
Kırıklarını aldırdım kalbimin ve üstünü altın yaldızla boyadım. Çok şiirsel gelebilir ama ben bunu gerçekten, bilfiil yaptım. Kintsugi atölyesinde! Kintsugi, Japonca altın (kin) ve birleştirme (tsugi) demek. Japon kültürüne ait bir onarım tekniği. 15. yüzyıla dayanıyor. Ülke liderinin çok sevdiği porselen çay kasesi kırılınca Çin’e gönderiliyor. Ama metal zımbalarla tutturulmuş, biçimsiz halde geri geliyor. Japon ustalar bu kırığı yapıştırıp altın tozu serperek kaseyi süslü hale getiriyor. Bunu zamanla bir yaşam felsefesine dönüştürmüşler. Kırılan bir eşyayı atmak yerine, onarıp kırık yerleri de altın tozuyla belirgin hale getiriyorlar. Yani kusurları saklamak yerine ihtişamlı bir şekilde görünür yapıyorlar. İşte o yaşam felsefesi ve tekniği, dünyada da yaygın bir sanat terapisine dönüştü. Ben de bu sanat terapisini denedim. Kalbim üzerinde! Psikolog Elif Özay’ın ‘Kırılan Kalbini Onar’ adlı atölyesinde, kalbimizle önce hasbihal ettik, onu avucumuzun içine aldık. Bu, alçıdan yapılmış bir insan kalbi figürü. Sonra ona mektup yazdık.

KİNTSUGİ ATÖLYESİNDE KALP TAMİRATI
Ve başladık boyamaya. Ben yeşile boyadım kalbimi. Bir bahçe gibi. Üzerine de bir sürü çiçek çizdim. Her kıştan sonra çiçek açabilen bir kalp benimki. Arkasına da spiraller çizdim. Bu deseni ve döngüleri sevdiğimden. Sonraki aşamada kalbimizi aldık, bir havluya sardık. Tokmakla vurup kırdık. Hayatta da olduğu gibi; neresinden kırılacağımızı bilmeden... Kırılan parçaları yapıştırdık. Sonra üzerini altın yaldızla boyadık ve vernikledik. Bu atölye insanın iç dünyasında sessizce çalışan bir alan açıyor. Kintsugi felsefesinin öğretisi tam da burada. İnsan yaşadıklarıyla, ‘kusurlarıyla’ değil; onlarla kurduğu ilişkiyle, onarmak için gösterdiği sabrıyla, iyileşmeye duyduğu isteğiyle şekilleniyor ve parlıyor. “Kintsugi atölyesinde her çatlak geçmişin bir izi. Altın ise dönüşümün sembolü. Kırıldığın yer, artık en güçlü yerin olur” diyor Dr. Özay. Kintsugi, modern insanın aydınlanma yolculuğuna yüz yıllar öncesinden yetişip destek olan kadim anlayışlardan sadece biri. Mevlana’nın dediği gibi ‘ışık, ancak kırıklardan sızabilir.’ Kırıldığınız yerlerden sızan ışıkların yolunuzu aydınlattığı bir yıl olmasını diliyorum...

KÜRK MANTOLU MADONNA NEDEN ÜNLENDİ?
Dünyaca ünlü yıldızlar birdenbire 1943’te basılan Kürk Mantolu Madonna kitabına merak saldı. Sabahattin Ali’nin ölümsüz eseri... Esere olan ilginin geldiği boyutu göstermek adına süper model Kendall Jenner’ın da bu kitabı okuduğunu 28 Aralık’ta POSTA okuyucularının dikkatine bu arka kapaktan sunmuştuk. Ertesi günlerde bu haber ulusal basında kartopu gibi büyüdü. İngiltere’de geçen yıl Kürk Mantolu Madonna 30 bin satmış. Kürk Mantolu Madonna kadar ilgi gören bir diğer eser de Dostoyevski’nin ‘Beyaz Geceler’ romanı. İki eser de ıstıraplı aşk hikayelerini konu ediniyor. Kürk Mantolu Madonna, 1920’lerin belirsizliği içinde geçen bir tutku hikayesi. Yayınevi yöneticilerine göre bugün de benzer bir atmosfer olduğundan bu hikayeler ilgi çekiyor. Bu, yeterli bir açıklama değil. Bu romanın gerçek ünlenme nedenini Guardian gazetesinden John Self keşfediyor. TikTok’taki kitap gurmesi Jack Edwards’ı işaret ediyor. TikTok’ta 806 bin, YouTube’da 1.6 milyon takipçisi olan bir kitap içerik üreticisi kendisi. Bu iki kitap hakkındaki yorumları takipçilerini heyecanlandırmış. Yani bu patlamanın kaynağı, çoğu yükselen kültürel değer gibi TikTok! Kitap okuma trendinin hızla yayıldığını yine bu köşede son aylarda defaatle işlemiştik.* Kitap reklamları için yayınevleriyle içerik üreticilerinin işbirlikleri çoktan başlamış olabilir. Kendall Jenner’ın, kitabın İngilizcesini basan Pinguin yayıneviyle reklam anlaşması çıkarsa hiç şaşırmam.

BEYİN YAKITI MODASI
2026’nın en büyük sağlıklı yaşam trendi, beyin sağlığı olacak. Birçok insanın odaklanmakta zorlanması, dikkat ekonomisi yüzünden zihinsel iradesini kaybedip ekran akışında sürüklenmesi artık bilinen sorunlar. Bu durum insanların zihinsel olarak da tükenmesine ve yorulmasına yol açıyor. Odaklanamayan kişiler hedeflerini gerçekleştiremiyor. Bu konuda farkındalık artıyor. Öyle olunca hemen bu işin de pazarı kuruldu. ABD’de pek çok şirket, ‘beyin yakıtı’ adı altında sağlıklı içecekler çıkarmaya başladı. İçeriğinde ‘keton’ olduğu belirtilen bu içeceklerin, odaklanmaya yardımcı olduğu iddia ediliyor. Beyni sakinleştirip berraklaştırmayı vaat ediyor. Yani aslında çok hızlanan, sürekli alarm modunda olan zihni susturup yavaşlatma vaadi. Bu tür ürünlerin artması, bilişsel performans ve beyin bakımının ne kadar büyüyen bir alan olduğunu gösteriyor.

