Rükzan SağırYavru maymun Punch teorisi: Bağlanma ihtiyacınız 52 milyon yaşında

HABERİ PAYLAŞ

Yavru maymun Punch teorisi: Bağlanma ihtiyacınız 52 milyon yaşında

1878’de Philadelphia’daki bir erkek şempanze, karısını kaybettikten sonra kendini kafesin parmaklıklarına vuruyor, başını yere çarpıyor, samanların altına saklanıp inliyordu. O dönem bu durum kayıtlara ‘yas çılgınlığı’ diye geçti. Darwin’in 1872’de insanın yoğun keder anlarında sergilediği bedensel tepkileri anlattığı satırlarla neredeyse birebir örtüşüyordu bu durum. Yani yas tutmak sadece insana özgü değildi. 100 yıl sonra Chicago Üniversitesi’nden John Cacioppo yalnızlık üzerine yaptığı çalışmalarla bağ kopuşunun biyolojik bir alarm sistemi olduğunu gösterdi. Sosyal dışlanmanın kalp ritmini, stres hormonlarını ve uykuyu değiştirdiğini gösterdi. Yani bağ kopuşu psikolojik değil, aslında bedensel bir durum. Beden alarm veriyor. Bu alarmın kökeni yaklaşık 52 milyon yıl öncesine, ilk primatlara kadar uzanıyor. Çünkü insan ortaya çıkmadan çok önce, küçük ve birbirine bağımlı primat gruplarında, gruptan kopmak hayatta kalma riskini artırıyordu.

Haberin Devamı

Yavru maymun Punch teorisi: Bağlanma ihtiyacınız 52 milyon yaşında

FİZİKSEL ACI VERİYOR

Bu yüzden yalnız kalmak sinir sisteminde tehlike olarak kodlandı. Sosyal dışlanma yaşayan insanların beyninde, fiziksel acıyla ilişkili bölgelerin aktif olduğu kanıtlandı. UCLA’dan Naomi Eisenberger yaptı bunu. Çünkü dışlandığınızda hissettiğiniz şey sadece ‘moral bozukluğu’ olmuyor. Sinir sistemi bunu ciddi bir tehdit olarak işliyor. Yani yalnızlık ve dışlanma aslında bir yas hali. Yas anlamlı bir bağın kaybıyla tutuluyor. Yalnızlık ise o bağdan mahrum kalmanın, yas halinin uzaması demek. İşte Japonya’da annesinin terk ettiği yavru maymun Punch’a duyduğumuz hüzün, bağ kopuşu yaşama ihtimalimizin tetiklenmesinden geliyor. Hatta fiziksel olarak acı hissetmemize yol açıyor. Punch’ın izole edilmesi ve peluş maymunla teselli araması, hepimizde mevcut olan bağ ihtiyacının dramatik bir görüntüsüne dönüşüyor. Punch’a karşı hislerimiz 52 milyon yıldır kodlanmış olan bağ kurma mirasımızın bir sonucu…

Yavru maymun Punch teorisi: Bağlanma ihtiyacınız 52 milyon yaşında

AYDINLANMAK İÇİN ÖLÜMLE BURUN BURUNA GELMEK ŞART MI?

“Şimdi yaşa. Bir şeye aşık ol. Onurla savaş.” Grey’s Anatomy dizisinden tanıdığımız aktör Eric Dane, ALS ile mücadele ederken kızlarına bu nasihatleri miras bıraktı. Konuşma yetisini kaybetmeden önce “Son sözlerim bunlar” dedi. Kanser tedavisi sürecinde kendi faniliğiyle yüzleşen Dawson’s Creek yıldızı James Van Der Beek de hastalık onu ele geçirdikçe başka farkındalıklar yaşadı. Oyuncu kimliği düşmüştü. Gücü kalmamıştı. Üretkenliği bitmişti. Baba, koca, yıldız rolleri askıya alınmıştı. Geriye tek bir soru kalmıştı: “Hayatta herhangi bir rol içinde değilsem, neyim? Sadece var olduğum için Tanrı’nın sevgisine layığım. Eğer Tanrı’nın sevgisine layıksam, kendi sevgime de layık değil miyim?”

Haberin Devamı

MEMENTO MORI

Peş peşe çok genç yaşta kaybettiğimiz bu iki aktörün sözleri aklıma Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin o meşhur sözünü getirdi. “Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.” Işık, kırıldığın yerden sızar… Ölüm ihtimali insanı özüne yaklaştırıyor. Bir yara açıyor. O yara, insanın kendini tanımladığı yüzeyleri çatlatıyor. Çatlak oluşunca ışık giriyor. Onlara gelen netlik bu. Peki insan aydınlanmak için, özüne yaklaşmak için gerçekten yaralanmak zorunda mı? Antik Roma’dan gelen ‘Memento mori’ (öleceğini hatırla) uyarısı da tasavvuftaki ‘Ölmeden önce öl’ öğretisi de bunun için var. O yüzden iki aktörün son günlerinde geride kalanlar için bu farkındalığı hatırlatmalarına kalbimi bıraktım.

Haberin Devamı

Yavru maymun Punch teorisi: Bağlanma ihtiyacınız 52 milyon yaşında

Yeni statü sembolü: UZUN YAŞAMA ALIŞKANLIĞI

Uzun yaşamak son tahlilde insanın seçebileceği bir şey değil. En azından şimdilik. Ama uzun yaşamaya (longevity) dair alışkanlıklar parayla alınabiliyor.* Onun için dünyada yeni nesil bir statü sınıfı oluşuyor. Ama bu alışkanlıklar, longevity merkezlerine gidip NAD serumları yaptırmaktan ibaret değil. Artık bazı kişiler longevity için yılda yüz binlerce dolar harcıyor. Evlerine hiperbarik oksijen odaları kurduruyorlar, bu odalarda daha yüksek oksijen alınıyor. Bu da kan plazmasına iyi geliyor. Bunun kurulumu 40 bin doların üzerinde… Biz bu tür cihazları sadece Cristiano Ronaldo gibi yüksek profilli sporcuların formda kalmak için kullandığını biliyorduk. İşte bu kullanım sporcu olmayanlar için de yaygınlaşıyor. Wellness (iyi yaşam) kulüpleri kuruluyor. Ayda 10 bin dolar üyelikli. Bazı kişiler kanlarındaki mikroplastikleri, toksinleri temizletmek için kan arıtma işlemlerine binlerce dolar saçıyor. Meksika’da sadece longevity odaklı bir tatil köyü bile var. Ölümsüz olma iddiasındaki ABD’li milyarder Brian Johnson da uyguladığı yöntemleri 1 milyon dolara satıyor… İşte yeni nesil zenginlik tanımı, tasarım çanta, lüks otomobil veya saatle değil yaşam tarzın ve bu imkanlara erişim gücün olmasıyla ilgili artık.

*30 EKİM 2025 ‘Zamanı Satın Alma Yarışı Başladı’ başlıklı yazımda ayrıntıları bulabilirsiniz

Sıradaki haber yükleniyor...
holder