YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Etkinlik yapmanın dönemi olur mu? Bence tabii ki olmaz. Ama bazen takipçilerimden “Yaz geldi etkinlik sayımız azaldı” yorumlarını alıyorum. Halbuki yaz ayları bence etkinlik yapmak için en verimli dönemlerden biri. Havanın çok sıcak olduğu, güneşin zararlı ışınlarının tepemizde olduğu anlarda çocukları havuzdan, denizden veya parktan çekmenin ne kadar zor olduğunu bizzat ben de yaşıyorum. Ne kadar bunun onların iyiliği için olduğunu açıklamaya çalışsak da hep bir tepkiyle karşılaşıyoruz. O yüzden bu gibi saatlerde “Hadi bakalım içeri” demektense “Mutlu Etkinlik Saati” diyorum oğluma. Onun istediği veya sevdiği konulardan biriyle ilgili bir etkinlik seçiyoruz beraber ve ne olup bittiğini anlamadan zaman geçiriyoruz. Size de en büyük tavsiyem çocuklarımızı hem sıcak çarpmasından hem güneşin zararlı etkilerinden korumak için öğlen saatlerini “Mutlu Etkinlik Saati”ne çevirmeniz!

HAFTANIN EVDE YAPILACAK ÇOCUK ETKİNLİĞİ ÖNERİSİ

Panda Şeklinde Saklama Kutusu

Bu hafta çocuklarımızla panda temalı bir saklama kutusu yapacağız. İster oyuncaklarını, ister aksesuarlarını koyabilecekleri bu kutuyu yapması çok keyifli. Biz pandayı seçtik ama siz istediğiniz hayvana uyarlayabilirsiniz. 

İhtiyacımız olan malzemeler şöyle:

• Boş bir kutu

• Siyah, beyaz ve pembe eva kağıtlar

• Pembe boyama kalemi

• Makas

• Silikon tabancası

İlk olarak kutumuzun kapağını ve yan kulakçıklarını kesip üstü açık bir kutu haline getirelim. Ardından onu beyaz eva kağıt ile kaplayalım. Kestiğimiz parçadan bir büyük iki küçük yuvarlak keselim. Büyüğü beyaz küçükleri siyah eva kağıtla kaplayalım.

Pandamızın yüzü için göz, burun ve fiyonk parçaları keselim. Kestiğimiz fiyongun etrafını pembe kalemle boyayalım. Bu parçaları büyük dairemize yerleştirelim ve kulaklarını yapıştıralım. Ardından patilerini kesip yapıştıralım.

Son olarak hazırladığımız kafayı ve patileri kutumuzun üzerine yapıştıralım. İşte hazırız! Çocuğunuzun odasındaki en güzel köşeyi almasını dilerim!



Haftanın Anne Etkinlikleri Önerisi

Duvar Süsü Yapımı

Bu hafta evlerimiz için yine çok keyifli bir duvar süsü yapacağız. Yapması oldukça pratik ve ortaya çıkan sonuç çok şık! Umarım sizler de beğenirsiniz.


İhtiyacınız olan malzemeler:

• İki adet aynı boyutta daire

• Çöp şişler

• Küçük boy ahşap çubuklar (yoksa çöp şişlerden kesebilirsiniz)

• Bir parça halat ip

• Silikon Tabancası

• Makas

İlk olarak dairelerimizden birini çöp şişlerimizle kaplıyoruz. İki ucuna da silikon sürüp kuruduktan sonra dairenin dışında kalan kısımları makas yardımıyla kesip atıyoruz.

Çöp şişlerimizden iki adet raf yapacağız. Bunun için eşit sayıda çöp şişi yan yana koyup üzerlerinden dikey şerit halinde silikon geçiyoruz. Bu yöntem hepsini tek tek birbirine yapıştırmaktan daha pratik olacaktır. Ardından dairemizin etrafına dik şekilde küçük ahşap çubuklarımızı yapıştırmaya başlıyoruz. Boş kalan çubuk uçlarını diğer daireye yapıştırmadan önce tüm çubukları yapıştırmayalım ki dairemizi içine sokmak için esneklik payımız olsun. Boş kalan yerlere de ahşap çubukları sonradan ekleyebiliriz.

Son olarak hazırladığımız rafları yerleştirip tepesine halatımızı silikonluyoruz ve hazırız. İçine minik mumlar, sevimli bitkiler koyup duvarımıza asabiliriz!



Haftanın Çocuk Kitabı Önerisi

Ben Yanılabilirim / Anooshirvan Miandji & Efecan Sezer/ Bilgi Çocuk Yayınları

Eşimle tanıştığım günden beri hiçbir tartışmamızda “Haklısın” dediğini hatırlamıyorum. Yedi yıl boyunca bir kez bile haklı olmama ihtimalim olmadığına göre sorun eşimin haksız olduğunu asla kabul etmemesinden kaynaklanıyor. Bu konu hakkında ne zaman Instagram’da yakınsam yüzlerce kadından “Benim eşim de aynı” mesajları alıyorum. Halbuki yanılmak insanın doğasında var. Her şeyi bilmemiz ve hep haklı olmamız mümkün değil. Eşimden yola çıkarak bu konu hakkında bir çocuk kitabı önermem sizce normal mi? Bence çok normal ve önemli. Çünkü bu gibi kavramlar insana çocukluktan öğretilmeli. Çocuklar da tıpkı eşim gibi yanıldıklarında ya da haksız olduklarında tepki göstermeye bayılır. Hemen “Hayır öyle değil” diye bağırmaya hatta krize girmeye başlarlar. Onlara doğrusunu anlatmaya çalıştığınızda da zaman zaman kendilerini kapatırlar. Bu nedenle bu hafta önereceğim kitaba aşık oldum. Oğluma tekrar tekrar okuduğum yetmiyor gibi kocama da okumak istedim. Hatta bu kitabı ben yazsaydım girişine kesin “Her zaman haklı olduğunu sanan sevgili kocama” diye de not düşerdim! Anooshirvan Miandji’nin yazdığı ve Bilgi Çocuk Yayınları’ndan çıkan “Ben Yanılabilirim” adlı kitapta küçük bir tavşana hediye gelen boş bir kitabın hikayesi anlatılıyor. Kapağı hatta sayfaları bile boş. Tavşan kitabı açınca kitap konuşmaya başlıyor. Kitabın içeriğini yavru tavşan kendi düşünceleri ile oluşturuyor. Kitaba sorduğu sorulara verdiği cevaplarla oluşuyor içerik. Böylece yavru tavşan düşünmenin önemini anlıyor. Ama benim en çok hoşuma giden kısım sorular ve cevaplar onu bazen yanılabileceği fikrine yöneltmesi ve yanılmanın normal olduğunu göstermesi. Önemli olan yanıldığında ne yaptığı. Hatasını fark ediyor mu? Fark edince hatasını düzeltmeye çalışıyor mu, özür diliyor mu? Bu kavramları çocuğumuza ne kadar çabuk öğretebilirsek hem ebeveyn olarak rahat ederiz hem de çocuğumuz bir yetişkin olduğundan etrafındaki kişilerle ilişkilerinin sağlam temellerde olmasını sağlarız. İşte bu yüzden “Ben Yanılabilirim” adlı kitabı tüm ebeveynlere ve hatasını asla kabul etmeyen tüm yetişkinlere şiddetle tavsiye ederim!

Haftanın Anne/ Çocuk / Etkinlik Sayfası Önerisi

@noyandlk/ Noyan Dülek

Bu hafta size önermek istediğim sayfada anne ve/veya çocuk etkinlikleri yok. Bu bir anne ya da baba sayfası değil. Bu sayfa tanıdığım en enerjik, yaratıcı ve etkileyici spor antrenörü Noyan Dülek’e ait. “O zaman bu sayfanın bu köşede ne işi var” diyeceksiniz. Sebebini hemen açıklayayım. Oğlumu hamile kaldığım günden beri yani 6 yıldır ilk kez ideal kiloma ulaştım. Bu yaz verdiğim kilolar ve yaptığım düzenli spor sayesinde kendimi hiç hissetmediğim kadar iyi hissediyorum. Bel ve boyun ağrılarım gitti, kıyafetlerim üzerime bollaştı ve beslenme şeklim değişti. Sonuçta da kendime olan saygım arttı. Ben kendimi iyi hissettikçe daha mutlu biri oldum. Ve bu mutluluk evdeki her şeye hatta çocuğumla olan ilişkime bile yansıdı. İnsan kendini sevmediğinde, kendini iyi hissetmediğinde ne kadar uğraşırsa uğraşsın potansiyelindeki maksimum pozitif enerjiyi ailesine yansıtamıyor. O yüzden oksijen maskesini önce kendimize sonra çocuğumuza takmamız gerekiyor. Çünkü biz iyi olacağız ki çocuğumuza iyi bakabilelim. Tanıdığım pek çok anne, hamilelik ve doğum sürecinden sonra vücutlarında yaşanan değişiklikten şikayetçi. Bu nedenle giyim ve yaşam tarzlarının çok değiştiğini söylüyorlar. Ben de öyleydim ama doğru spor hocası, doğru beslenme ve doğru enerjiyle önceki halimize kavuşabileceğimizi gördüm. Bu nedenle sizlere Noyan Dülek’in sayfasını takip etmenizi öneriyorum. Çünkü onun sayfasında pozitif ve eğlenceli spor içerikleri var. Onun yerinde duramayan enerjisi ekrandan size de yansıyacak. Yaptığı canlı yayınlara katılarak hem eğlenecek hem forma girebileceksiniz. Paylaştığı içeriklerle evde, parkta, bahçede spor yapabileceğinizi ve vücudunuzu şekle sokabileceğinizi göreceksiniz. Üstelik dünyalar tatlısı oğlu Ege ile olan paylaşımlarına da içiniz gidecek. Spora karşı ilginiz varsa, bir yerden başlamak istiyor ama neresi olduğunu bilmiyorsanız veya her gün birkaç doz pozitif enerjiye ihtiyacınız varsa Noyan Dülek’i takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim.

https://www.instagram.com/noyandlk

Yazarlarımızdan

19 Eylül 2021, Pazar 01:03
18 Eylül 2021, Cumartesi 11:22
18 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder