YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Öğrenciler, herhangi bir sınıfta çalışkanlar ve tembeller olduğu fikrini çabuk benimser. Zayıf öğrenciler, geometri problemlerinin kendi yeteneklerinin üstünde olduğunu peşinen kabul eder. Sukhomlynsky, tüm bu sorunlar üzerinde uzun süre kafa yordu. Bir çocuk kendisine güvenmeli ve gayretli bir çalışmayla kendi güçsüzlüklerinin üstesinden gelebileceğine, okulda başarının herkesin ulaşabileceği bir şey olduğuna inanmalıdır.

***

Yaşamında en önemli şeyin ne olduğu sorulduğunda, Sukhomlynsky şu cevabı verirdi: “Çocuklara olan sevgim.” Sukhomlynsky, öğrencilerine asla kötü not vermezdi. Öğrencileri beşinci sınıfa kadar hiç kötü not almadan gelirdi. Sukhomlynsky, çocukların bilgi noksanlığına saygı duyardı ve bu konuda son derece sabırlıydı. Bir yıl, hatta iki ya da üç yıl boyunca bir çocuk diğerlerine yetişemeyebilir; ama sorunun çözüleceği zaman mutlaka gelecektir.

***

Çocukların tümü matematik, fizik ya da kimyada başarılı olamayabilir. Her çocuk için, sabırlı olmak ve kendini bulacağı bir faaliyet alanı seçmek son derece önemlidir. Her çocuğun arkadaşlarını geride bırakacağı ve kendisini zeki ve güçlü hissedeceği en azından bir konu vardır.

***

Öğrencileriyle konuşmasını bilen bir öğretmen, zihinsel ve duygusal olarak etkileme becerisine sahiptir demektir. Öğretme sanatı, her şeyden önce konuşma ve duygulara seslenme sanatıdır. Okullarda, sonu çoğunlukla felaketle biten birçok anlaşmazlığa sebep olarak öğretmenin öğrencileriyle anlamlı bir şekilde konuşmadaki başarısızlığı gösterilebilir.

***

Çocuklar kızgınlık ifade eden sözlere ilgi göstermezler. Bu türden sözler onların duygusal zırhlarını delemez. Böyle bir durumda öğretmenin sözleri etkisiz kalır ve can sıkıcı birer ihtar olmaktan öteye gidemez. Bu çocuğun eğitilebilmesi için önce öğretmenin sözlerinin anlamını kavrayabilecek durumda olması gerekir.

***

Cezalandırma ya da ana babalara şikayet etme gibi katı yöntemlerden kesinlikle kaçınılmalı; bunun yerine, öğrencinin öğretmenlerini dinleme yeteneğinin geliştirilmesi yolunda çaba harcanmalıdır. Nasıl zayıf öğrencileri azarlamak yerine onlara daha fazla yardım etmesi gerekiyorsa, aynı şekilde derse dikkatini vermeyen ve dinlemekten aciz öğrencileri azarlamaktan da sakınmalıdır.

***

Dayak, öğretmenliğin utancı ve yüz karasıdır. Öğrenciler okuldaki kötü davranışlarını ve zayıf ders durumlarını babalarına bildirdiklerinde dayak yiyeceklerini bilirler. Öğretmenin, bir öğrencinin defterine “Çocuğunuzun hiçbir şey öğrenmeye niyeti yok, onunla ilgilenin” şeklinde bir not yazması, eve gittiğinde babasından dayak yemesi için çocuğun çantasına bir sopa koymaktan farksızdır.

Yazarlarımızdan

27 Kasım 2021, Cumartesi 08:07
27 Kasım 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder