
(Soldan sağa) O dönem JPMorgan yöneticisi James E. Staley, eski hazine bakanı Lawrence Summers, Jeffrey Epstein, Bill Gates, Gates Vakfı Bilim Danışmanı Boris Nikolic.
ABD Başkanı Trump, yıllardır onaylamadığı Epstein belgelerini bu hafta ‘çat’ diye onayladı. Şeffaflık ilkesi gereği yayınlanmasını emretti. Neden şimdi? Hadi bakalım, nedenine. Malum, Epstein, sonsuza kadar lanetli bir kelime. Epstein’in ağına, çevresine bulaşanlar anında vatan haini, ırz düşmanı, sapık, yolsuz olarak yaftalanıyor. Bahse konu, milyarder Jeffrey Epstein. Çocuk istismarından hüküm giymiş, fuhuş amaçlı insan kaçakçılığından yakalandıktan sonra da 2019’da hücresinde ölü bulunan adam. Kimlerle arkadaş değildi ki? Bill Clinton, (eski prens) Andrew, Bill Gates, (eski hazine bakanı) Lawrence Summers, Elon Musk, Donald Trump, JPMorgan bankası yöneticileri, üniversite başkanları, vakıf sahipleri. Yani Amerikan eliti olarak aklınıza gelebilecek akademi, finans ve iş dünyasından pek çok isim. Trump, bu belgelerin yayınlanması sürecini ağırdan aldı. Çünkü dosyaların içinde Demokratlar kadar kendi bağışçıları ve Cumhuriyetçiler de vardı.

TRUMP’IN KUMARI
Bugün ise Trump o çevreyle menfaat ilişkisini gözden çıkarabiliyor. Elit karşıtı bir politika izlediği için bu belgelerin vuracağı kişi ve kurumlar, işine geliyor. Harvard Üniversitesi, MIT, Wall Street, Clinton çevresi... Hepsi Trump’ın karşısında konumlandığından Trump da onlara savaş açtı. Daha ilk gününden başarılı da oldu! Eski hazine bakanı ve Harvard ekonomi profesörü Summers’ın Epstein’le yazışmaları ve belden aşağı muhabbeti ortaya çıktı bile. Summers okuldan ‘kovuldu.’ Harvard’ın geçmişte Epstein aracılığıyla 2008’e kadar 9 milyon dolar bağış aldığı da biliniyor... Yani Trump, siyasi rakiplerine karşı, kendi bağışçılarını ve bazı siyasi ortaklarını gözden çıkardığı bir hamle yaptı. Kendi gücünü artık anti-elit tabana kaydırıyor. Epstein’le sadece sosyal ortam arkadaşlığı ettiğini, alnının ak olduğunu da iddia ediyor. Yani bu belgeler, ülkedeki güç dengesinde kartların yeniden dağıtılması için devreye alındı.

KORTLARIN EFENDİSİ ANTALYA
Nereden çıktı bu tenis sevdası? Tenis, kısa zaman öncesine kadar sadece kulüp sporu olarak bilinirdi. Şimdi mahalle aralarında bile belediyeler tenis kortları açıyor. Bu kortların randevuları dolup taşıyor. Ülkemizde özellikle büyük kentlerde tenise ciddi bir ilgi ve yatırım var. Bu anlamda en gözde konumlardan biri de Antalya. Dünyada da tenisin yükselen merkezi oluyor. Ama sadece kort imkanlarından dolayı değil. Bu hafta gidip yerinden gözlemledim. Bu ekosistemi içeriden görmemi sağlayan ise Gardırop Magazin’in daveti oldu. Yazın deniz tatilinin gözdesi olan Antalya, iklimi, doğası, insan ve turist profili, hizmet anlayışıyla tenis için dört mevsim bulunmaz bir adres. Tenis turnuvası trafiğiyle dünyanın yeni spor üssü. İyi tenisçi yetiştirmenin yolu bu turnuvalar çünkü. Ne kadar çok maç yapılırsa o kadar güçlü oyuncu çıkıyor. Yani teniste sadece kort ihtiyacı değil turnuva ihtiyacına da yanıt veriyor Antalya. Bu döngünün kalbi Megasaray Tennis Academy’de atıyor. Burada tenis üretimi yıl boyu sürüyor. Bugüne kadar yaklaşık 400 uluslararası turnuvaya ev sahipliği yaptı, 30 binin üzerinde sporcuyu ağırladı. WTA 125 seviyesinde profesyonel turnuvalar da junior kategoriler de yani her yaştan oyuncu aynı anda ilerliyor. Dünyanın bir numarası Carlos Alcaraz dahil pek çok iyi raketin kamp yapmak için burayı seçmesi, uluslararası güvenilirliğinin kanıtı. Sürekli turnuva üreten Antalya, Avrupa’nın her mevsim erişilebilir kort başkenti olma yolunda!

ŞAİBELİ MISS UNIVERSE
74’üncüsü Tayland’da düzenlenen Kainat Güzeli yarışması skandallarını duymuş olabilirsiniz. Elimizden geldiğince bu sayfada işlemeye çalıştık. Ülkemizi temsil eden Ceren Arslan’ın dereceye girememesine önce üzüldüm. Çünkü halk oylamalarında da favoriler arasındaydı. Sonra “iyi ki” dedim! Bu kadar şaibeli bir yarışmadaki dereceden ne hayır gelir? Resmen Eurovision’a dönmüş güzellik yarışmaları. Onu anladık. Ülkeler birbirini kayırıyor, kolluyor. Final öncesinde iki jüri üyesinin istifa etmesi de çok şey anlatıyor. Üyeler organizatörleri hile yapmakla suçlayıp çekildi. Yarışmada güzellik hariç her şeyin oylandığını görmüş olduk.
