YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Sadık Bey merhaba,

Özel okulların ders notları dışındaki yeteneklere önem vermemesi sadece LGS ile sınırlı değil, ilkokul düzeyinde de aynı ilgisizlik sürüyor.

Bu yıl 6. sınıfa başlayacak olan kızımla ilgili deneyimlerimi sizinle paylaşmak istiyorum: Daha önce okuduğumuz okula 4. sınıfta ‘Konfüçyus Enstitüsü Sınavı’ndan aldığı (Çince’de intermediate seviyesine denk gelen) YCT 4 sertifikasını ibraz ettik, bilgileri olsun diye. Alıp dosyasına koydular. Hafta sonu töreninde ‘güzel şiir okuma yarışmasında, falanca dershanenin deneme sınavında derece alanlar’ onore edilirken, bizim çocuk es geçildi.

Çocuğumuz, bir sınıf büyüklerle birlikte girdiği İngilizce Cambridge sınavında çok iyi bir derece aldı, ama bu bile okulun gözünde bir adım öne çıkmasını sağlamadı.

Üç yıl okul takımında yüzdü, şu anda haftanın 3 günü yüzmeye devam ediyor. Keman çalıyor, geçtiğimiz yıl bulunduğumuz ilçenin gençlik orkestrasına seçildi. Şu anda İngilizce, Çince, İspanyolca ve Rusça’yı anadile yakın bir düzeyde biliyor. Bu dillerin konuşulduğu ülkelerde cebine yeterince para koyduğunuz takdirde, tüm günü sokakta geçirebilecek kadar iyi biliyor. Ama bunların hiçbiri herhangi bir özel okulda burs almak için yeterli değil. Burs almak için sadece testlerde kendinizi ispatlamanız gerekiyor.

Şu anda okulunda yüzde 50 burslu okuyor, ama bursu yukarıda yazdığım meziyetlerden ötürü değil, girdiği testlerde başarı gösterdi diye verdiler. Aslında yukarıdaki başarılarından kısmen fedakarlık yapsak, burs oranının yüzde 100’e çıkması işten bile değil, ama biz seçimimizi yaptık, çocuğumuzu testmatik değirmeninde öğütmeyeceğiz! Biz burada kaybeden gibi görünüyoruz, ama aslında kaybeden eğitim sistemimiz.

Spor yapmayan, dil öğrenmeyen ve sanatla ilgilenmeyen kuşaklardan bilim insanı çıkmayacağını söylemek için uzman olmaya gerek yok. Aslında bu açmazın ana nedeni, üniversitelere kabuldeki kriterler. Üniversiteler öğrenci kabulünde sınav haricindeki kriterleri kullanamadığı sürece, daha alttaki eğitim kurumlarının sınav dışındaki kriterleri önemsemesini bekleyemeyiz.

Saygı ve sevgilerimle...”

Veliden gelen mektup böyle... Tespitler yerinde, yol gösterici, dikkat çekici. Üniversite yerleştirme konusuna gönderme yapması anlamlı ve mantıklı. Veli güzel yazmış, yüreğine sağlık. Öyle bir noktaya geldik ki, hayatta paradan, sınavda puandan başka bir şeyi gözümüz görmüyor; her ikisinde de bencillik had safhada. Hep ‘ben’ diyoruz, kısa süreli mutluluklar, daha sonra uzun vadeli yıkımlar yaşıyoruz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder