YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kasım ayının adını “Alışveriş ayı” olarak değiştirseler yeridir. Ne yana dönsek çılgın bir indirim çıkıyor karşımıza bu aralar. Kim ne kadar kampanya yaparsa yapsın en önemli ve en büyük alışveriş aslında çocuk ile anne arasında geçiyor. Çünkü anne- çocuk ilişkisi de bir tür alışveriş aslında. Çocuğunuza ne kadar ilgi gösterir, onunla ne kadar kaliteli zaman geçirirseniz o da size karşılığını bir şekilde veriyor. Bu karşılık kimi zaman daha az huysuzluk yapmak kimi zaman kocaman bir gülümseme kimi zaman da aralıksız bir gece uykusu olabiliyor. Tabii bir annenin verdiğinin yanında bir evladın sundukları çok daha kısıtlı ama yine de dünyaya bedel. Bu alış ve veriş dengesinde bu hafta yine çocuklarımıza kaliteli zaman hediye edelim mi?

Haftanın evde yapılacak çocuk etkinliği önerisi: Kartondan çocuk taburesi yapımı

 

Malum kasım ayı indirim çılgınlığıyla geldi. Madem online alışveriş kaçınılmaz oldu o zaman eve gelen kolileri değerlendirmek de boynumuzun borcu. Bugün çocuklarımız için ve çocuklarımızla sevimli ve eğlenceli bir çocuk taburesi yapıyoruz.

 

İhtiyacımız olan malzemeler şöyle:

  • 2 adet yuvarlak kestiğimiz karton parçası
  • 4 adet 20cm X 20cm kestiğimiz kare karton parçası
  • 1 adet hayvan kafası şeklinde kestiğimiz karton parçası (Ben zürafa şeklinde kestim siz isterseniz zebra ya da fil ya da istediğiniz başka bir hayvanın kafasını kullanabilirsiniz.)
  • Maket bıçağı
  • Boyamak istediğiniz renklerde boyalar ve fırça
  • Silikon tabancası

Öncelikle kare şeklinde kartonlarımızın ortasından küçük dikdörtgenler kesip çıkartıyoruz. Ben iki yandan 9,25 cm boşluk bıraktım ve uzunluğunu 10 cm tuttum. Böylece kestiğimiz parçalar iç içe geçip taburemizin ayağını oluşturdu. Ardından bir yuvarlağımızın ortasına koyup kalemle değen yerlerin etrafını çizelim.

Çizdiğimiz artı şeklini maket bıçağıyla çıkartalım. Çizme ve boyama işlemlerini çocuğumuza yaptırıp kesme işlemlerini kendimiz yapalım. Kestiğimiz parça taburemizin ayağına tam oturacaktır. Ardından kestiğimiz hayvan şeklinin içine girmesi için diğer dairemizden ufak bir parça keselim.

Ben boyama işlemini birleştirme işleminden önce yaptım. Siz isterseniz önce birleştirip sonra da boyayabilirsiniz. Daireleri taburenin üstüne silikon tabancısıyla yapıştırdıktan sonra hayvan şeklimizi de yapıştıralım.

Ve işte hazırız. Bence çok şeker oldu. Bizim evin çocukları çok sevdi. Umarım siz ve çocuğunuz da çok seversiniz!

 Haftanın anne etkinlikleri önerisi: Deniz feneri şeklinde mumluk

Bu hafta anne etkinlikleri köşemizde yapması çok basit ve eğlenceli; deniz feneri şeklinde bir mumluk oluşturuyoruz.

İhtiyacınız olan malzemeler:

  • 3 farklı boy saksı (Ben plastik olanlardan kullandım ama siz isterseniz kil olanlardan da kullanabilirsiniz)
  • Bir adet fener şeklinde mumluk (Sanırım hepimizin evinde bir tane var)
  • Boyamak için seçtiğiniz renkte boyalar ve fırça

Öncelikle saksılarımızdan orta boy farklı bir renk, en büyük ve en küçük boy aynı renk olacak şekilde boyayalım. Ardından altı şeritlerini istediğiniz farklı bir renkle boyayalım. Ben mavi seçtim ama kırmızı da çok güzel oluyor.

En büyük saksı en altta kalacağı için onun üzerine bir kapı diğer saksıların üzerine de birer pencere boyayalım.

Son olarak fener şeklindeki mumluğumuzu da en üstüne koyduk mu hazırız! Ben sabitlemedim ama siz isterseniz silikon tabancasıyla sabitleyebilirsiniz de. Umarım beğenmişsinizdir!

 

Haftanın çocuk kitabı önerisi: Duvarın Arkasında Ne Var? / Ayşegül Dede & Öykü Karaca / Timaş Çocuk

Beni instagram’dan takip edenler Ayşegül Dede’yi yakından tanıdığımı düşünecektir. Aslında kendisiyle tanışalı sadece iki sene oldu. Kidsnook’un sahibesi, arkadaşımın arkadaşı olarak tanıdım ilk onu. Merhabalaştık ve özel çocuklar için düzenlediğimiz bir etkinlikte bu çocuklara masal anlatmak için yanımda ayrıldı. Gözlerim üzerindeydi. Özel ihtiyaçları olan bu çocukların bazıları fiziksel bazıları ise zihinsel gelişim bozukluklarına sahipti. Bir oda dolusu çocuğun ilgisini toplamak yeterince zorken özel çocukların dikkatini nasıl çekeceğini merak ediyordum. Aralarına geçti bağdaş kurup oturdu ve başladı anlatmaya. Hepsi pür dikkat dinliyordu. Bir süre sonra onları da kattı hikayesine. Sorular sordu, cevaplar aldı. Onlarca çocuk ve Ayşegül Dede tek bir kişi oldu ve o oda mis gibi mutluluk doldu. Günler geçti internette bir ilan gördüm. Masal anlatıcılığıyla ilgili bir eğitim verecekmiş. Hemen yazıldım. Bu sefer bir oda dolusu eğitimci ve yöneticiyi büyülemesini izledim. Hadi Masal Anlatalım ve Masal Mutfakta kitaplarını aldım, imzalattım, okudum da okudum. Her karşılaşmamızda Ayşegül Dede’nin bilgi birikiminden ve o bilgiyi karşısındaki kişiye anlatma yeteneğinden bir kez daha etkilendim. Zaman ilerledikçe arkadaş olduk. Saygımın yanına sevgi eklendi. Bir sabah kahvesinde “Nicedir aklımdaki kitabı dün gece yazdım, okumak ister misiniz” dedi. Tabii ki istedik. Yani bugün önereceğim kitap henüz raflara ulaşmadan ilk okuyanlardan biriydim. Çok şanslı olduğumu kabul etmem gerek. İlk okuduğumda da her okuduğum seferde de aynı hisleri yaşadım. Bir çocuk kitabı beni nasıl bu kadar etkiledi anlayamadım. Evet yazarını yakından tanıyorum. Evet onu seviyorum ama ona olan saygım her zaman sevgimden çok daha üstündü. Bu kitapla daha da yükseklere tırmandı. Duvarın Arkasında Ne Var adlı bu kitap merak eden bir çocuğun hikayesi. Önünde oynadığı duvarın arkasında neler olduğunu bilmeyen ama ipuçlarıyla tahmin etmeye çalışan bir çocuk var ana karakter olarak. Salgınlar, hastalıklar, sokağa çıkma yasakları derken evden çıkamayan, hastane odalarında şifa bekleyen ve cezaevi duvarları arkasında büyüyen tüm çocuklara ithaf etmiş Ayşegül Dede bu kitabı. “Hiçbir duvar mutlu olmak için engel değil” demiş. Öyle güzel bir mesaj ki umarım tüm çocuklara ve ebeveynlere ulaşır. Ayşegül Dede’nin yazdığı Öykü Akarca’nın çizdiği ve Timaş Çocuk’tan çıkan Duvarın Arkasında Ne Var? kitabını merak eden, hayal etmeyi seven ve duyularla keşfetmeyi öğrenen çocuklar yetiştirmek isteyen tüm annelere tavsiye ederim.


Haftanın Anne/ Çocuk / Etkinlik Sayfası Önerisi: @uzmanpsikolog.semihakaya/ Uzman Psikolog Semiha Afyonlu Kaya

(Resim 13)


Bir gazeteci olarak yıllarca konularında uzman kişilere sorular sorup görüşler aldım. Konu ne olursa olsun hep uzmanını bulmaya çalıştım. Bu süreçte öğrendiğim çok önemli bir hayat dersi oldu. “Kendini her konuda uzman gibi gösteren kişilerden uzak dur!” Dünyadaki en bilgili ve en eğitimli kişilerin bile belirli bir uzmanlık alanı vardır, her şey hakkında uzman olamazlar. Anne olduktan ve anne eğitimleri düzenlemeye başladıktan sonra da bu bilgiyi hep aklımda tuttum. Çağırdığım ve danıştığım uzmanlarda gerçek anlamda “Uzmanlaşma” aradım. Bir de tabii kendilerinin de “anne” olmalarını tercih ettim çünkü bilmek kadar uygulamak da önemli. Bu hafta size hem bir anne hem de bir uzman sayfası önermek istiyorum. Amerikan Hastanesi’nde Uzman Klinik Psikolog olarak çalışan Semiha Kaya Afyonlu hem çok bilgili bir uzman hem de harika bir anne. Bugüne kadar verdiği seminerlerde anlattıklarını hep ağzım açık dinledim. Beni en çok etkiyen özelliği kesinlikle kendi annelik deneyimlerini bilgi birikimiyle birleştirmiş olması. Çalıştığı hastanede doğum öncesi ve lohusalık dönemi için anne destek programı yürüten, tüp bebek ve kadın doğum bölümlerinin sorumlu uzman psikoloğu olarak görev alıyor. Semiha Afyonlu Kaya bir annenin hamile kalmayı düşündüğü ilk andan yavrusunu büyütmeye başladığı sürece kadar her alanda annelere destek oluyor. Instagram sayfasında hem annelik macerasına tanık oluyorsunuz hem de muhteşem enerjisine. Önerilerini çok beğenecek Parizyen tarzına da ayrıca bayılacaksınız.

https://www.instagram.com/uzmanpsikolog.semihakaya

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder