Maskesiz asla!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocuklar için bir okul dönemi daha biterken aslında ne çok şey öğretti bize hayat.

Çocuklar, kalem yerine klavye, kara tahta yerine bilgisayar kullanır oldu.

Arkadaşlarıyla doya doya koşamadan, eğlenemeden, teneffüs yerine görüntülü ders aralarında dijital sohbet ettiler. 

Velhasıl, günün şartlarına uygun olarak dersleri bitirdiler ama hem onlar hem öğretmenleri biraz buruk vedalaştılar geçtiğimiz cuma günü.

Sarılamadan, birbirlerini tebrik edemeden biten bir dönemin ardından "Şimdi tatil yapabilecek miyiz?" sorusu yine tüm ailelerde gündemin ilk konusu haline geldi.

Yakın zamanda, tatil konusunda büyük bir belirsizlik olduğunu sosyal medya hesabım üzerinden yaptığım anket sonucuyla sizlerle paylaşmıştım.

Pek çok kişi yazlıklarına veya ailelerinin yanına gitmeyi düşünüyordu. Ekonomik kaygılar, pandemi döneminin bitmesi ve yeni normal sürece geçişle artan vaka sayısı sebebiyle çoğunluk kalabalık olacağını düşündükler popüler tatil beldelerini tercih etmeyeceğini belirtmişti.

Biz her zaman olduğu gibi ailece yazlıkta bir aradayız. Bulunduğumuz yer küçük ve yıllardır hep aynı insanları ağırlayan, Marmara Denizi’nde, yemyeşil dağlar ve denizin arasında bir tatil kasabası..

Buraya gelenler genelde yazlıkları olan, İstanbul’a yakınlığı sebebiyle çalışan aileler... Bu küçük tatil kasabası son yıllarda hiç bu kadar boş olmamıştı sanırım.

Buna rağmen her gün defalarca, Covid-19 sebebiyle maske takma zorunluluğu ile ilgili duyuru yapılsa da geçen gün dışarı çıkmak zorunda kaldığımda maalesef gördüklerim beni oldukça üzdü.

Maskesiz dolaşan, maskesi burun ve ağzını kapatmak yerine çene altında takılı olan vatandaşları, yerde atılmış maskeler gördükçe içim sızladı.

Uyarıları dikkate almayanlar yüzünden hayatını kaybeden sağlık çalışanları, bir türlü düşmeyen ve hatta gün geçtikçe artan vaka sayısı, aylardır dışarı çıkmayışımız ve ilk çıktığımız gün yaşadığımız “Bir tek biz evde oturuyormuşuz!” serzenişi üzerine geçen günlere rağmen hala durumun ciddiyetini kavrayamamış özellikle gençleri gördükçe üzülmedim dersem yalan olur.

Gerçekten, empati yapabilenler bu durumu ciddiye alıyor sanırım. Bazıları ise hastalık sebebiyle kendisi veya ailesinden birinin canı yanmadan anlayamıyor durumun vahametini. 

Çok basit birkaç önlemle aslında hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını riske atmadan yaşamak varken, maskeyi yere atmak yerine takmayı tercih edenlerin çoğalacağı bir hafta diliyorum.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder