Corona virüsü yaşayan bilir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Normalleşme süreci ve 0-18 yaş grubunun artık özgürce gezeceği haberinin geldiği günden herkese merhaba!

Bugün size daha önce de yazılarımda bahsettiğim corona virüs teşhisiyle tedavi gören arkadaşım Arzu ile sohbetimizi kaleme alacağım. Arzu sosyal medya üzerinden beni takip ederken, arkadaşım olan, ’Çay Saati’ etkinliklerime sıkça katılan, mesleğinde çok başarılı bir yüzme öğretmeni.

Pandemi başladıktan kısa süre sonra, corona virüs teşhisi ile tedavi altına alındı ve çok zor bir dönem geçirdi. Çünkü kızı henüz 7 yaşında. Ve onunla aynı evde kalmak durumundaydı.

Gelin bundan sonrasını Arzu’dan dinleyelim:

Arzucum öncelikle tekrar geçmiş olsun. Pandemi döneminde hiç dışarı çıktın mı?

Kontrollü şekilde dışarı çıkmıştım.

Corona virüsün sendeki belirtileri nelerdi? Ne seni şüphelendirdi?

En belirgin belirtiler, halsizlik, ateş, kuru öksürük, istifra etme, yoğun ve hiç geçmeyen baş ağrısı oldu. Televizyonda anlatılan neredeyse tüm belirtileri taşıdığımı düşünerek test yaptırmaya hastaneye gittim. Kartal Lütfi Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesi’ne gittiğimde yürüyecek halde değildim, beni tekerlekli sandalye ile tahlile götürdüler.

Test sonucu ne kadar zaman sonra çıktı? Sonucun pozitif olduğunu duyunca ilk ne hissettin, ilk tepkin neydi?

1 gün sonra test sonucum çıktı. Aslında soğukkanlılıkla karşıladım, tahmin etmiştim diyebilirim.

Tedavi süresince hastanede mi yoksa evde mi müşahade altında kaldın?

Evde sürmek durumundaydı. Süreç hepimiz için zorluydu. Mesleğimden ötürü akciğerlerim güçlü olmasına rağmen ilk günden 20'nci güne kadar 10 adımı zor atıyordum. Göz kapaklarım baş ağrısından 15 gün açılmadı. Çok ağrılı ve yorucu bir süreçti, nefes almakta ve konuşmakta büyük güçlük çekiyordum. Baş ağrısını ve 20-25 gün süren sırt ve beldeki eklem ağrısını anlatabilmem mümkün değil. Tarifsiz bir ağrı. Bir hafta boyunca yoğurt hariç hiçbir şey yiyemedim. Yoğurdu da sadece ilaç içebilmek için zoraki yiyebiliyordum. Bu dönemde, İlçe Sağlık ve Aile Hekimliği oldukça ilgiliydi.

Küçük yaşta kızın var, kendini evde nasıl izole ettin? Eminim çok zor olmuştur, çocuğunla aynı evde olup görememek?

Zaten en zoru, manevi ve psikolojik olarak kızımdan aynı evde bile olsak uzak kalmak ve ona dokunamamaktı. Odamdan dışarı çıkmadım, kızımın yemeğini ve tüm ihtiyaçlarını eşim halletti. İlk zamanlarda kızım çok üzüldü, bana sarılmak istiyordu ancak biz aynı odada bile olamıyorduk. Bana evde ‘Anne seni çok özledim’ diye sesleniyordu. Ben de kızıma , aslında hastanede olmam gereken biri hastalığın tedavisini gördüğümü ve doktorların sadece mesafe kuralına uymak kaydıyla beni evde müşahade altında tuttuklarını anlattım. Kızım çok anlayışlı ve yaşından büyük bir olgunlukla, tam 20 gün, ‘ Sen odanda yat anneciğim, iyileşinceye kadar sana yaklaşmayacağım’ dedi ve sözünü tuttu. Bir anne olarak ilk kez bu kadar zorlandığımı ve yıprandığımı söyleyebilirim, çok ağladığım çok fazla halüsinasyon gördüğüm inanılmaz bir dönem geçirdim.

Senin dışında aile bireylerinde teşhis konulan var mıydı?

Maalesef eşim de pozitif çıktı. Annem, babam ve kız kardeşimde benzer bulgular olduğu için direkt tedaviye başlandı, testleri negatif çıktı.

Tedavin biteli ne kadar oldu? Şu an nasılsın? Nelere dikkat ediyorsun?

Teşhisimin ve tedavimin üzerinden 2.5 ay geçtikten sonra artık iyiyim diyebiliyorum. Çok dışarı çıkmamayı tercih ediyorum, eğer zorundaysam mutlaka sosyal mesafeye, maske takmaya ve tüm hijyen kurallarına riayet ediyorum.

Yaşadıklarını okuyanlara bir mesajın var mı?

Bu ancak yaşayanların beni anlayabileceği acayip ağrılı ve bir anda insanın tüm bağışıklığını düşüren bir hastalık. Ben şanslı olanlardandım. Dilerim daha fazla insanın canı yanmadan çözümü bulunur. Lütfen herkes sosyal mesafe-maske kuralına uymaya devam etsin.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder