Sadık Gültekin’le Doğru TercihKontenjanların azaltılması üzerine düşünceler...(2)

HABERİ PAYLAŞ

Kontenjanların azaltılması üzerine düşünceler...(2)

Türkiye’nin yükseköğretim politikası son çeyrek asırda, “her ile bir üniversite” yaklaşımıyla, yükseköğretime erişim oranlarını OECD ortalamalarına yaklaştırmayı hedefleyen bir genişleme stratejisi izledi. Bu dönemde üniversite sayısı 200’ü aştı, öğrenci sayısı ise milyonlarla ifade edilen seviyelere ulaştı. Ancak bu niceliksel büyüme, mezunların istihdam edilebilirliği, eğitimin niteliği ve diplomaların işgücü piyasasındaki etkisi konularında ciddi sorunları beraberinde getirdi. 2024 yılı itibarıyla YÖK, bu genişleme politikasının sürdürülemez olduğunu anladı ve “veri odaklı planlama” dönemini başlattı.

Haberin Devamı

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın beyanları, artık üniversite kontenjanlarının üniversitelerin taleplerine göre değil, ülkenin istihdam durumuna ve mezun izleme verilerine göre belirleneceğini gösteriyor. Bu yeni dönem, arz yönlü bir yükseköğretim yönetiminden, talep yönlü (işgücü piyasası talebi) bir yönetime geçişi simgeliyor. Yükseköğretim sistemine yapılan en somut müdahale, kontenjanların sayısal olarak azaltılmasıdır. Bu azaltım, genel bir küçülmeden ziyade, stratejik alanlara yapılan cerrahi müdahaleler şeklinde gerçekleşecek. Hukuk eğitimi, kontenjan politikalarındaki değişimin en net izlendiği alan olacak. Yıllardır hukukçu milletvekilleri, barolar ve akademisyenler tarafından dile getirilen “hukuk eğitiminde nitelik kaybı” eleştirileri, YÖK tarafından nihayet karşılık buldu. Bu politika, hukuk diplomasının değerini yeniden artırmayı hedefliyor. 

Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği, bu kararı “hukuk eğitiminde niteliğin artırılması ve avukatlık mesleğinin değerinin korunması” adına verilen mücadelenin bir zaferi olarak nitelendiriyor. Ancak kontenjanların azalması, üniversite sınavında bu bölümü kazanmayı çok daha zorlu hale getirecek, ayrıca KKTC ve vakıf üniversitelerinin en önemli gelir kalemlerinden birini ortadan kaldıracaktır. MEB’in öğretmen atama kapasitesi ile üniversitelerin mezun sayısı arasındaki devasa uçurum, bu alanda en sert tedbirlerin alınmasını zorunlu kıldı. “Atanamayan öğretmen” sorunu, bir krize dönüşmeden önce kaynağında çözülmeye çalışıldı.

Haberin Devamı

YÖK, MEB’in gelecek planlamalarını dikkate alarak, ihtiyaç duyulmayan alanlarda kontenjan açmamayı veya en az seviyede tutmayı hedefledi. Öğretmenliğe kaynak teşkil eden fen-edebiyat programlarında tarihi düşüşler yaşandı. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları yüzde 69, tarih bölümü kontenjanları ise yüzde 66 oranında azaltıldı. Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektöründeki yavaşlama ve teknik alanlardaki mezun enflasyonu, mühendislik kontenjanlarına doğrudan yansıdı. İnşaat mühendisliği yüzde 27, gıda mühendisliği yüzde 34 oranında azaltıldı. Vakıf üniversiteleri dahil olmak üzere mimarlık programlarında ciddi kısıtlamalara gidileceği açıklandı. Bu veriler, üniversitelerin sanayi ve piyasa gerçeklerinden kopuk bir şekilde mühendis yetiştirme devrinin kapandığını gösteriyor. Sağlık sektörü, istihdamın en yüksek olduğu alan olmasına rağmen, eczacılık ve diş hekimliğinde tehlike çanları çalıyor.

Haberin Devamı

Eczane açma kısıtlamaları ve özel sektördeki doygunluk, bu alanlarda da frene basılmasını gerektiriyor. Eczacılık bölümünde yüzde 24, diş hekimliğinde de yüzde 22 azalma yapıldı. Vakıf üniversitelerinin en popüler bölümü olan psikoloji de klinik yüksek lisans yapmadan mesleki yetkinlik kazanılamaması ve mezun enflasyonu nedeniyle 2026 planlamasına dahil edildi. YÖK’ün reform paketinin ikinci ayağını, öğretim modellerindeki yapısal değişiklikler oluşturuyor. Bu değişiklikler, örgün öğretimin kalitesini korumak ve açıköğretimin bir “diploma dağıtım mekanizması” olarak kullanılmasını engellemek amacıyla gündeme alındı. YÖK, 2024-2025 akademik yılından itibaren geçerli olmak üzere, açıköğretim sisteminde devrim niteliğinde bir değişikliğe gitti: Anadolu, İstanbul ve Atatürk üniversitelerinin açıköğretim fakültelerindeki belirli bölümlere “İkinci Üniversite” kapsamında kayıt yaptırmak isteyenlere 35 yaş sınırı getirildi (Devam edecek).

Sıradaki haber yükleniyor...
holder