Eğitimde eşitlik olur mu?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ohio State Üniversitesi’nden Sosyolog Prof. Douglas Downey, bölgeler arası eğitimin çocuklar arasındaki makası açıp açmadığını öğrenmek amacıyla bir çalışma yapıyor. Downey ve meslektaşları, ülkedeki 230 okulda 17 binden fazla öğrenciyi içeren bir araştırmaya imza atıyor. Çocuklara anaokulunun başında ve sonunda, birinci ve ikinci sınıfın tamamlanmasına yakın okuma testleri verilir. Bu testlerle çocukların üç okul döneminde öğrendiklerinin ve yaz dönemindeki sürecin gelişimlerine katkısı izleniyor...

***

Araştırma neticesinde dezavantajlı öğrencilere hizmet veren okullardaki çocukların, daha avantajlı okullardaki çocuklar gibi okuma puanlarını artırdığı gözlendi. Downey, “Bu çalışma tüm okullar eşit derecede iyidir demiyor. Ancak bulgular ‘iyi’ okulların hepsinin daha zengin bölgelerde, ‘kötü’ okulların da fakir bölgelerde yoğunlaşmadığını gösteriyor!

Bu çalışma, dezavantajlı çocukların öğrenme açığını kapatabildiğini ortaya koyuyor” diyor. Aslında ortada bir öğrenme problemi yok! Çocuklar eşit doğuyor, ancak bu eşitliği bozan; ya eğitim sistemi ya sosyal güvenlik sistemi ya proje çocuk seven mükemmeliyetçi yetişkinler ya da sürekli çocuk doğuran ebeveynler oluyor. Bazı çocukların yaşama zorlu şartlarla mücadele ederek başlaması sorunsalı var. Bazı çocuklar için her şey düşünülürken, bazı çocuklar ‘her şeyi düşünmek’ zorunda kalıyor!

***

Dezavantajlı çocuklar yaşama daha fakir ev ortamları ve mahallelerde başladığı için onların yarış çizgisi epey geriden başlıyor. Downey’e göre çocuklar, klasik düşüncenin aksine okula gittiklerinde açığı kapatmaya başlıyor. Bu noktada okullar da tamamen iyi-kötü olarak tanımlanmıyor. Dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara hizmet veren okullar, daha avantajlı çocuklara hizmet verenler kadar gerekeni yapıyor. Bu çocuklar arasındaki dengeyi okul dışı durumlar bozuyor.

***

Douglas Downey, okul yılı boyunca avantajlı öğrencilere hizmet veren okullar ile çoğunlukla dezavantajlı öğrencilere hizmet veren okullar arasındaki farkın esasen ‘sıfır’ olduğunu düşünüyor. Bu noktada sınav puanlarının okulların etkisini değerlendirmede adil bir yol olmadığını düşünüyor.

Çünkü resme biraz dışarıdan bakmak, okul dışı faktörleri de değerlendirmeye katmak gerekiyor. Downey, sonuçların dezavantajlı okullara yatırım yapılmasına gerek olmadığı anlamına gelmediğini, daha fazla yatırımla eşitsizliği azaltmada daha aktif bir rol oynayan okullar oluşturmanın mümkün olabileceğini vurguluyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder