Çıkışı Bulan Var mı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Artık Covid19’la yaşamayı öğrendik…

Yapmamız gerekenleri, korkmamız gerekenleri, önlemleri…

Ama işler ilk vaka açıklandığında pek de böyle olmamıştı,

Korkunç bir bilinmezlik, tam kapanmalar, seyahat yasakları, kapana sıkışmış insanlar…

Kapana sıkışmanın başrolünü oynayan insanlardan ikisi de TRT eski haber müdürü Aydoğan Kılınç ve eşi Dr. Nejla Kılınç’tı. 

Almanya’nın Kassel şehrinden iki çocuklarından uzak, derin bir bilinmezlik ve astımla küçücük bir odaya tüm kaygıları, gözyaşları, tedirginlikleriyle sıkışmışlardı…

Çocuklarından binlerce km ötedelerdi ve ne yapacaklarını bilemiyorlardı…

Kaygıyla baş etme yolları aradılar, ilk yolu kendilerinin bu kaygıda yalnız olmadıklarını düşünmekti…

Sosyal medyanın gücüyle “Çıkışı bulan var mı?” diye sordular ve gelen tüm mesajlar bir terapi niteliğindeydi, karşılıklı terapi…

O zamana kadar herkes Covid19’un bilimsel kısımlarını ya da yasaklarını konuşuyordu, kimse duygulardan bahsetmiyordu. Tüm bu insanlar ne hissediyordu? İşte gelen mesajlarla hissettikleri konusunda yalnız olmadıklarını anladılar. Bir Youtube kanalı açtılar, orada gelen mesajları isim vermeden okuyup paylaşmaya, duyguları konuşmaya başladılar. Kanal ilgiyle izlendi. 

Sonra Nejla Hanım “neden bunu bir kitaba dönüştürmüyorum ki?” dedi ve bilgisayarın başına geçti. Kitabı yazmıyor adeta yaşıyordu, bazen duruyor biraz ağlıyor, düşünüyor sonra yeniden devam ediyordu o daracık odada. Hiç bilmedikleri bir ülkede, evlatlarından uzak bir odaya sıkışmış bir astım hastasının satırları dolduruyordu sayfaları. 

Kitapta anlatıyordu, market alışverişlerini yapan kişiye çekingen davrandıklarını belki de ilk kez birine bu kadar muhtaç olmuşlardı. Para mı? Ne önemi vardı ki gözle görülmeyen bir virüsle tüm önemini yitirmişti. Oysa ne büyük hayallerle gelinmişti Kassel’e oğulları burada okuyacak Nejla Hanım ise üniversitede hocalık yapacaktı. Şimdi tüm hayaller yarımdı, tek istenilen sağlıkla ülkelerine ve evlatlarına kavuşmaktı. Nejla Hanım Covid19’la birlikte hayatı sorgulamaya başlamıştı, zamanı ne kadar hunharca kullanıp harcadığında yakınıyordu kitabında, daha dolu daha fark ederek yaşamalıydı ona göre…

Çıkışı Bulan Var Mı? Adlı kitabında hislerini şöyle anlatıyordu;

“Sonsuz evrende devasa bir sekoya ağacının dibindeki karınca gibisin… Her an üzerine basılıp yok olacaksın… Ölümsüz gibisin ya! Değilsin, acizsin, çaresizsin. Böyle mi anlamlıydın? Yabancısın bütün düşüncelerine, duygularına, sevdiklerine, kızdıklarına, küstüklerine, kendine. Yokmuş gelecek diye beklediklerin, bir yerden gelip yok ediverdi beklenmeyenler…”

Ben ilk kez bir kitabı okumadım. Kitabı açtım ve o kendini anlatmaya başladı bana. İçimdeki tüm hisler oradaki cümlelerle kulağıma okunmaya başlandı. Kitap konuştu, ben dinledim… Bitmesin istedim ama pek çabuk bitiverdi satırlar, sayfalar… Ne deyim ruhuna, kalemine sağlık Nejla Kılınç. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder