Geçen hafta manşete taşıdığımız Tayvanlı gezginle röportaj için Galata Köprüsü’nde fotoğraf çekimi yaptık. O sırada yanımıza başka bir gezgin geldi. Tayvanlı yazılım mühendisi, diğeri Londra-İstanbul arasında yaşayan bir Türk ajans sahibi. Türk gezgin, geziler sırasında video içeriği üretme konusunda “Bu iş çok yorucu” dedi. “Seyahat ayrı, video ayrı. En küçük hatada her şeyi baştan yapıyorum.” Bu sohbet içerik üreticileriyle ilgili gözlemimi pekiştirmeme yardım etmişti. Bu insanların sadece gezmediğini, performans sergilemek zorunda hissettiğini iyice anladım. Farkındaysanız insanlar artık su içse içeriğe dönüştürmeye, paylaşmaya çalışıyor. Beğenileri, izlenmeleri azalınca panikliyorlar. Sosyal medya platformları algoritma değiştirince kriz çıkıyor. Yeni algoritmaya özel stratejiler belirlemeye çalışıyorlar. Amaç ne? Başka insanların onayına talip olmak. Takip edilmek onlar için bir tür bağımlılık. Gerçek hayatlarını durmaksızın bir onay döngüsüne teslim ediyorlar. Bu tespitleri ayıplayan bir yerden sıralamıyorum. Bu bir meslek kolu ve bu mesleğin gereklilikleri de bunlar.

GÖSTERİ VE MUHTAÇLIK EKONOMİSİ
The New Yorker’da bu hafta yayınlanan makale bu meslekle ilgili açmazların fotoğrafını çekiyor. ‘It’s Cool to Have No Followers Now’ (Artık Havalı Olan Hiç Takipçin Olmaması) başlıklı makale, takipçi odaklı yaşamanın düşük sosyal statü göstergesi olduğunu savunuyor. Haksız da değil. Yüksek takipçi sayısı güvenini yitirdi. Büyük hesapların çoğunun SIM paneli etkileşimlerinden oluştuğu ayyuka çıktı.* Yani sayılar gerçek etkiyi yansıtmıyor. Yeni prestij göstergesi, sessiz kalabilmek. Çevrimiçi olmak için zorunluluk hissetmemek. Sosyal medyaya herhangi bir muhtaçlığın olmaması. Örneğin ‘akımlara uygun’ içerikler paylaşmamak. Az takipçinle kendine özgü bir hayat sürüyor olmak. Kendine hayran değil, gerçek bir çevre katmış olmak. Çünkü bu ‘gösteri ekonomisi’nin bir parçası olmak artık sosyal statüyü de ele veriyor. Yeni nesil elitizm, daha az görünür olmak ve bu konuda bir çaba sarf etmemek. Kendini her gün hatırlatma ihtiyacı duymamak, gerçek bir ayrıcalık. Bu konuyu 2 Kasım 2025 tarihli köşemde ayrıntılı bulabilirsiniz.

OKUMA YARIŞI BAŞLADI
Çok mutluyum! Okumanın keyfi ve değerinin yeniden keşfedildiği döneme nihayet yeniden dönüyoruz. Popüler kültürün bu yönde rüzgar değiştirmesine hiç itirazım yok. Artık en havalı şey, içerik paylaşmak değil. Kitap, gazete, dergi okumak. Şarkıcı Dua Lipa, kitap kulübü kurdu. Her ay bir yazar tanıtıyor. Nişanlısıyla da tanıştıklarında aynı anda aynı kitabı okuduklarını fark edince sohbetin koyulaştığını anlattılar. Model Kendall Jenner, 30’uncu yaşında ıssız adada hamağın üzerinde kitap okurken poz verdi. Oyunculara en sevdikleri yazarlar ve kitaplar soruluyor. O kitaplar bir anda yok satıyor Bu sessiz kültürel elitizmin yükselişinin ülkemizde de ana akıma dönmesini diliyorum.

‘ZEYTİNYAĞIYLA GENÇ KALIYORUM’ DİYE BİZİ TROLLEYEN JLO’NUN SIRRINI ÖĞRENDİM
ABD’nin California eyaletinde Dr. Thomas Wing, 1980’lerde yüz felci hastalarının kaslarını yeniden eğitmek için bir teknik geliştiriyor. Buna mikro akım teknolojisi deniyor. Gerçekten de düşük frekansta elektriksel uyarılar verilerek kaslara minik egzersizler yaptırılıyor ve yüz doğal ifadesine dönmeye başlıyor. Rene Clinic & Longevity kurucusu Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Prof. Dr. Reha Yavuzer, “Aslında estetikte gördüğümüz tüm uygulamalar başlangıçta başka bir tıbbi sorunun tedavisi için geliştirilmiş oluyor. CACI denilen bu mikro akım teknolojisi de onlardan biri” diyor. (Bu arada botoksun hikayesi de böyle. 1970’lerde göz seğirmesi ve şaşılık tedavisi için geliştiriliyor.) CACI teknolojisini ilk keşfeden ünlü kim dersiniz? Lady Diana! 1994’te doğal kırışıksız ifadesini bu teknolojiye borçlu olduğunu söylüyor. “Gençlik sırrım zeytinyağı” diyen Jennifer Lopez de meğer bu ameliyasız yüz gerdirme teknolojisini evine aldırmış, düğünü öncesinde kullanmış! Madonna’nın bebeksiliği de yine mikro akımdan geliyor. Hani yüzlerine bakıp ne yaptırdıklarını anlamadığımız kişiler oluyor ya. İşte sırları bu. Lindsay Lohan, Christina Aguilera, Anne Hathaway Brad Pitt gibi yıldızların da bunu kullandığı aşikar. Yani güzellikte ezberler bozuluyor. İfadeyi korumanın yolu artık onu dondurup yukarı çekip mimiksiz hale gelmekten değil; kasları çalıştırarak hücreleri yenilemekten geçiyor.
