YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Edison, yaşıtlarına göre çok geç yaşta konuşmaya başlar... Dikkat bozukluğu olan Edison, kısa süreliğine okula devam eder. Eğitim hayatına başladıktan birkaç ay sonra, öğretmenleri algılama güçlüğü olan Edison’un okuyamayacağı kanısına varır. Edison, bir gün eve geldiğinde annesine bir kağıt uzatır ve “Bu kağıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi” der. Annesi kağıdı gözyaşları içinde oğluna sesli olarak okur:

Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin.

Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim insanlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken, çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt bulur. Kağıtta “Oğlunuz öğrenme güçlüğü olan bir çocuk. Artık okulumuza devam etmesinin bir anlamı yok” yazılıydı. Nancy Matthewes Elliott, iyi eğitim almış ve Edison’un üzerinde iz bırakan bir kadındı.

Edison, okuldan alındıktan sonra annesi ona evde eğitim verdi. Edison, kitapları ve okumayı çok seviyordu. Annesi bu konuda seçici olmasını tavsiye etti ve Edison, bu sayede fizik kitaplarına ağırlık vermeye başladı. Thomas Edison, bu özgüveni kendisine annesinin kazandırdığını, şu sözlerle özetliyor:

Beni, ben yapan annemdir. Başaracağımdan çok emindi!

Yüksek başarı beklentisi başarısızlığı getiriyor

Annesi, okuldan atılan Edison’dan bir dahi yaratabiliyor. Oysa biz n’apıyoruz? Çocuklara, sürekli ders çalışmaları gerektiğini vurguluyoruz! Peki, bu durumda çocuk n’apıyor? Bu vurgulamayı yapanları gördüğü zaman, sadece ders çalışma zorunluluğunu hatırlıyor. Ebeveyn ile çocuğun ilişkisi, sadece ‘zorunluluğu hatırlatma’ üzerine kuruluyor. Ebeveyn ile çocuğun ilişkisi bozulursa, bunu düzeltmek zor olur.

Dersteki başarısızlık, bir şekilde telafi edilebilir. Ebeveyn ile olan ilişkiyi bozmadan ders çalışmayı zevkli hale getirmek gerekiyor. Çocuğa güven duygusunun eşlik ettiği bir sorumluluk duygusu kazandırmak şart! Aksi halde sadece itaat öğrenir. Halbuki çocuk bireysel yaratıcılık, sorun çözme gibi beceriler kazanmalı, sadece kurallara uyan, otoriteye itaat eden bir insan yetişmemeli.

Yüksek başarı beklentisi başarısızlığı getiriyor. Yüksek beklenti düzeyine ulaşamayan çocuk, ne yaparsa yapsın, ailesini bir türlü memnun edemez. Bu nedenle yenilgiyi baştan kabul eder ve hiç çalışmamaya başlar. Aslında yeterince zeki olan çocuk, ‘başaramam’ duygusuna yenildiği için başarısız oluyor. Oysa yapmamız gereken şey son derece basit, çocuğun olumlu yönlerini görmek ve onu cesaretlendirmek.

Yazarlarımızdan

23 Eylül 2020, Çarşamba 11:27
23 Eylül 2020, Çarşamba 11:18
23 Eylül 2020, Çarşamba 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder