Dünya genelinde 350 binden fazla firma, yapay zeka kullanıyor. 2024 yılı verilerine göre şu anda dünyada yaklaşık 70 bin firma yapay zeka geliştiriyor. Herkes yapay zekanın büyüsüne odaklanıyor ama kimse, bu teknolojinin harcadığı enerji ve su kaynaklarını hesaba katmıyor. Yapay zeka, suya aç bir teknoloji. Hem soğutma hem de kullandığı elektrik için suya ihtiyacı var. ChatGPT ve benzeri veri merkezlerinin bu kadar fazla miktarda su tüketmesindeki temel neden, sunucularda oluşan ısı problemi. Çok fazla miktarda elektriğe ihtiyaç duyulması ve bu elektriğin sürekli olarak ısı üretmesi, veri merkezlerindeki yüz binlerce sunucunun ısınmasına neden oluyor. Sunucuları soğuk tutmak için kullanılan soğutma sistemleri ise su ile çalışıyor. Google’ın veri merkezleri, Türkiye’nin tüketiminin üçte biri kadar su harcıyor. Ayrıca kullanılan suların hemen hemen tamamı içilebilir sudan oluşuyor. Yapay zeka uygulamalarında durum daha da vahim! Yapay zeka sorguları, internetteki normal aramalardan çok daha fazla bilgi işleme gücü gerektiriyor.
Örneğin ChatGPT sorgulamaları, Google’daki bir aramanın yaklaşık 10 katı daha fazla elektrik kullanıyor. Yapay zekaya olan talebin yükselmesiyle birlikte, su kullanımının 2030 itibarıyla ikiye katlanacağı düşünülüyor. Sadece ChatGPT’nin günlük 13 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor. Bu kullanıcılar günde ortalama 15 arama yapıyor. Yani ChatGPT üzerinden günde 200 milyona yakın çıkarım yapılıyor. Google, 2022’de 21 milyar litre, 2023’te 21 milyar litre, 2024’te ise 22.7 milyar litre su tüketimi yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “Çevresel Göstergeler” başlıklı internet sitesindeki verilere göre, Türkiye’nin 2022’deki su tüketimi 63 milyar litre. Buna göre sadece Google, yıllık bazda Türkiye’nin üçte biri kadar su tüketiyor.
Yapay zeka modellerinin ‘su ayak izi’ görmezden gelinemez. Su ayak izi, küresel su sorunlarıyla mücadeleye yönelik kolektif çabaların bir parçası olarak öncelikli ele alınmalıdır. Yükselen yapay zeka uygulamalarıyla su kullanımının daha da artacağı şimdiden söylenebilir. ChatGPT ve benzeri büyük dil modellerinin yanıtladıkları her 20 ila 50 soru için yaklaşık yarım litre su harcadıkları tespit edildi. Dünya genelinde ChatGPT ve benzeri büyük dil modellerinin kullanıcı sayısının gittikçe arttığı düşünüldüğünde yarım litre suyun toplamda ulaşabileceği miktarı ve çevre için oluşturabileceği tehlikeyi tahmin etmek hiç de zor değil. Birçok farklı görev için kullanılan yapay zekanın, günlük 148.2 milyon litre su harcadığı tahmin ediliyor. Yapay zeka uygulamalarının su tüketiminin yanı sıra doğaya karbon salımı da ciddi boyutlarda.
Küresel nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı yani 4.66 milyar aktif kullanıcısı ile internet, yılda 1.6 milyar ton sera gazı emisyonundan sorumlu. ChatGPT, yılda 8.5 ton karbondioksit salıyor. ChatGPT, sayfa görüntüleme başına yalnızca 1.6 gram karbondioksit üretiyor. Bireysel etkileşimler mütevazı gibi görünmesine rağmen, aylık 165 milyon kullanıcısı düşünüldüğünde, bu durum önemli bir etkiye neden oluyor. Yapay zekanın karbon emisyonlarının arkasında, giderek artan miktarda enerjiye ihtiyaç duyan veri merkezi altyapısı bulunuyor. Güç kullanımındaki artış, sürekli olarak düzenli işletme koşullarını sağlama ihtiyacından kaynaklanıyor. Yapay zeka uygulamalarının karbondioksit emisyonlarını yükseltmesiyle küresel ısınmanın etkileri daha ciddi bir şekilde hissedilecek. Dolayısıyla karbon salımı, aşırı enerji ve su tüketimi yapay zekanın çevresel sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor!
