Sadık Gültekin’le Doğru Tercih ‘Açık Öğretim Lisesi’ açmazı
HABERİ PAYLAŞ

‘Açık Öğretim Lisesi’ açmazı

Kobra etkisi, bir problemi çözmek için yapılan bir eylemin, problemi daha da kötüleştirmesine deniyor. Bu terim, genellikle ekonomi ve siyasetteki yanlış kararların nasıl istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini göstermek için kullanılır. Kobra etkisi terimi, İngiliz yönetimi altındaki Hindistan'da meydana gelen bir olayı tanımlayan bir anekdottan geliyor. İngiliz hükümeti, Delhi’deki zehirli kobraların sayısının artmasından şikayetçidir.

Hükümet, her ölü kobra getirene bir ödül teklif eder. Başlangıçta bu strateji başarılı olur, ödül için çok sayıda kobra öldürülür. Uyanık girişimciler, daha fazla gelir elde etmek için kobra üretmeye başlar. Hükümet daha sonra ödül programını iptal eder. Kobra yetiştiricileri artık bir değeri kalmayan yılanları doğaya bırakınca, kobra nüfusu daha da artmaya başlar.

Vietnam’da fare sorunu ortaya çıkınca, hükümet öldürülen farelerin kuyruğunu getirenlere para vadediyor. İnsanlar farelerin kuyruklarını alıp kendilerini doğaya salıyorlar. Böylelikle farelerin çoğalmasını sağlayıp, kazançlarını garanti altına alıyorlar! Çin’de paleontologlar, Çin vatandaşlarına buldukları her fosil için ödül vadediyor.

Bunun üzerine insanlar, daha fazla ödül almak için buldukları kemikleri parçalara ayırarak götürmeye başlıyor. Bu durum, bulunan kemiklerin bilimsel değerinin azalmasına yol açıyor. Örneğin trafikte cam silen, mendil satan, düğün arabasının önünü kesen çocuklara para vermek, Kobra etkisini açıklayan güzel örnekler; aslında iyi niyetle yapılan bu yardımlar, zaman içinde bu işlerin çığrından çıkmasına neden oluyor.

***

Kobra etkisi, sadece siyaset ve ekonomideki yanlış kararların istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini açıklamıyor, eğitim alanında da kendisini gösteriyor. Açık Öğretim Lisesi, Kobra etkisine verilebilecek güzel bir örnek. AÖL, herhangi bir nedenden dolayı örgün öğrenime devam edemeyen öğrencilerin eğitimlerinin yarım kalmaması için işleyen bir lise türü.

AÖL’de okuyan öğrenciler eğitimlerini basılı yayın, televizyon, radyo yayınları ve internet aracılığıyla alıyor. Okula devam mecburiyeti yok, devamsızlıktan kalma yok, okuldan atılma derdi yok. Üstelik AÖL’de okuyan öğrenciler, diğer örgün eğitim kapsamında faaliyet gösteren lise türleri ile aynı eğitim programlarını alıyor.

AÖL’de okuyan öğrencilere birtakım kolaylıklar sağlandı; mezun olabilmek için gerekli olan 192’lik kredi 170’e indirildi, sonra tüm sınavlar çevrimiçi yapılmaya başlandı, son olarak da 18 yaş ve üzerindekiler için 8 dönem şartı 5’e indirildi, böylelikle AÖL’den 2 yılda mezun olmanın yolu açıldı vb. Lise son sınıf öğrencilerini okulda bulmak mümkün değil, çünkü bu öğrenciler AÖL’ye geçiyor.

AÖL’ye geçmek, öğrenciler için avantaj yaratıyor; üniversiteye daha sıkı bir şekilde hazırlanıyorlar. Öğrenciler, okulların zorunlu tuttuğu performans ödevleri, yazılılar, devamsızlık vb. gibi üniversite hazırlık süreciyle bağlantılı olmayan birçok sorumluluktan kurtulmuş oluyor. Bazen olayların akışına müdahale etmemek, doğal akışına bırakmak gerekiyor. Çünkü yapılan müdahale, bazen kötü sonuçlara neden oluyor!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder