Çocukları okullarda tutamıyoruz!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

OECD’nin ‘Bir Bakışta Eğitim’ raporuna göre Türkiye, eğitime katılım oranı en düşük üçüncü ülke. Türkiye ‘okula devamsızlık’ sıralamasında yüzde 55’lik oranla ilk sırada yer alıyor. OECD ülkelerinde bu ortalama ise sadece yüzde 14. Türkiye’de eğitimden erken ayrılma oranları da AB ülkelerinin çok çok üstünde.

***

Okul çağındaki her üç gençten biri eğitimine devam edemiyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde eğitime devam etme oranı yüzde 51, Batı Marmara’da bu oran yüzde 74. Okula devam etmeyenlerin yüzde 74’ü ilkokul mezunu.

***

Türkiye’de 15-19 yaş aralığında eğitime katılan öğrenci oranı yüzde 69 iken, OECD ülkeleri ortalamasında bu oran yüzde 84. Bir ayrıntı daha var, yüzde 69’luk oranın içinde yüzde 7’lik dilim çeşitli sebeplerle örgün eğitimin dışına çıkıyor.

***

Türkiye’de 18-24 yaş arasındakilerin liseyi bitirmeden eğitimden ayrılma oranı yüzde 38. AB ülkelerinde liseyi bitirmeden eğitimden ayrılan gençlerin oranı ise yüzde 11. Türkiye’de 15-29 yaş arasındaki gençlerin yüzde 29'u ne iş hayatında ne de eğitimde yer alıyor. OECD ülkeleri arasındaki ortalamanın yüzde 16 olduğu görülüyor.

***

Peki, bütün bunların sebebi nedir? Okula bağlı ve kişisel nedenler olmak üzere iki başlık altında ele alabiliriz. Okula bağlılar arasında başarısızlık, dersleri ve okulu sevmeme gibi nedenler yer alıyor. Kişisel nedenler arasında ise kız-erkek ilişkileri, maddi durum, arkadaş etkisi, kötü alışkanlıklar var. ‘Devamsızlık’ ve ‘okul terki’ arasında güçlü bir ilişki var. Örgün eğitimin dışına çıkan öğrencilerin çoğunun daha öncesinde devamsızlık yaptığı biliniyor, yani olayın öncüsü ‘devamsızlık’, artçısı ‘okulu terk etmek’…

***

Ne yazık ki ülkemizde okul terki ve devamsızlığı izlemeye yönelik etkin bir mekanizma bulunmuyor. Konuya ilişkin atılacak adımlar öğretmenlerin ve yöneticilerin inisiyatifine bırakılmış durumda. Öğrencinin okul terki noktasına gelmeden önceki süreci iyi analiz etmek gerekiyor. En olumsuz faktörler, olumlu okul iklimi sağlanamamış olmasından kaynaklanıyor. Okullar öğrenciler için daha cazip hale getirilmeli.

***

Eğitim sistemimizde akademik ve sınav başarısının ön plana çıkarıldığını görüyoruz. Öğrenciler okul ekosisteminde öğretim dışında sosyal, kişisel ve fiziksel talepleri için de karşılık bulabilmeli. Latince güzel bir söz var: ‘Non scholae, sed vitae discimus’, ‘okul için değil, yaşam için öğreniriz.’ Okul böyle bir yer olursa, belki devamsızlık ve terk konuları önceliğimiz olmaz!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder