MET Gala, yani New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin moda galası... Uzun yıllar modada sınırların ne kadar zorlanabildiğini, bir hikayenin kıyafetlerle nasıl yaratıcı anlatılabildiğini gösteren bir performans etkinliği olarak izledik. Sizlerle Asyalı ünlülerin ‘sıradan’ davetlerde nasıl giyindiğini paylaşıyorum. MET Gala, Asya’daki davetlerin getir götürünü yapar.
4 YIL ÖMRÜ KALDI
MET Gala’nın gelir sistemi son 10 yıldır köklü bir değişim içinde. Öyle ki artık galanın amacı kendini imha etmek üzere. Yeni bir amaç aranıyor. Şöyle ki... Bu galanın bilet fiyatları bu yıl 100 bin dolardı. Tarihinin en pahalı biletleri. Bu paraya ihtiyaç var mıydı? Yoktu. Zaten o yüzden artık modadan çok bir güç ve üstünlük taslama etkinliğine döndü. Bu bilet paraları ünlü konukların çoğunun cebinden çıkmıyor. Moda evleri tüm masraflarını karşılıyor. Bu bilet satışları kostüm enstitüsüne bağışlanıyor. Geçen yılki galadan 31 milyon dolar toplanmıştı. Bu yıl 42 milyon dolarla yeni bir rekor kırıldı. 78 yıldır toplanan bu para sergilerdeki küratör maaşları, araştırmacılar, 33 binden fazla tasarımın depolanması ve korunmasıyla diğer maliyetlere harcanıyor.

İHTİYACI KALMADI
Yılda 5 milyon dolarlık bütçesi var. Bu bütçeyi güvence altına alabilmesi için de 100 ila 130 milyon dolarlık kenarda duran bir yatırım fonuna ihtiyacı var. İşte o fonun yatırım getirisi, faizi, fon kazancı sayesinde ana para korunuyor. Son 10 yıldır enstitü, bu fon sistemiyle çalışıyormuş. Gelirlerin bir kısmı ‘yarı bağış fonu’na aktarılıyormuş. Bu da 2030’a gelindiğinde artık her yıl 5 milyon dolarlık bütçeyi garanti altına alabilmesi anlamına geliyor. Artık enstitü, MET Gala bağışlarına muhtaç olmayacağı şekilde kendi ekonomik sistemini kurmuş. Yani bundan sonra enstitünün geleceği, MET Gala’dan gelen bağışlara bağlı olmayacak. MET Gala’nın esas amacı da bağış olmak zorunda olmayacak. O nedenle belki bu galaya da ihtiyaç kalmaz

ANTİK ZAMANDAKİ ANNELİKLE BUGÜNKÜ ARASINDA NE FARK VAR?
Antik dünyada annelik nasıl görülüyordu? Birlikte bakalım... Zeus’un karısı ve tanrıların kraliçesi olan Yunan tanrıçası Hera’ya büyük bir saygı duyuluyor. Bu, antik dünyada annelerin hem çocukların hem de toplulukların koruyucusu olarak üstlendikleri işlevin en iyi örneği. Hera’ya düğün törenlerinde tapınılıyor. Ev içi yaşamın ötesinde Hera, aynı zamanda antik Argos kentinin ilahi koruyucusu olarak görülüyor. Roma mitolojisine gelelim. Hera’nın karşılığı olarak Juno var. Juno, devletin koruyucusu olan en yüce tanrıçalardan biri. Hatta onun kutsal kazları, yaklaşan düşman ordusunu Romalılara haber verdiği için Galyalıların saldırısından Roma’yı kurtardığına inanılıyor. Yani antik zamanda annelik, toplumun taşıyıcı gücü olmakla doğrudan ilişkili görülüyordu. Bugün bence hiçbir fark yok. Sadece kadınların bakım veren ve koruyucu, taşıyıcı rolleri bugün ‘görünmez’ biçimde devam ediyor. Yoksa kadınların zihni her an önce çocuklarını, sonra başkalarını gözetleme, kollama, organize etmeye dair işliyor. Tarihin her döneminde toplumların gerçek kaleleri ‘çocuk büyüten’ anneler

EN GÜZEL HEDİYE BİRLİKTE ‘DURMAK
Bugünün dünyasının en büyük lüksü herhangi bir eşya değil, durabilmek. Yeni nesil Anneler Günü kutlamaları, onların durabileceği, nefes alabileceği anlar yaratmakla ilgili oluyor. Şehir manzarasına karşı uzun bir öğle yemeği, birkaç saatliğine telefonların sustuğu bir spa keyfi, şehirden kısa süre uzaklaşmak, kimsenin bir şey istemediği, sadece annelerin şımartıldığı bir zaman... Annelerimize az bile. İstanbul’daki en köklü otellerden The Grand Tarabya’nın Anneler Günü için hazırladığı programın en sevdiğim tarafı biraz bu hissi taşıması. Boğaz’a karşı konaklayıp yine Boğaz’a sıfır Therapia Spa’daki masajlarla yavaşlamak. JW Marriott İstanbul Bosphorus da Anneler Günü’ne özel bir ruhu doyurma günü vadediyor. Anadolu’nun geleneksel şifa yöntemlerini modern bilimsel yaklaşımlarla birleştiren Biriksir Wellness ise Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda annelere özel temiz içerikli İstanbul günüyle hafifleşmeyi öneriyor. Bu alternatifler işin kreması tabii. Bir anneye Anneler Günü’nden bağımsız her zaman verilebilecek en iyi hediye, kısa süreliğine bile olsa hiçbir şey düşünmek zorunda kalmamasını sağlamaktır özetle... ‘Nasıl’ı sizin evlatlık becerilerinize kalmış.

