Baştan işler iyi gidiyormuş!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yıl 1938, Türkiye Cumhuriyeti eğitim atılımı içinde. İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, Kastamonu Gölköy’de bir Köy Enstitüsü’nün derhal inşa edilip eğitime başlamasını ister. Birçok şey hızla çözülür, ama okulun ana binası için gerekli olan 300 bin tuğlayı bulmak kolay değildir.

Şehirdeki tuğla üretim kapasitesi sınırlıdır. Bunun üzerine Kurucu Müdür Süleyman Edip Balkır, tuğlaları öğretmenler ve öğrencilerle birlikte üretme kararı alır. Tuğla için uygun toprak bulunur, fırınlar yapılır, ustalar getirilir. 18 Haziran 1938’de ilk tuğla fırını ateşlenir. Öğretmenler, öğrenciler hepsi fırının başında bekler, fırının ateşi yüzlerini aydınlatır. Zamanı gelince fırının kapağı açılır, emek verenler gözyaşlarını tutamaz.

İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç

***

Birkaç gün sonra, İsmail Hakkı Tonguç’un Ankara’daki odasına posta ile ağır bir paket gelir. Açtığında içinden Gölköy’de yapılan dört tuğlanın olduğunu görür. Bu kez duygulanma sırası Tonguç’tadır. O kadar mutlu olur ki, tuğlaları günlerce masasında sergiler. Her gelene bu tuğlaları gösterir. Gölköy Köy Enstitüsü bu tuğlalarla yapılır. Hatta buradan başka köy enstitülerine de tuğla gönderilir.

John Dewey bile anlam verememiş!

Eğitim teorisyeni John Dewey, Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin Eğitim Bakanı Vasıf Çınar’ın daveti üzere ülkemize gelir. İstanbul, Ankara ve Bursa’da incelemelerde bulunduktan sonra, gözlem sonuçlarını içeren ilk raporunu Türkiye’den ayrılmadan yazar.

Bu raporda John Dewey’in kurulacak yeni eğitim sistemi hakkındaki önerileri yer alır. John Dewey, inceden bir gönderme yapar. "Bakıyorum, Türk çocukları çok zeki, dünyadaki diğer akranlarından hiç geri kalır yanları yok. Ancak anlamadığım bir şey var; sonra ne yapıyorsunuz da bu zeki çocuklardan tek tip insanlar yetiştiriyorsunuz?"

Karınca gibi çalışan millet: Japonya

Japonya’da yıllık ders saatleri 1. sınıflar için 850, 2. ve 3. sınıflar için 910, 4., 5. ve 6. sınıflar için 1015 saat. Okullarda yıllık işgücü 250 gün. Bizde ise 180. Kar yağarsa 180 günden de az! Arada 70 kayıp işgünü var. Onlarda cumartesi günleri de okul var.

Öğrenciler sürekli yoğun bir çalışma içinde; hafta içi okul, okuldan sonra etüt, hafta sonları dershane. Öğrencileri hayatın zorluklarına alıştırmak için bu yoğun tempo sürekli devam ediyor. Japonya’da eğitim-öğretim üç dönem halinde uygulanıyor, uzun süreli tatiller orada yok. Böylelikle öğretmen ve öğrencinin eğitimden soğumaması sağlanmış oluyor. Japonya’da okullarda müstahdem bulunmuyor. Okulları öğretmenler ve öğrenciler birlikte temizliyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder