Sınavlar sadece öğrencileri ölçmüyor!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Adayların testlerde gösterdiği başarı, ölçme-değerlendirme kalitesi hakkında bilgi verdiği gibi, Türkiye’deki ortaöğretimin çıktıları hakkında da önemli bilgiler veriyor. İstatistik kurallarına göre sınav sonuçlarının ‘çan eğrisi’ oluşturması gerekir.

Bu durum, çok başarılı ve çok başarısız adayların sayısının az, orta düzeyde başarılı olan aday sayısının yüksek olması anlamına gelir. Gerek üniversite sınavlarında, gerekse lise giriş sınavında sözel test sonuçları, beklenen dağılıma uygun sonuçlar veriyor; ancak sayısal testlerdeki dağılım, istatistik kurallarıyla çelişiyor ve bu kurallara uymuyor!

***

Sayısal testlerdeki dağılıma baktığımızda, çok sayıda adayın başarısız, az sayıda adayın başarılı olduğunu görüyoruz. Matematik ve fen bilimleri testlerinde adayların çok düşük netler çıkarması ve çok düşük puan aralığında sıkışması, bu iki alanda büyük sorun yaşandığının bir göstergesi olarak düşünülebilir.

YKS ve LGS sonuçlarının birbiri ile örtüşmesi, bu yaklaşımın sadece bir iki yıllık verilerle sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Yıllara göre YKS sonuçlarını incelediğimizde, matematik testinde yaklaşık 500 bin, fen bilimleri testinde de yaklaşık 1 milyon adayın doğru sayısının sıfır ve sıfırın altında olması, bu derslerdeki başarısızlığın ne büyük boyutlarda olduğunun bir göstergesi.

Bu yıl, 1 milyona yakın adayın YKS’de fen sorularına bakmaması, bu sorularla uğraşmaması olayın bir başka boyutunu gözler önüne seriyor. İşin ilginci, yıllar geçtikçe bu sonucun iyileşmediğini ve daha da vahim bir boyuta vardığını görüyoruz.

***

Sayısal alanlarda istatistik kurallarıyla uyuşmayan sonuçlar, ne yazık ki uluslararası sınav sonuçlarıyla uyumluluk gösteriyor. Dünyada kabul gören PISA ve TIMSS gibi uluslararası çapta ‘bilgi yoklama’ sınavlarının sonuçları ve OECD ülkelerinde uygulanan uluslararası değerlendirmelerdeki sonuçlar, bizim üniversite ve lise giriş sınavlarıyla neredeyse tam örtüşüyor.

14-15 yaşındaki Türk öğrencilerin başarısı, bu sınavlarda son sıralarda yer alıyor. PISA sınavlarında Türk öğrencilerin yarıya yakınının matematik performansı en düşük düzeyde oluyor. Okuduğunu anlama testinde de aynı başarısızlıkları görmek mümkün.

Öğrencilerimizin girdiği YKS, LGS ve uluslararası alanda yapılan TIMSS ve PISA sınavlarından elde edilen sonuçların ve dağılımların anlamı şudur: Türk eğitim sistemi, ancak küçük bir azınlığa nitelikli bir eğitim veriyor, milyonları kapsayan çok geniş bir öğrenci kitlesine de ‘sepet koluna, herkes yoluna!’ diyor...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder