"Çocuk istismarcılarının çoğu en yakınındaki kişiler"

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İki gün önce UCİM Derneği Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan’la bir canlı yayın yaptım. Konumuz çocuk istismarı ile mücadeleydi. 

Saadet Öğretmen’le tanışmalarından başlıyor. “İstismar deyince o zamanlar aklıma maddi durumu iyi olmayan çocuklar gelmişti, başka ne gelebilirdi ki, onlar sadece çocuk. Anlattıklarından çok sarsılmıştım.” 

Anlatıyor Yücel Bey, çocukların yaşadıklarını, psikolojilerini, korkularını…

Ellerim titriyor anne olarak, eğitimci olarak en önemlisi insan olarak…

Yetişkin bile yüzleşemezken istismarcısıyla 6-7 davada istismarcısının yüzüne baka baka yaşadıklarını anlatmak zorunda bırakılan 5-6 yaşlarındaki küçük kalpleri anlatıyor… 

 “Onların gözündeki korkuyu görüyoruz, yaşadıklarının korkusunu, tekrarlar mı korkusunu…” diyor…

Devam ediyor o devam ettikçe benim ellerim terliyor, nefesim daralıyor…

“İstismarcıların çoğu en yakınındaki kişiler, kuzenler, amcalar, dedeler…” 

İnsan dedesine güvenemezse, babasının güvenli kollarında bulamazsa huzuru, kimde bulabilir, kime güvenir ki bir daha?

Annesinin omzunda ağlayamazsa, anne eliyle kapatılırsa dudakları, konuşmaması için kimden yardım isteyebilir ki? 

“Çocuk susar, sen susma” sloganını eleştiriyor, haklı…

“Çocuk konuşur, UCİM yanında olur, toplum yanında olur” diyor…

Öyle alışmışız istismara uğrayanı susturmaya, ötekileştirmeye, hayallerini, geleceğini çalmaya…

“Bitti bu düzen, biz istismara uğrayanların yanındayız, avukat ordumuzla, psikologlarımızla, eğitmenlerimizle biz varız” diyor…

Ekliyor; “Önleme merkezleri kuracağız, köy köy dolaşıp insanları eğiteceğiz, anlatacağız” 

Eğitmek, önlemek, çare bulmak ne değerli sözcükler kullanıyor art arda…

İdam demiyor mesela, biliyor zihinleri idam edemeyeceklerini…

Zihinler yalnızca eğitilir, ehlileştirilir…

Google’da çocuk pornografisi aramada ilk sıradayız şimdi kimi idam etmeli? 

Karşı komşuyu mu?

Kuzenlerini mi? 

Babanı belki de ya da aşık olduğun eşini…

Kimse konduramıyor, yakıştıramıyor ama “enter” a basılıyor ve aranılıyor o sapıklıklar bunu kimse açıklayamıyor…

Kimsenin çocuğunu öpmeyin yahu, almayın kucağınıza, ebeveyni bile olsanız o istemiyorsa dokunmayın, sarılmayın…

Sarılmayın ki kendi kararını kendi verebileceğini bilsin, zorla biri ona sarıldığında bağırabilsin…

Mahremiyet eğitimi önce evde başlar, sınırlarını önce evde öğrenir…

Yücel Bey’in de dediği gibi “Kimsenin çocuğu sizin sevginize ya da kucaklamanıza muhtaç değil, dokunmayın çocuklara” 


Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder