Bir at ne kadar akıllı olabilir?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Akıllı Hans, matematiksel işlemler yapabildiği, zeka gerektiren başka problemleri çözebildiği iddia edilen bir at. 20. yy. başlarında yaşayan atın sahibi, Almanya’da bir lisede matematik öğretmeni olan Wilhelm von Osten, Hans’a dört işlemi, kesirli sayılarla işlem yapmayı, zamanı söylemeyi, günün tarihini takip etmeyi, okumayı, yazmayı ve Almanca öğrettiğini iddia ediyor. Akıllı Hans, kendisine “4+5=?” gibi bir soru sorulduğunda, ayağını dokuz kez yere vurduktan sonra duruyordu. “Ayın beşinci günü salı gününe isabet ederse, bir sonraki cuma ayın kaçıncı günü olur?” gibi daha karmaşık sorulara da doğru yanıt veriyordu.

***

Sahibi, Hans’la tüm Almanya’yı gezer, gösteriler düzenler. Hans, Almanya’da ve diğer ülkelerde şan şöhret kazanır. İş ayyuka çıkınca, durumu araştırmak üzere bilim insanlarından oluşan bir komisyon kurulur. Komisyon, Hans’ın gösterilerinde hiçbir hile yapılmadığı sonucuna varır. Araştırma dosyası daha sonra fizyolog Oskar Pfungst’a devredilir. 1907’de Hans’ı inceleyen Pfungst, atın gerçekte zihinsel işlemler yapmadığını, kendisini izleyen insanların tepkilerindeki değişimleri algıladığını ileri sürer. Pfungst, atın, bakıcısının vücut dilindeki ipuçlarına tepki verdiğini tespit eder.

***

Pek çok deneme sonunda Pfungst, Hans’ın bakıcı dışındaki kişilere de doğru cevap verdiğini anlar. Bu gelişme, hile olasılığını ortadan kaldırır. Hans, sadece soru soran kişi doğru cevabı biliyorsa doğru cevap verebiliyordu. Ayrıca Hans’ın soru soranı görmesi gerekiyordu. Bakıcı doğru cevabı bildiğinde, Hans’ın cevapları yüzde 90 oranında doğru oluyordu. Bakıcı soruların cevabını bilmediğinde, bu oran yüzde 5’lere kadar düşüyordu!

***

Pfungst, atın toynağı yere doğru sayıda vurmaya başladığında, soru soranın duruşunda ve yüz ifadesinde değişimler olduğunu fark etti. Hans’ın doğru sayıda toynak vuruşundan sonra, soru soranın yüzündeki gergin ifade yerini rahatlamaya bırakıyordu. Böylelikle Hans’a durması için gerekli sinyal veriliyordu! Hayvanların, insanların fark etmekte zorlandıkları ufak sinyalleri algılamasına 'Akıllı Hans etkisi' adı verildi. Pfungst, atların insan vücut dilindeki küçük nüansları fark edebildiğini ortaya koydu. Atın keskin görsel algılaması ve eğiticisinin istemsiz kasılmaları olayın çözülmesinde etkili oldu.

***

Akıllı Hans’ı, Wilhelm von Osten değil de; 12 yılda İngilizce’yi öğretemeyen, 12’nci sınıfta dört işlem yapamayan mezunlar yetiştiren bizim eğitim sistemimiz eğitseydi, acaba “Yirmiden on bir çıkarsa kaç kalır?” diye sorulduğunda yere dokuz kere tıklar mıydı?

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder