N’olacak bu yükseköğretimin hali?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Times Higher Education (THE), üniversiteler hakkında haberler ve gelişmeleri bildiren Londra kaynaklı haftalık bir dergi. Birleşik Krallık’ta ve dünyada alanında önde gelen bir yayın. Dergi her yıl uluslararası saygınlığa sahip ‘Dünya Üniversiteleri Sıralaması’ yayınlıyor.

Bu sıralamada 92 ülkeden yaklaşık bin 400 üniversitenin öğretim, araştırma, bilgi transferi, yayın, atıf, uluslararası görünümdeki performansını ölçen dikkatle seçilmiş 13 özelliğe bakılıyor.

Sıralamada ilk 10’da 7 ABD, 3 İngiliz üniversitesi var. Oxford, 4 yıldır birinciliği kimseye bırakmıyor. ABD üniversiteleri ilk 200 içinde ağırlıklı yer alıyor. İlk 400’de hiç Türk üniversitesi yok! İlk 500’de 2, ilk bin içinde 11 Türk üniversitesi var. 2011'den bu yana ilk defa hiçbir Türk üniversitesi ilk 400 arasında yer almadı! 23 Türk üniversitesi ise ilk binden sonra sıralamada yer buldu. Üniversitelerimiz ya yerinde sayıyor ya da geriliyor! Şimdi gelelim işin ‘acı’ kısmına…

Brunei, Güneydoğu Asya’da Borneo adasında yer alan küçük bir sultanlık. Nüfusu yaklaşık 500 bin kadar. Yüzölçümü 6 bin kilometrekare. Bizim Isparta kadar nüfusu, Edirne kadar yüzölçümü var. Universiti Brunei Darussalam, sıralamada ilk 500 arasında yer alıyor!

Kıbrıs Rum Kesimi’nde 12 üniversite var. Kıbrıs Rum Kesimi’nin nüfusu 1 milyon 200 bin. Yüzölçümü 9 bin kilometrekare. Bizim Balıkesir kadar nüfusu, Elazığ kadar yüzölçümü var. University of Cyprus, Kıbrıs Rum Kesimi’nde bir üniversite. 1992 yılında 486 öğrenci ile akademik hayata atıldı. Şu anda ilk 500 üniversite arasında bulunuyor! Christopher Pissarides, bu üniversitenin bir öğretim üyesi, Nobel Ödülü sahibi! 2010 yılında ekonomi alanında Nobel Ödülü almış.

The University of Crete, Yunanistan’da bir üniversite. 1973’te kurulmuş, ilk öğrencilerini 78’de almış. 14 bin dolayında öğrenci mevcudu var. Sıralamada ilk 350-400 diliminde bulunuyor!

Ne yazık ki bu ülkenin ilk 400’de bir üniversitesi dahi yok! Durup bir düşünmek lazım, ‘neden böyle, sorun nerede’ diye. Ben, biraz kafa yordum şu sonuca ulaştım:

  • Üniversite sayısını artırmakla bu sorun çözülmez!
  • Sadece ‘ders anlatan’ akademisyenlerle bu sorun aşılmaz!
  • ‘Yüksek lise’ statüsündeki üniversitelerle bu iş yürümez!
  • Tercih döneminde ‘reklam çığırtkanlığı’ yapanlarla bu listede yer alınmaz!
  • Dizilere malzeme olan üniversitelerle bir yere varılmaz!
  • ‘En çok bursu biz veriyoruz’ ifadesini bilimsel çalışma sananlarla yola çıkılmaz!
  • Sürekli hukuk ve tıp fakültesi açarak, psikoloji bölümü kurarak yükseköğretim idare edilmez!

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder