Rükzan SağırEn büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

HABERİ PAYLAŞ

En büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

En son ne zaman kan kırmızı, etli, sulu, lezzetli bir domates yediniz? Eğer bugünlerde böyle bir domates yediyseniz, sizden zengini yok. Çünkü bugün, temel gıda ürünleri bir lükse ve statü sembolüne dönüştü.

En büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

Zira sistem, bu gıdaları ulaşılmaz hale getirdi. Örneğin İspanya kökenli lüks moda evi Loewe, domates şeklindeki çantayı sembolü olarak kullanıyor. Çantanın tasarlanma hikayesine geçen yıl bu sayfada yer vermiştik. Ama mesele esprili bir tasarım olmanın ötesinde... 20 yıl öncesine kadar statü, bir çatı katı daire sahibi olmakla ölçülebiliyordu. Bugün iyi yetişmiş, pestisitsiz, ilaçsız bir domates, şeftali, biber tüketmekle ölçülüyor. Mülkiyet, konforlu bir hayatın göstergesiydi. İnsanlar mülkiyet sahibi olmakta zorlandıkça, konfor çıtası sürekli düşer oldu. Hangi sofrada oturduğun, boğazından nasıl lokmalar geçtiği, hangi restoranda bir masa rezerve ettirebildiğin bir ayrıcalık meselesi artık. Arka planı malumunuz. Daha önce bu sayfada çok kez işledik. Savaşlar, gümrük krizleri, tedarik zincirindeki kırılmalar, maliyetin ve enerji giderlerinin yükselmesi, gelir dağılımındaki adaletsizlik, çiftçi teşviklerinin yetersizliği derken gıda fiyatları fırladı...

Haberin Devamı

 En büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

Çilekli gloss’lar, ballı serumlar satarak iştah kabartan bir satış politikası izleyen Hailey Bieber, geçen aylarda bir çekiminde taze gıdayı israf edince büyük tepki çekmişti.

GIDA, KÜLTÜREL İKON OLDU

Bugün zincir marketler geniş kitlelere hitap ederken yüksek gelir grubu ürünlerini çiftçiden alıyor, bağında ektiriyor. Yemek meselesi, doymanın ötesinde; bir kimlik beyanı. Loewe’nin domates şeklindeki çantası, Saint Laurent, Jacquemus gibi markaların kampanyalarındaki tereyağı, tost, kek gibi detaylar bilinçli kurgulanıyor. Yalnızca pahalı markalarda değil bu durum; günlük hayatınızda bugünlerde maruz kaldığınız birçok reklamda yerel gıda, bir ikon olarak başrolde. Hepsi, belli bir sınıfa ait kültürel sermayaye bir gönderme. Bu yaz, hazır değil ev yapımı dondurmalar moda. Çünkü yapmak için gereken mutfak ekipmanı ve malzemeye herkes sahip olamıyor.

Haberin Devamı

En büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

Mesela Tom Cruise, her yıl yılbaşı döneminde özel bir kek yaptırıp belli arkadaşlarına gönderiyor. Çünkü bu özel tarifli hindistan cevizli kek üzerinden bir aidiyet yarattığını biliyor. Yani pazarlama endüstrisi, Cruise’un yıllardır yaptığını yapıyor aslında. Duyusal pazarlama stratejisi uyguluyor. Bu konuda nörobilimcilerden de destek alıyorlar. Mesela geçen yıllarda en çok dokunma duyusuna oynadılar. Cilt bakım pazarı şahlandı. Ondan önce koku duyusuna oynamışlardı. Parfüm yatırımları artmıştı. Bu kez de tat duyumuza oynuyorlar. Sağlıklı beslenmek, bir güç gösterisine dönüyor. Çünkü günün şartlarında tatmin etmesi en zor duyu hangisiyse, onu öne çıkarıyorlar.

En büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

ESKİYE GÖRE DAHA MI ÇOK UÇAK KAZASI OLUYOR?

Hindistan’daki elim kaza sonrasında CNN’in bu yıl yaptığı bir araştırmayı inceledim. Yanıt, hayır. Büyük, ölümcül ticari kazalar eskiye göre son derece nadir yaşanıyormuş. Ticari uçuşlardaki vaka sayısı, hava yolculuğunun yavaşladığı pandemi dönemi hariç, son 10 yılda büyük ölçüde sabit kalmış. Hatta hava yolculuğu hiç olmadığı kadar daha güvenli hale gelmiş. Uçaklardaki yüksek teknoloji sayesinde. Hava ulaşımını kullanan yolcu sayısı ve uçak sayısı tarihin en yüksek seviyesinde. Böyle olunca, istatistiksel olarak eskiye oranla çok daha az ölümcül kaza yaşandığı tablosu ortaya çıkıyor. Hindistan’da bu hafta sadece acil çıkış kapısının yanında oturan bir yolcunun kurtulabildiği kaza sonrası bundan sonra acil çıkış kapısı yakınındaki koltuklar, ‘business’tan daha değerli hale gelirse şaşırmayacağım. Ayrıca merak ediyorum uzun menzil uçuşlarında acaba aktarma olması, yakıt patlaması riskine karşı daha mı güvenli? Aktarmasız uçak tam dolu yakıtla kalktığından patladı ve eğer bu kadar şiddetli patlamasa alçak irtifada düştüğünden 11A’daki yolcu gibi çoğu yolcu kurtulabilirdi demek ki…

Haberin Devamı

En büyük lüksümüz: Kan kırmızı domates

İSRAİL SALDIRDI TRUMP’IN KARİZMASI KAYDI

Buna savaş demek için erken. Bir savaşa evrilmesini de temenni etmiyorum. Fakat İsrail’in saldırısı sonrası ABD Başkanı Trump’ın karizmasının fena halde çizildiği gerçek. Çünkü tam da İran’la anlaşmaya, yapıcı ilişkilere adım attığı dönemde İsrail, İran’a saldırdı. Trump önceki döneminde de Orta Doğu’daki çatışmalardan çekilmeye odaklanmıştı. Yine böyle devam etmesi bekleniyordu. Bu nedenle sürekli savaşları bitirme vaatlerinde bulunuyordu zaten. Netanyahu’nun İran’a saldırması iki şekilde yorumlanıyor o nedenle. Ya Trump’a meydan okuyor, “Ben seni takmıyorum, bildiğimi okuyorum. Ben varken İran’la barış sağlamayı unut” diyor. Ya da Trump başından bu yana yalan söyleyip dünya kamuoyunu yanıltıyordu. Her iki durumda da kötü bir pozisyona düştüğü ve dünya liderliği konusunda şüphe doğurduğu gerçek. İsrail saldırısı sonrasında da Trump’ın hemen İran’ı suçlayıp “İkinci bir şansı değerlendiremediler, biz zaten bu saldırıların olacağından haberdardık “ demesi, karizmayı toplamaya çalışma çabasından.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder