YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Estetikten yoksun bir milletiz vesselam…

Bahsettiğim şey dolgunuz, botoksunuz değil; onlar tam çok şükür…

Benim estetikten kastım, yaşamdaki estetik…

Taşından, toprağından güzellik fışkıran bir memleketiz…

Elimiz değmese ne güzel bir memleket olacakmışız…

Metropolünden köyünden zevksizlik, bakımsızlık akıyor…

Yeşillikler içinde inşa ettiğimiz o köy evleri de ne yahu?

Kömürlüğü ayrı felaket, bahçesi ayrı bakımsız, yollar desen çamur yuvası…

Peki ya metropoller? Bir bana mi itici geliyor o aynalı, kullan at bardak misali dikilen gökdelenler?

"Minimalist" adı altında modern yaşamın sığ mobilyaları bir beni rahatsız ediyor sanırım…

Her şey ne kadar fabrikasyon oldu…

"Moda" adı altında aynılaşmış insanlar, ucu sivrilmiş fönler…

Peki bunca estetiksizliğin içinde hala bir yerlerde geçmişin estetiği varken restore etmek de ne?

Bırakın yıkılsın ama badanayla boyamayın binlerce yıllık tarihleri…

Bırakın eski görünsün ama beton dökmeyin 12 bin yıllık Hasankeyf’e…

“Avrupa turist nasıl çekiyor?” sorusunun cevabını aradık durduk senelerce…

Daha iyi hizmet mi?

Daha çok şebeklik yapan millet mi?

Yanan tabaklarda gelen meyveler mi?

Hayır; olanı korumak!

Avrupalı hiçbir şey yapmıyor turist çekmek için…

2 bin yıl önce atalarının yaptığı yerlerin meyvesini yiyorlar hala. Bu kadar…

Olanı korumak bu kadar zor mu yahu?

Yazarlarımızdan

08 Ağustos 2020, Cumartesi 08:28
08 Ağustos 2020, Cumartesi 08:12
08 Ağustos 2020, Cumartesi 08:06
08 Ağustos 2020, Cumartesi 08:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder