Demet Işıl Yılmaz: Mecburiyetsiz yaşayın, başka hiçbir şeye gerek yok

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

31 yaşında lenf metastazlı meme kanserine yakalanan ünlü müzik prodüktörü Metin İlhan’ın kızı Youtuber Demet Işıl Yılmaz günden güne iyileşerek mutlu sona yaklaşıyor.

Tedavi sürecini tamamladın mı? 

Maalesef hayır. Kanser, 'tamam tedavi oldum bitti' bir hastalık değil, ben de yeni öğrendim. 5 sene daha ağızdan kemoterapi ve iğneyle hayatıma devam edeceğim. Çok şükür aylık kontrollerden 3 aylık kontrollere geçtik.

Bununla ilgili bir video çektin ve ben dahil herkes tarafından ilgiyle izlendi, paylaşıldı. İnsanların ailesinden biri olarak görülmen sana ne hissettiriyor? 

Hastalıklar, boşanmalar, ayrılıklar, üzüntülü haberler ve içerikler aslında insanların gözünü kapatmak istediği şeyler. Bunlardan birini yaşayıp beni böyle sahipleniyor olmaları, beraber ağlayıp beraber gülmemiz gurur ve mutluluk verici. Neysem o olduğum bir işimin olması da çok büyük şans. 

Çağlayan Adliyesi adında Instagram'da soru-cevap yapıyorsun. Sana günümüzün Güzin Ablası diyebilir miyiz? 

Dijitalin Seda ablasıyla, geleneksel Güzin abla karışımı bir Demet abla çıktı ortaya. Çok şaşkınım, hatta çoğu zaman ‘Bu soru bana neden soruluyor?‘ diyorum ama hoşuma da gidiyor. Arkadaş ortamlarında hep ilişkiler konusunda akıl veren, "Saçmalama kızım" diyen, "Seviyorsan ara, ayrılacaksan ayrıl" diyen patavatsız ama dürüst yakın arkadaştım. Şimdi neredeyse milyonların ablası oldum. En çok izlenen story'lerim pazar geceleri Instagram'da, adını ‘Çağlayan Adliyesi’ koyduğum soru-cevaplar. Doğrum neyse onu konuşuyorum. Bazen kırıcı bile olabiliyorum ama geri dönüşü çok güzel. Özellikle Instagram gibi herkesin kendini mükemmel gösterdiği bir platformda hepimiz aynı şeyi yaşıyoruz hissinde buluşmak çok değerli.

Bazen “Bazı düşüncelerimi kendime saklamalıyım” diyor musun? 

Demiyorum ama eşim diyor. Çünkü cevaplara bakılınca benden de bir boşanma beklentisi var. Oysa ben acısıyla tatlısıyla evliliği yansıtıyorum. Şovsuz evlilik garip karşılanıyor Instagram'da.

Hepimizi çok heyecanlandıran harika bir haber paylaştın. Bir kitap yazdın ve bu kitap pazar günü satışa sunuldu. Konusu nedir?

Heyecanım çok büyük. 3 kere yazdım kitabı. Yazdık yazdık sildik, yolda bir sürü şey değişti, onları ekledik, çok şükür en sonunda hastalığı anlatmayan, okuyan herkesi mecburiyetlerinden arındıracak bir rehber ortaya çıktı. Palmiye olmayı anlattım ben kitapta, çünkü en güçlü ağaç, gelen rüzgarlara doğru eğilip yıkılmayan palmiyeymiş. İnşallah bundan sonra herkes rüzgarını kabul eder. 

Kitabı yazarken çekincelerin oldu mu?

Benim acılarım bir sürü kadının ışığı oldu. 1.357 kişi videomdan sonra teşhis aldı ve erken tedavilerine başladılar. Bu kitaptan sonra da binlerce kadın hasta olmayarak yaşayacak. Hiç çekinmedim, keşke daha çok yazabilseydim ama insanım, belli bir yere kadar açılabiliyorum.

Kitabı yazarken en zorlandığın şey neydi?

Bir son hayal ettim. O sonda ben ve aynı süreçleri yaşayan değerli arkadaşım sunucu Dilay Kemer'le bu kitabı kutlamak, hayata, işlerimize kaldığımız yerden devam etmek vardı. O son olamadı. Arkadaşımı kaybettim. O kısmı değiştirmek zorunda kaldım. Çok zorlandım. 

Neden “Mecburiyetsiz”? 

Tedavi sürecimde doktorlar bana hiç saat belirlemedi. Kemoterapiye şu saatte gel, bu saatte burada ol gibi mecburiyetlerim olmadı. Hep esnek zaman diliminde yaşadım. Bir sabah teste girmem gerekiyordu, "8’e kadar burada ol" dediler. O gün telefonuma alarm kurmak için girdiğimde nereden yapıldığını bulamadım, alarm nasıl kurulur onu bile unutmuşum. "Mecburiyetlerin yok Demet, ne güzelmiş" dedim, "Mecburiyetsizim" diye bir yazı yazdım. Tüm takipçilerim, "Bundan sonraki hayat mottomuz" dedi ve adı öyle çıktı. 

Kitabın kapağında anahtar resmi var ve altında “Kazanmanın anahtarı yapmak zorunda kalmadıklarındadır” yazıyor. Burayı bize biraz daha açar mısın? 

Zayıf olmak için az yemelisin, sağlıklı olmak için çok iyi beslenmelisin, eğer İstanbul’da veya herhangi bir yerde iyi yaşamak istiyorsan çok çalışmalısın vb… Bunların hepsi ben ve benim gibi herkesin yapmak zorunda kaldığı şeyler. Ben bunların hepsini yaptım ama kaybettim. Sağlığım gitti. İlk defa hayatımda zorunda kaldıklarımı bıraktım. Kazandım. Kitabın önsözünde bir cümle var; Destek Yayınevi'nin benim için yazdığı bir söz: "3,5 yaşında bir oğlu ve bileğinin hakkıyla kazandığı zaferleri vardır." Ben kendi hayatımı kazandım, herkese nasip olmaz.

Son olarak kanser hastası olan veya atlatmış kişilere önerilerin nelerdir? 

Mecburiyetsiz yaşamaları… Başka hiçbir şeye gerek yok.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder