YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“İnsanlar değerli olmayı unuttular, önemli olmaya çalışıyorlar.” Bu güzel söz, ‘enseyi karartmayın’ sloganıyla tanınan Çetin Altan’a ait. Altan, ‘şartlar ne olursa olsun, umudunuzu kaybetmeyin’ diyor. Çetin Altan, ‘enseyi karartma’ sloganını şöyle açıklıyor: “Rumelililer, efkarlı gördüklerine ‘enseyi karartma’ derlerdi. Yüz, zaten kararabileceği kadar kararıyordu, karanlık enseye de geçti mi, artık iflah olmak kolay değil.”

***

Öyle bir noktaya geldik ki, önem kazanmak, değerli olmanın; menfaatler, değerlerin önüne geçti. Okulda not, sınavda puan, hayatta para her şeyin önüne geçti. Mutluluk, sayı birimleriyle ölçülmeye başlandı. Peşinden koştuğumuz değerler sayılarla sınırlı kalmaya başladı. Ben-im çıkarım, ben-im kazancım her şeyin önüne geçti. Geriye sadece ‘ben’ kaldı, ‘sen’ yok oldu!

***

Baktık işler iyi gitmiyor, bozduklarımızı düzeltmek için okullara ‘değerler eğitimi’ dersi koyduk. Kaybettiğimiz değerleri yeniden bulmaya çalıştık. Değerler eğitimi müfredata eklendi, ders olarak gösterildi. Ancak bu ders sınavda sorulmadığı için ‘es’ geçildi, puan verilmediği için ‘pas’ geçildi.

***

Dostoyevski, ‘Mutlu olmanın iki yolu var; ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da olanaklarınızı zorlayacaksınız’ der. Biz, ne isteklerimizi azalttık, ne de olanaklarımızı zorladık! Kısa yoldan başarıyı hedefledik. Ancak bir şeyi ıskaladık; iki nokta arasındaki en kısa mesafeyi, hayatı ve onu değerli kılan unsurları ıskaladık.

***

Rahmetli Üzeyir Garih, yıllar önce Adana’da bir iş toplantısında şu konuşmayı yapar: “Hayat, havaya attığımız beş topla oynanan bir oyundur. Bu toplardan sadece bir tanesi lastik, diğer dört top ise camdandır. Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostluklarımızı ve benliğimizi temsil eder. Bu beş top içinde bir tek işimiz lastik bir toptur, düşürürsek zıplatabiliriz; ancak diğer dört top camdan yapıldığından düşerse kırılır, yerine konulamaz.

Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız. Oysa hepimiz, o lastik topu tutabilmek uğruna diğerlerini kırıp dökeriz. Dostlarınızı çantada keklik sanmayın, sıkıca asılın onlara; tıpkı hayata asıldığınız gibi, çünkü onlarsız hayat anlamsızdır.

Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın. Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu sakın aklınızdan çıkarmayın. Dün tarih oldu, yarın bir sır, bugünün kıymetini bilin.” Bundan daha güzel ‘değerler eğitimi’ verilebilir mi?

Yazarlarımızdan

11 Mayıs 2021, Salı 07:00
11 Mayıs 2021, Salı 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder