Farkındalık mı? Ne farkındalığı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Tuhaf bir ülkede yaşıyoruz doğrusu.

Önce her olgunun içini boşaltıyoruz, daha sonra da farkındalık haftaları için etkinlikler düzenliyoruz.

Kanser olan insanlara tedavileri için izin vermiyoruz; sonra tutup Meme Kanseri Farkındalık Haftası için pembiş kurdeleler takıp hayat kurtarıyoruz.

Çocuklarımız okulda simit savaşı yaparken, açlık sınırının altındaki ülkeler için bağışlar düzenliyoruz.

İnsanları önce işten çıkarıp ekmeğe muhtaç hale getiriyor; sonra bağış geceleri düzenliyoruz.

Su tabancalarıyla Afrikalı çocukların ruhunu ıslatan çocuklarımızı unutup temiz su kuyusu açtırmak için çabalıyoruz.

Çalıştığım bir okulda derste bir gün, “Ayakkabısı olmayan çocuklar var” demiştim.

Bir öğrencimden “Uff öğretmenim, amma attınız! Ayakkabı alamayacak kadar fakir bir insan mı olur?” cevabını almıştım.


Dünya ile ilgisi olmayan nesiller

Öğrencime kızmıyorum.

Onu hayata karşı bu kadar vurdumduymaz yetiştiren ailesine kızıyorum.

Kendi dünyasından başka hiçbir dünya ile ilgisi olmayan nesiller yetiştiriyoruz.

Başa gelmeden umursanmayan farkındalık haftalarını bir cümleye sığdırıp “like” topluyoruz.

Çocuğunuz disleksi olan sınıf arkadaşıyla dalga geçerken, sizin Disleksi Farkındalık Haftası paylaşımınız ne kadar samimi olabilir? 

Orman içinde bir sitede otururken fidan bağışı yapmak vicdan rahatlatma çabasından başka bir şey değil; çünkü manzaranızda kahvenizi yudumlarken binlerce nefesi çaldınız.

Resmi tatillerde saldırırcasına alışveriş merkezlerine gidip 1 Mayıs’ta isçiyi savunduğunu söylemek lafügüzaftır.

Hala psikiyatriste gitmeyi kabullenememişken Dünya Ruh Sağlığı Günü’nü paylaşıyoruz; sanki hepimiz çok sağlıklıymışız gibi acıyan sözler yazarak...


Mükemmelmiş gibi görünmeyi bırakın

Yeni oluşmuş bir deyim var: Klavye şövalyeliği.

İşte bu şövalyeliği yapmak yerine icraata geçmek, kişilere ve toplumlara daha büyük kazanç sağlar.

Toplumun farkındalığını geliştirip ahlaki yapısına katkıda bulunur.

Önceden “Yaptığınız iyilikler saklı kalsın” denirdi; şimdi ise yapılmayan iyiliklerin havası atılıyor.

Kısa ve öz bir yazı paylaşmak yerine, günün anlamına uygun bir faaliyet paylaşmak düşüncelerinizi etkili kılar, sizi takdir edilen kişi yapar.

Mükemmelmiş gibi görünmeyi bırakın.

Günlük yaşantınızda içselleştiremediğiniz durumlar için sosyal medyada düşünce reformları yapmış gibi gururlanmaya gerek yok.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder