Sabanur Kıraç - Anne Etkinlikleri

24 Haziran 2022, Cuma 09:25

İyilik her zaman kazanacak!

Bazılarımız için çocuğumuzu parka götürmek günlük rutinimizin bir parçası. Etrafımda her gün yaz kış demeden parka gitmeye alışık çocuklar var. Buna rağmen “Parka gitmek ister misin” diye sorulduğunda asla “Hayır” demiyorlar. Parklarda oynamaktan hiç sıkılmıyor, hiç bıkmıyorlar. Bahsettiğim bu parklar alışveriş merkezlerinin içinde bulunan ve cebinizdeki paranın çoğunu harcamak zorunda olduğunuz ücretli parklar değil. Bildiğiniz belediyelerin yaptığı ya da okul bahçelerinde bulunan ücretsiz parklar.

 Bizim oturduğumuz bölgede belki de her 200 metrede bir çocuk parkı bulunuyor. Bir yerden bir yere giderken belki de onlarca çocuk parkının önünden geçiyoruz. Trafik ışıkları, yol üstü marketler ya da bir kırtasiye görmek kadar doğal etrafımızda oyun parkı görmek. Belki de bu yüzden bu ülkede yaşadığı bölgede oyun parkı olmayan çocuklar olabileceğini hiç aklıma getirmedim. Ta ki Omo’nun iyilik hareketinden haberdar olup içine dahil olana dek.

 Daha önce de bahsetmiştim. Plastik atıklarımızı İstanbul’un çeşitli bölgelerindeki Omo Geri Dönüşüm Kutuları’na atarsak Omo’nun bu atıkları geri dönüştürerek çocuk oyun parkları yapmak gibi bir projesi var. Biz de oğlumla ve Posta yazarı arkadaşlarımızla bu projeye destek verip plastik atıklarımızı bu kutulara attık. Kâğıt üzerinde harika bir proje. Neden destek olmayalım ki? Hem de çocuklarımıza geri dönüşümün önemini anlatmak gibi harika bir fırsat sunuyor bize. “Tabii ki seve seve içinde bulunur hatta tanıdığım herkese anlatırım” diye düşündüm. İyilikle yola çıkılmış her şeye her zamanki gibi elimden gelen desteği veririm zaten. Ama size bir itirafta bulunmam gerekirse; asla ve asla bu girişimin bu kadar hızlı meyveler vermeye başlayacağını ve benim bu meyvelere bizzat şahit olabileceğimi hayal etmemiştim. Biz çöplerimizi ayrıştırır, kutulara atarız ve gerekli bütçeler, emek ve zaman oluşunca bir şeyler olur, belki duyarız, belki duymayız diye düşündüm. Çünkü ne yazık ki çoğu iyilik projesinin böyle büyük hayallerle başlayıp sonuca ulaşmasının yıllar sürdüğünü görmüştüm. Ama Omo’nun İyilik İçin Kirlenmek Güzeldir projesinde böyle olmadı. Çok kısa bir sürede bir çağrı aldım. Bu projenin ilk meyvesi olan parkın açılışına gitmek isteyip istemeyeceğim soruldu. Tabii ki gittim. Ağrı’nın Uzunyazı Köyü’nde ilk park yapılmıştı. Çocuklar o parkta oynamak için gün saymıştı. Çünkü köylerinde başka oyun parkı yoktu ve hiç olmamıştı. Böyle büyülü bir anda o güzel çocukların gözlerindeki heyecanı görme ihtimali beni de çok heyecanlandırdı.

 Köye varıp, park alanına geldiğimizde bayramlıklarını giymiş çocukları gördüm ilk önce. Çünkü o gün onlar için bir bayramdı. Nasıl heyecanlı, nasıl mutlulardı. Birlikte daldık park alanına. Kolumda çanta elimde telefon saniyede bin beş yüz fotoğraf çekmeye hazırdım. Ama olmadı. Çantayı da telefonu da bir kenara atıp başladım onlarla oynamaya. Bir tahterevallide en az 10 çocuk oynuyordu. Her salıncağın arkasına sıra bekleyen çocuklardan kuyruklar oluşmuştu. Kaydıraklardan çocuklar ardı ardına karıncalar gibi kayıyordu. Neşeli çocukların sesleri kulağıma gelen en güzel müzikten bile daha güzeldi. Bir an durdum ve içimden “İyilik her zaman kazanacak” dedim. İyi niyet, iyi hareket, iyi proje, iyi marka... Kısaca iyilikle yola çıkılan her konu, her duygu her zaman kazanacak. Biz evimizde ufacık bir değişiklik yapacağız. Plastik atıklarımızı ayrıştırıp Omo Geri Dönüşüm Kutularına atacağız ve ülkenin başka bir köşesinde (yaşadığı bölgede oyun parkı olmayan) bir çocuk parkına kavuşacak. Bu kadar minicik bir değişim ile o kadar büyük bir fark, neşe ve mutluluk yaratacağız. Ne kadar ince düşünülmüş ne kadar faydalı bir proje!

 Tam bunları düşünürken bir de ne göreyim. 7-8 çocuk tahterevallinin bir tarafında ve tek bir çocuk diğer tarafında havada asılı kalmış. Havadaki çocuk dahil hepsi kahkahalarla gülüyor. “Hooop” dedim. “Öyle olmaz, sizin arkadaşlarınız varsa benim de var!” Hemen etraftaki yetişkinlere seslendim ve başladık oynamaya. Uzunyazı Köyü’nün çocukları bir uçta biz yetişkinler diğer uçta, kim daha ağır gelecek diye yarıştık. Yukardaki çocuğu aşağı, aşağıdakileri yukarı taşıdık. Yetmedi inip birbirimizi kovaladık. Yetmedi iki kaydıraktan kim daha hızlı kayacak diye bahse girdik. Dakikalar saatlere döndü. Sonunda nefesim kesildi. “Durun” dedim. “Sizin gibi genç değilim. Yaşlıyım ben, bir su içeyim.” O güzel köyün çocuklarından biri hemen elindeki suyu uzattı. “İç de oynamaya devam edelim” dedi. İçimin yağları eridi. Tabii ki devam ettik. Sırada salıncaklar vardı. “Daha hızlı, daha yukarı” diyordu salladığım çocuk. Adı Zahir’di. Sırada bekleyenleri görüp “Hadi dedim biraz da onlar binsin.” Zahir indi, sıradaki arkadaşına döndü “Biraz da abla binsin, biz onu sallayalım” dedi. “Olmaz” dedim hemen. “Bu park sizin, siz sallanın.” Bana ne dedi biliyor musunuz? “Senin de olabilir abla!” İşte ben o anda bittim. Daha önce köyünde hiç parkı olmamış bir çocuk, parkının ilk açıldığı günde, o parkı benle paylaşmak istedi. Bu ne demek biliyor musunuz? Böyle güzel kalpli çocuklar için daha çok şey yapmamız gerek demek. Bunu hepimizden önce görüp böyle özel bir projeye imza atan Omo gibi markalara “İyi ki varsınız” demek gerek. Çünkü “İyilik her zaman kazanacak!” Bu iyiliğin parçası olmak hepimizin elinde.

09 Haziran 2022, Perşembe 13:28

İyiliği etkinliğe, etkinliği iyiliğe çevirmek

Beni tanıyor ya da takip ediyorsanız bugüne kadar yüzlerce geri dönüşüm ya da ileri dönüşüm etkinliği yaptığımı ve paylaştığımı bilirsiniz. Pek çok insanın çöp diye attığı şeylerden; oyunlar, oyuncaklar, objeler ve hatta süsler yaptım. Bunların bazılarını çocuklarla ve çocuklar için, bazılarını annelerle ve evlerimiz için yaptım. Geri dönüşüm konusunda bunca içerik üretmeme rağmen evimde çöp atarken plastikleri ayrıştırmayı hiç beceremedim. Siz deyin tembellikten ben diyeyim zamansızlıktan ya da etrafımda plastik atıklar için özel bir çöp konteynırı olmamasından. Sebep ne olursa olsa olsun bizim evde çöp ayrıştırma diye bir kavram hiç olmadı. Ta ki gazeteden arkadaşlarım toplu olarak bir iyilik hareketine dahil olduklarını söyleyip beni de davet edene kadar. Belki de aradığım ve beklediğim ilham onlar aracılığıyla gelmiş oldu.

Omo’nun “İyilik için Kirlenmek Güzeldir” projesi için plastik atıklarımızı ayrıştırmaya ve biriktirmeye başladık. Fırsat bu fırsat oğluma “geri dönüşüm”ün sadece etkinliklerimizde değil evimizde de olabileceğini anlatmaya başladım. Her 6 yaşındaki çocuğun yapacağı gibi “Neden” sorularının ardı arkası kesilmedi tabii. Önce plastiklerin doğada nasıl çözülmediğini, doğaya verdikleri zarar vs anlattım. Doğal olarak bir süre sonra dinlemekten yoruldu. İşte o zaman Omo’nun projesinden bahsettim. “Evimizde ayrıştırdığımız ve biriktirdiğimiz plastik atıkları Omo Geri Dönüşüm Kutuları’na atarsak Anadolu’da yaşadığı bölgenin yakınlarında oyun parkları olmayan yerlere parklar yapılacak” dedim. Onu kalbinden vuracak konunun bu olduğunu biliyordum. Neredeyse her yüz adımda bir çocuk parkı olan bir bölgede yaşadığımız için oğlum oyun parkı olmayan yerler olabileceğini hiç düşünmemişti. Böylece görev bilinci yüklendi ve hemen plastik atıklar için yeni bir çöp kutusu alındı.

Oğlumun ilk yorumlarından biri “Tıpkı alışveriş merkezleri ve havaalanlarında olan farklı renklerdeki çöp kutuları gibi” oldu. Yani anlayacağınız temel çoktan atılmış, farkındalık oluşmuş geriye sadece uygulama kalmış. İki üniversite bitirmiş, doğayı seven ve korumak isteyen bendeniz; bu kadar önemli bir konuda adım atmak için boşuna beklemişim. Boşuna üşenmişim yani. İyi ki Omo gibi bir marka var ve iyi ki bizi harekete geçirecek, çocuğumu bilinçlendirirken hem doğaya hem de Anadolu’daki çocuklara fayda sağlayacak bir proje geliştirmiş. Bu sayede uzun zamandır ertelediğim ve üşendiğim evimdeki atıkları ayrıştırma fikrini hayatıma dahil etmiş oldum. Çocuğuma erken yaşta geri dönüşümü ve faydalarını anlatmış ve bu konuyu içselleştirmesini sağlamış oldum.

Evimizdeki plastik atıkları ayrı bir çöp kutusunda toplamak önce bir oyun, bir tür etkinlik gibi başladı. Şimdiyse el yıkamak, diş fırçalamak, yemek yemek kadar doğal bir sürece döndü. Siz de çocuklarınızla bu iyilik hareketinin bir parçası olabilirsiniz. İyiliği etkinliğe, etkinliği iyiliğe dönüştürebilirsiniz. Çocuğunuzla plastik atıklarınızı ayırırken buna önce bir oyun gibi başlayın. Sonra o atıkları geri dönüşüm kutularına atmaya birlikte gidin. Ve bu atıkların dönüştüğü oyun parklarından görselleri çocuğunuza gösterip bu gururu onunla paylaşın. Oyun olarak başladığınız bu hareket kısa sürede alışkanlığa dönüşecek. Ve hem çocuğunuzun hem dünyamızın geleceği için en güzel adımlardan biri atılmış olacak. Benim size ve oğluma söylediğimi siz de çocuğunuza söyleyin: “Gel değişimi birlikte başlatalım. Plastiğin atığa değil, oyun parklarına dönüşmesine katkı sağlayalım. Değişim sensiz olmaz!”

Not: Omo’nun bu harika projesine dahil olup hem çocuğunuza geri dönüşümün önemi öğretmek hem de Anadolu’daki çocukların yüzlerini güldürmek isterseniz siz de plastiklerinizi Omo Geri Dönüşüm kutularına atmayı unutmayın. İstanbul’da Beykoz, Ümraniye ve Üsküdar Belediyeleri ile yapılan iş birliği sayesinde bu bölgelerdeki pek çok okulun önünde bulabilirsiniz bu kutuları. Daha detaylı bilgi ve adresler için https://www.omo.com/tr/iyilikicinkirlenmekguzeldir.html sayfasına da bakabilirsiniz.

İlandır

30 Eylül 2021, Perşembe 14:56

Kendi çocukluğumuzdan esinlenen oyunlar

Ben çocukken ne tabletim vardı ne de telefonum. TRT dışındaki ilk kanalın açıldığı günü hatırlayacak yaştayım! AVM’lerde gezip, oyuncakçılarda “Bende bundan var, bundan da var, bundan da...” diyebilecek kadar oyuncağım da yoktu. Gerçi AVM de yoktu desem yeridir! E ben ne yapardım? Sokakta top oynardım, koltuğu uzay gemisi yapardım, saç fırçasını mikrofon, tencereyi davul, sayılı oyuncağımı dizer onlarla sohbet ederdim. Ve çooook eğlenirdim. Bence şimdiki çocuklar hem çok şanslı hem çok şanssız! Şanslılar çünkü her şeyleri var. Şanssızlar çünkü bizim kadar eğlenemiyorlar. O zaman şanssızlıklarını şansa çevirelim. Bizim çocukluğumuzdaki eğlencelerden esinlenip onlara yeni kapılar açalım. İşte bu haftanın yazısının çıkış noktası tam da bu!

Haftanın Evde Yapılacak Çocuk Etkinliği Önerisi

Kağıt Havlu Rulosundan Mikrofon Yapımı

Hangimiz saç fırçasını mikrofon yapıp ayna karşısında kendi klipimizi çekmedik ki? Bu dünyanın görüp görebileceği en detone sese sahip olsam da çocukluğum kendimi Sezen Aksu zannederek geçmiş olabilir! Hayali oyunlarımın en renkli görüntülerini de bu şekilde vermiş olabilirim. Şimdi sıra aynı fırsatı çocuklarımıza yaşatmakta. Biliyorum teknoloji gelişti ve sokaklarda bile pilli mikrofonlar satıyorlar ama hiçbiri bu hafta bizim yapacağımız mikrofon kadar şirin değil bence!

İhtiyacımız olan malzemeler şöyle: