2026 LGS, sözel bölümün genel olarak daha rahat geçtiği, sayısal bölümün ise zaman yönetimi açısından zorlayıcı olduğu bir sınav olarak geride kaldı. LGS’nin genel anlamda orta zorlukta bir sınav olduğunu söyleyebiliriz. Uzun ve dikkat gerektiren paragraf sorularıyla öne çıkan Türkçe, muhakeme ve analiz yeteneğini ölçen matematik ve çeldiricileri güçlü fen bilimleri belirleyici testler oldu. Sözel oturumda Türkçe testi, sınavın genel seçicilik düzeyini belirleyen temel alan oldu. Öğrenciler özellikle Türkçe testinin metin yoğunluğu ve çeldirici gücü nedeniyle zamanı ucu ucuna yetiştirebildiler. Diğer sözel derslerde de yüzeysel bilgi kullanımından ziyade kavramsal derinlik ve analiz yeteneği ön plana çıktı.
Sayısal oturumda yer alan 40 soru için adaylara tanınan 80 dakikalık süre, özellikle işlem yoğunluğu yüksek matematik soruları nedeniyle öğrenciler üzerinde baskı oluşturdu. Fen bilimleri soruları ise deneysel kurgular ve fen okuryazarlığı yüksek öğrencileri seçmeye yönelik yapısıyla dikkat çekti. Özellikle Türkçe testinin zaman yönetimi ve çeldirici yoğunluğu bakımından yarattığı baskı, sayısal oturumdaki matematik testinin işlem karmaşıklığı ile birleşerek adayların performans sınırlarını biraz zorladı. Türkçede 2-3 soru seçici özellikteydi, ayrıca bazı sorularda çeldiricilerin güçlü olduğu görüldü. Sözel bölümde Türkçe, sayısal bölümde de matematik sınavın kaderini belirleyen testler olacak.
Sınavın bütününde MEB tarafından yayımlanan örnek sorular ile tam uyum sağlanmış olsa da, soruların kurgulanış biçimi, bilgiyi doğrudan test etmekten ziyade üst düzey okuma-anlama, eleştirel düşünme ve disiplinler arası muhakeme yeteneğini ölçecek şekilde tasarlanmış. Matematik testinde, üst düzey düşünme ve akıl yürütme becerilerini sorgulayan sorular bulunuyordu. İşlem becerisinin yanı sıra çok yönlü analitik düşünme gerektiren, görselleri yoğun ancak soru metinleri sade tasarlanan, çok aşamalı analiz gerektiren sorular vardı. Sınav genelindeki 20 sorunun 6 tanesi temel düzeyde işlem becerisi gerektiren nispeten kolay sorulardan oluşurken, geri kalan 14 soru muhakeme gücü gerektiriyordu. Fen bilimleri soruları, metin ağırlıklıydı. Güçlü çeldiriciler nedeniyle öğrencilerin dikkatini ölçen, eleyici bir testle karşılaştık. Deneysel düzenekler, günlük yaşamdan bağlamlar, tablo ve görsellerle desteklenen soruların bu yıl da ön planda olması dikkat çekti.
Genel olarak sorular, müfredata hakim, yorumlama yeteneği gelişmiş ve dikkatli çalışan öğrencilerin emeklerinin karşılığını alabileceği nitelikte hazırlanmış. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testinde, bilgi ağırlıklı 1-2 soru bulunuyordu. Kavramsal bilgiyle tarihsel olaylar arasında bağ kurma ve çıkarım yapma yeteneği ön planda tutulmuş. Öğrencilerin, yerzaman algısı ve kronolojik akış takip becerilerinin üst düzeyde sınandığı görüldü. Sorularda neden-sonuç ilişkileri üzerinden tarihsel çıkarımlar yapılması hedeflenmiş. Yalnızca temel bilgiye sahip olmanın yeterli gelmediği, bu bilgilerin tarihsel olaylar üzerinde aktif biçimde kullanılmasını gerektiren bir sınav yapısı söz konusuydu. Din Kültürü testinde; müfredata ve MEB örnek sorularına uygun, okuduğunu anlama ve yoruma dayalı sorular bulunuyordu. Bilgi gerektiren 1-2 soru vardı. Günlük hayattan ve genel kültürden esintiler taşıyan sorular dikkat çekti. Okuduğunu anlama ve ayet-hadis yorumlama becerilerini temel alan orta zorluk düzeyinde bir yapı sergilendi. Bazı soruların doğrudan kavram bilgisine dayanması sebebiyle, hazırlık sürecinde kitap okuma alışkanlığı zayıf olan öğrencileri zorladığı dikkatlerden kaçmadı. İngilizce testi, geçmiş yıllardaki LGS standartlarına uygundu. Genel olarak orta düzey bir dilsel yeterlilik ölçülüyor gibi görünse de, birbirine yakın kurgulanan çeldiriciler dikkat çekti.
