Rükzan Sağırİnsan olmanın kursu açıldı

HABERİ PAYLAŞ

İnsan olmanın kursu açıldı

İnsan olmanın kursu açıldı

Bir zamanlar çocuklara piyano, tenis ya da yabancı dil dersi aldırılırdı. Şimdi bazı aileler çocuklarına insanlarla konuşmayı öğretebilmek için para ödüyor... İngiltere’de ‘ orta sınıf aile’ler, çocuklarını günlük ücreti yaklaşık 400 Sterlin yani yaklaşık 25 bin TL olan görgü ve özgüven kurslarına gönderiyor. İlk bakışta bu kurslar eski dünyanın alışkanlıklarını yaşatmaya çalışan nostaljik girişimler gibi görünebilir. Ancak ders programına bakınca meselenin çatal-bıçak kullanmaktan çok daha büyük olduğu anlaşılıyor. Çocuklara göz teması kurmak, kendini tanıtmak, sohbet başlatmak, bir yetişkinle konuşabilmek ve telefon ekranına sığınmadan bir masada vakit geçirmek öğretiliyor. Telegraph gazetesinin haberinde gördüm. Ailelerin en büyük kaygısı akademik başarının yanında sosyal başarı olmuş. İyi okullardan mezun olmanın yetmediği, başarı için ‘deneyim, çevre ve esneklik’ kriterlerinin gerektiği bir dönemdeyiz.* Araştırmalar, ailelerin endişelerini haklı çıkarıyor. Gençlerin yüzde 59’u ‘küçük sohbetlerden kaçındığını’ söylüyor. Tokalaşmaktan rahatsız olanların oranı yüzde 25’e yakın. Bazıları tanımadığı birinin telefonunu açmak ya da kapıya çıkmak istemiyor. İnsanlık tarihinin ‘en bağlantılı kuşağı’, aynı zamanda yüz yüze iletişim konusunda en kırılgan kuşaklarından biri haline geldi.

Haberin Devamı

İnsan olmanın kursu açıldı
İnsan olmanın kursu açıldı

EN BAĞLANTILI VE İZOLE KUŞAK

Çocuklar her gün yüzlerce mesaj gönderiyor, onlarca bildirim alıyor ve sürekli iletişim halinde ‘görünüyor’. Buna rağmen göz göze konuşmak, sohbeti sürdürmek ya da bir yabancıyla iletişim kurmak giderek daha fazla çaba gerektiriyor. Kurslara ilginin nedeni bu. Çocukları robotlaşmaktan kurtarıp fabrika ayarlarına yani insan olmaya yeniden döndürmek. Geçmişte bunun için kurslara ihtiyaç yoktu. Mahalle vardı. Uzun aile yemekleri vardı. Dükkanda sipariş vermek, telefonu açmak, misafire ‘Hoş geldiniz’ demek vardı. Çocuklar farkında olmadan sosyal hayatın içinde yetişiyordu.** Teknoloji çağında bu alışkanlıkların yerini yenileri almadı. Onun yerine eski beceriler ‘gereksiz’ hale geldi. Navigasyon uygulamaları yön buluyor, uygulamalar kapıya yemek getiriyor, mesajlaşma konuşmanın yerini alıyor. Hayat kolaylaşıyor ama bazı sosyal kaslar da zayıflıyor. İngiltere’de hükümet 2027’den itibaren müfredata zorunlu bir sözlü iletişim dersleri ekliyor. Yani yükselen görgü kuralları trendi, dijital çağın yarattığı bir boşluğun sonucu. Çocuklara insanca bir ‘Merhaba’ demeyi öğretmek zorunda kalıyorsak kaybettiğimiz şey görgü kurallarının ötesinde, birlikte yaşama becerimiz zira...

Haberin Devamı

* Bkz. 30 Ocak 2025 ‘Okuyarak zenginleşmek hayal mi oldu?’ başlıklı yazım.

** Bkz. 13 Ekim 2024 ‘Bir çocuğu büyütmek için neden köyün tamamı gerek?’ başlıklı yazım.

İnsan olmanın kursu açıldı

PARA KARŞILIĞI ÇEVRİM DIŞI ORTAM

2025’in son çeyreğinde başlamıştım ‘2026 en analog (ekran dışı) yıllardan biri olacak’ diye sayıklamaya. Şimdi gelin sizi New York’ta analog hayatın son durumuna götüreyim. Bu ara kentte bir satranç partisi için yağmur altında 45 dakika sıra bekleyenlere rastlamak mümkün. Tavla oynayabilmek için yıllık 2 bin 500 dolar üyelik ücreti ödemek. Bir plak kaydını baştan sona dinlemek için özel bir salona gitmek... Birkaç yıl önce bunlar nostaljik hevesler gibi görülebilirdi. Bugün ise daha büyük bir eğilimin işaretleri. New York’ta açılan yeni nesil kulüplerden Lower East Side’daki Club Chess, Pawn Chess Club, Soho’daki 7 Spring en ‘hit’ mekanlardan. Bu yıl açılması planlanan Stylus ise insanlara yalnızca müzik dinlemek için tasarlanmış dört katlı bir dinleme salonu vaat ediyor. İlk bakışta bunlar eğlence mekanları gibi görünebilir. Oysa hepsi aynı ihtiyaca cevap veriyor: Ekran dışı bağlantı kurmak... İnsanlar artık dijital dünyanın dışında birlikte vakit geçirebilecekleri alanlar arıyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırdıkça insanlar zor olanı özlemeye başladı. Yön bulmayı, tek bir şeye odaklanmayı, aynı masada oturdukları birkaç insanla vakit geçirmeyi... 2026’nın kültürel ruhu tam olarak bu. Teknolojinin ‘çaldığı’ deneyimleri geri almak.

Haberin Devamı

İnsan olmanın kursu açıldı

GENÇLER KAĞIT BASKIYA DÖNÜYOR

Yapay zekanın her gün biraz daha fazla yazdığı, çizdiği ve ürettiği bir dönemde Japonya’da dikkat çekici bir karşı hareket yükselişte. Gençler yeniden kağıda dönüyor. El yapımı bağımsız dergiler yani insanların kendi imkanlarıyla hazırlayıp bastıkları küçük bağımsız dergiler (‘zine’ler) yeniden popülerleşiyor. Üstelik bu ilgi yalnızca nostalji meraklılarından gelmiyor. Genç kuşak, algoritmaların önüne çıkardığı sonsuz içerik akışından uzaklaşıp elde tutulabilen, paylaşılabilen ve fiziksel olarak deneyimlenebilen yayınlara yöneliyor. Sosyal medya ve yapay zeka algoritmalarının insanlara sürekli ‘görmek istedikleri’ şeyleri göstermesine karşı bir direniş başladı. Özellikle gençler, beklenmedik fikirlerle karşılaşmayı heyecan verici buluyor. Bunun için kağıt baskı müthiş bir aracı. Çünkü kağıt, ‘beş duyunun tamamına’ hitap ediyor. Kağıdın gücünü size şöyle özetleyeyim. Dua Lipa ve Callum Turner, aynı anda aynı kitabı okuduklarını fark edince bu aralarında öyle bir bağ kurdu ki geçen hafta evlendiler...

Haberin Devamı

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder