Rükzan SağırTenisin yumurtayla ne ilgisi var?

HABERİ PAYLAŞ

Tenisin yumurtayla ne ilgisi var?

Tüm okuyucularımıza mutlu bayramlar diliyorum. Bu bayram, güncelliğini koruyan tarihsel bir konuya uzanalım istedim... Dünyanın en büyük dört tenis turnuvasından olan Fransa’daki Roland Garros, enteresan bir kavgaya konu oluyor. Ama Alcaraz mı Sinner mı gibi kim kazanacak türünden bir kavga değil. Tenis sporunda kullanılan terimlerin etimolojik kökeni üzerinden bir tartışma. Örneğin teniste ‘sıfır’ anlamına gelen ‘love’, ‘iki sayı gerekir’ anlamındaki ‘deuce’, 15-30-40 sayıları... Hepsi üzerine birçok teori var.

Haberin Devamı

Tenisin yumurtayla ne ilgisi var

Tartışma en çok Fransız, İngiliz, Avustralyalılar arasında dönüyor. Bir teoriye göre ‘love’ ifadesi Fransızca yumurta anlamına gelen ‘l’oeuf’ kelimesinden geliyor. Çünkü yumurta sıfıra benziyor. İngilizlerin bunu zamanla yanlış duyup sevgi anlamındaki ‘love’ olarak kullandığına inanılıyor. Bir teoriye göre de sıfır puan, aslında puan alınmasa da oyunu sadece oyuna duyulan sevgi nedeniyle oynamayı temsil ediyor. 15-30-40’lık puan sistemi için de benzer kaos var. Yıllardır bu sayıların saatten geldiği varsayılıyor. 15 geçe, 30 geçe, 45 geçe gibi.

Tenisin yumurtayla ne ilgisi var

Bu teoriye göre teniste eşitlik sistemi olduğu için zamanla 45, 40’a dönüştü. Karşıt görüşe göre de bunun saatle değil mesafeyle ilgisi var. Modern tenisin atası kabul edilen avuç içiyle oynanan ‘Jeu de Paume’ oyununda oyuncular, sayı kazandıkça fileye doğru 15’er ve 10’ar adım ilerliyordu.

Tenisin yumurtayla ne ilgisi var

İCAT EDEN DEĞİL SİSTEM KOYAN

Bu sayıların da oradan kalma olduğu inancı hakim... Yani tenis, Fransız aristokrasisinin kapalı salonlarında böyle oynanıyordu. Hatta spor o kadar elit ve saray kültürüyle iç içeydi ki rivayete göre bir Fransız kralı, maç sonrası fazla şarap içmekten ölmüştü... Sonra oyun Avrupa saraylarına yayıldı. İngiliz aristokrasisi bu sporu sahiplendi. Bugün, Hampton Court Palace’ta bulunan ve Kral Charles I döneminden kalan tarihi kort, bunun en önemli örneklerinden biri.

Tenisin yumurtayla ne ilgisi var

‘Real tennis’ (gerçek tenis) ya da ‘royal tennis’ (saray tenisi) denen o eski versiyondan dünyada yalnızca 45 kort kaldığı söyleniyor. Sonra İngilizler bu oyunu dış alana taşıyor. Çimlerde oynayıp kurallara standartlar getiriyorlar. Ve ‘lawn tennis’ (çim tenisi) denilen modern versiyon dünyada yayılıyor. Wimbledon’ın, tenisin en eski turnuvası olması bu yüzden. Bu tartışmaların en güzel tarafı, bir spordaki sayı sisteminin bile bize tarihte kültürel gücün nasıl el değiştirdiğini anlatmaya yetmesi... Ve tarihte gücü belirleyen tarafın bir şeyi keşfeden değil, ona standart koyarak sistemselleştiren taraf olduğunu göstermesi. Fransa, teniste de sinemada yaşadığı kaderi yaşamış görünüyor. Sinemayı da Fransızlar sanatsal kaygılarla icat etti ama onu küreselleştiren Hollywood oldu...

Haberin Devamı

AKSAN KOMPLEKSİNE SON VERİN

Yine ülkemizde bir İngilizce aksan gündemi yaşandı. Oyuncularımızın aksanları alay konusu ediliyor. Bunun adı ‘aksan kompleksi’dir. Aksan kompleksi, eskiden sömürgeleştirilmiş toplumlarda yaşanan baskılardan geliyor. Örneğin emperyal bir aksanla İngilizce konuşmanın, kişinin kendi bölgesel lehçesinden daha üstün olduğuna inanılır. Tarihin hiçbir döneminde sömürgeleştirilmediğimiz için yabancı dilleri aksanlı konuşmamızdan daha normal bir durum olamaz. Yani anadili olmadığı halde anadili gibi konuşmak, koloni kültürünün getirdiği bir kuraldır. Ben bu tarihsel arka planı öğrendikten sonra aksanlı konuşan kişileri, ‘kendini beğendirmeye’ çalışma derdi olmadığından daha samimi ve üstün buluyorum. Bu konuda daha önce 23.02.2025’te yayınlanan ‘İngilizce’nin sahibi kim?’ başlıklı yazıma da göz gezdirmenizi öneririm...

Haberin Devamı

Tenisin yumurtayla ne ilgisi var
Tenisin yumurtayla ne ilgisi var

RIHANNA’YA NE OLDU?

Rihanna’nın son halini dolaşıma sokup sözümona eski güzelliğini kaybettiği iması yapılıyor. Rihanna 38 yaşında. Üç çocuk doğurdu. Milyar dolarlık bir marka yarattı. Yaşamaya devam ediyor. Aynı kalması mı bekleniyordu? Hiç çocuk yapmasa bu kez ‘görüntüsünü’ korumak için doğurmamakla suçlanacaktı. Rihanna kendi ifadesini değiştirmeden aynı kaldı. Kendine bakan ve bu konuda en iyi imkanlara sahip kişilerden biri. Yani bebek sonrası bir ‘salma’ durumu yok. Ama bozulma durumu da yok. Toplum kadınlara “Hayata gelişinin en büyük nedeni çocuk doğurmak” mesajı aşılıyor (ki çok doğru). Ama bu görevi yerine getiren kadınlar da yine aynı toplum tarafından cezalandırılıyor. Çocuk doğurmuş kadının bedeninin değişmesi ne zamandan beri normal sayılmıyor da skandal sayılıyor acaba? Kadınların kadın gibi yaşaması anormal oldu, iyi mi...

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder