bambaşka boyutta” gibi cahilce ve tehlikeli yorumlarda bulunuyor. “Kadınlar güç kazandı, şartları artık onlar belirliyor” gibi yüzeysel yaklaşımlar görüyorum. “Tüm bu hizmeti yüz yıllardır kadınlar ‘bedavaya’ yapıyordu” diyenler... Tabii benim aklıma hemen Kemal Sunal’ın 1985 yapımı efsanevi filmi Şendul Şaban geldi. Filmde roller değişir. Kadın dışarıda erkek evde çalışır. Sonunda ikisi de mutsuz olur. Aynı hesap. Kadınların evi çekip çevirip huzuru korumak için gereken özveriyi içlerinden gelerek göstermesinin nedeni, erkeklerin de kendi görevlerini yerine getirmesindendi. Kadın sevgisiyle, emeğiyle; erkek de hayatın sırtlandığı yüküyle, koruyuculuğuyla ilişkiyi ayakta tutar. Arada bir üstünlük yarışı yoktu, doğal dengesinde bir sistem vardı. Demek ki bugün (Çin’de Ken’e ihtiyaç duyan) bir kadın, özünde var olan sevgiyi üretmekte zorlanıyor, bu da onu eksik hissettiriyor. Bu açığı dışarıdan satın alarak kapatmaya çalışıyor. Erkek de yapıcı rolü taşımıyor. Emek ve güven vermekten acizleşiyor. İki taraf da eksen kayması yaşayınca Ken gibi konseptlerle karşılaşıyoruz... Özümüze yaklaştıkça, özümüzü hatırlayıp yaşadıkça doğal dengeyi de otomatik olarak bulacağımızı unutmayalım.

Haberin Devamı

2025 model şendul Şabanlar: Çinli Kenler

AKRAN ZORBALIĞINA PARA VE HAPİS CEZASI

Zorbalık yepyeni bir sorunmuş gibi gösteriliyor. Değil. Ama dijital dünyada daha fazla görünür hale geldi. Bu da kötü bir şey değil. Konuşulması, farkındalık oluşması açısından iyi. Fakat çok fazla ‘uzman’ın da ekrana çıkıp bu konuda aileleri uyarı adı altında ‘tetiklemekten’ vazgeçmesi gerekli. Çünkü nedenlerini anlamadan, ailelere ve çocuklara sürekli kendilerini korumak için telkinde bulunmak, savunma pozisyonunda olmak hiçbir işe yaramaz. Hayatını ‘çocuk odaklı’ yaşayıp, sadece çocuğun arzu isteklerine göre onu yetiştiren aileler sınır koyma otoritesini kaybeder oldu. İyi de aile demek sınırsız sevgi demek değil ki sadece. Sınır koyma, sorumluluk alma, iyiyle kötüyü yönetebilme bilinci de istiyor. Sürekli korunup pohpohlanan çocuklar gereksiz bir özgüvenle hayata karışıyor. Okulda hiçbir hatayı kabullenmiyorlar. Öğretmenler de eski otoritelerini kaybettiğinden ve disiplin sistemlerini işletemediğinden çocuklar arsızlaşıyor. Çocuklar aynadır. Zorbalık eden bir çocuk, tolere edildiğini gördüğü ve bildiği davranışların aynasıdır. Terbiye etmeyen aile ve okul da aynı şekilde bu zorbalık sisteminin parçası oluyor. İşte tüm bu tıkanan sistemi açmak için Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir uygulama gündemde. BAE okulları, zorbalık ve ihmal nedeniyle 1 milyon dirhem para cezası ve hapis cezası ile karşı karşıya. Kapsamlı çocuk koruma önlemleri kapsamında öğretmenler ve personel sorumlu tutulacak. Hem devlet hem özel okullar için geçerli olacak bu yaptırım. Örnek olabilecek bir model.

Haberin Devamı

2025 model şendul Şabanlar: Çinli Kenler

MERDİVEN KULLANAN İŞÇİ DOKUNULMAZDIR

Siz hiç üzerine tamirci forması giyip merdiven taşıyarak bir yere giren birine hesap sorulduğunu gördünüz mü? Merdiven çok sembolik bir eşyadır. Onu kullanan ustalara saygı duyarız. Hiç bulaşmayız. Böyle bir ön kabulümüz var. Ben de bunu Louvre Müzesi soyguncularını düşünürken fark ettim. Louvre Müzesi’ne inşaat işçisi gibi girip 7 dakikada 88 milyon Euro’luk kraliyet mücevheri soyan hırsızları düşünmeden edemiyorum. Hırsızların bu derece ‘başarılı’ olmasının nedeni, karmaşık değil basit düşünmeleri, çok iyi bir plan yapmaları ve plana sadık davranmaları oldu. Louvre gibi bir müzeyi soymak için çok hesaplı kitaplı sofistike bir güvenlik açığı yaratmaya gerek olmadığını fark edip harekete geçmişler. Hiçbir James Bond filminin hayal edemeyeceği, sadece ucuz komedilerde rastlanacak türden bir senaryoyu tüm dünyaya kapalı gişe izlettiler...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder