Yerinde ve zamanında eğitim

13 Kasım 2019, Çarşamba 11:28
AA

Okullarda günde 8 saat eğitim veriliyor.

Birçok derse peş peşe giriyor çocuklar.

Deney yapıyorlar, etkinlik yapıyorlar, seramik boyuyorlar, turşu bile yapıyorlar artık.

Peki erdemli olmayı hangi derse sığdırıyoruz? Görgü kurallarını? Öfke ile başa çıkmayı? Hayatın gerçeklerini? 

Maalesef böyle bir ders yok yönetmelikte.

Okullarda görgü kurallarına diretme deniyor.

Yeni ekol ise, çocuğu hayatta tek kendi varmış gibi yetiştirmek.

Özgüveni çok yüksek diye tanımladığımız çocuklar “merhaba”kelimesinin seslerini bütünleştiremiyor, dünya vatandaşı diye tanımladığımız çocuklar kendi dünyalarında bile sorunlarını çözemiyor.


7 yaşında tuvalet eğitimi almamış çocuklar...

Yeni birinci sınıf aldığım dönemde, aileleri eğitimli çocukları okutacaktım ve her şey aile ile ahenk içinde ilerleyecekti.

Durum hiç de öyle olmadı.

7 yaşındaki çocuklar tuvalet eğitimi almamışlardı.

Yaşadığım problemler içler acısıydı.

Çoğunluğu tuvalet eğitimini bilmiyor ve ellerini yıkamıyordu. Hepsi ile tek tek ilgilenmek gerekiyordu.

Şaşırmıştım.

Öyle ya; tuvalet eğitimi iki yaşında verilmiyor muydu?

Tuvalet eğitimi için paralar ödenip psikologlar, pedagoglar dolaşılmıyor muydu?  

Bu çocuklar 3 yaşından beri kreşe gitmiyorlar mıydı?

Bunca sene aileleri bu kadar önemli olan bir şeyi nasıl umursamazlardı?

Birkaç aile ile görüşüp problemi anlattığımda, karşımda gülen “Öyle, bilmiyor pek” diye pişkin sözler duydum.

Çocuklarını kırmamak için onu bu konuda zorlamıyorlarmış.

Velilerim tuvalet eğitimi için çocuklarını zorlamamış, o ellerle yemek yemelerine izin vermiş ve bunu çocuğun öz güvenini kırmamak adına yapmışlar!

Bu özgüven olgusu nereye varıyor, ne zaman dur denilecek bilmiyorum.

Ama bir “y kuşağı” olarak ellerimi yıkamam söylendiğinde, hiç demoralize olmamıştım.


Dahası var

İlk okul günüm bu şokla da bitmedi.

Yemekhanede kaşık tutmayı bilmeyen öğrenciler yemek yiyemedi.

Birbirlerine ekmek fırlatan, yemeğin tamamını üstüne döken bireylere bu en önemli eğitimleri nasıl verecektim?

Ayakkabı bağlamasını öğretmedikleri çocuklarına bağcıklı ayakkabı alıp “Açılırsa 550 kez öğretmenine bağlatabilirsin” denmişti ki, yerden kalkamıyordum.

Bu dahi neslin bizden daha zeki ve becerikli olmaları gerekmiyor muydu?

Sonuçta bilgiye en kolay onlar ulaşıyordu, ellerinde tabletle doğuyorlardı.


Hayatı sadece izlemesin, bırakın yaşasın

J.J.Rousseau “Emile” adlı kitabında,“ Biz çocuklara hakim, asker, doktor olmayı değil yaşamı öğretmeliyiz. Meslek sahibi olmaktan önce insan olmayı öğrenmeliler. Çocukları nasıl koruyacağımızı öğretmekten ziyade, onlara kendisini nasıl koruyacağını, hayal kırıklıklarıyla felaketler karşısında nasıl güçlü duracağını, üzüntüden uzak tutmak yerine, ona hissetmeyi öğretmeliyiz. Çocuklar bizden daha güçlü varlıklardır. Siz onun düşmesine küçükken izin vermezseniz, büyüyünce daha çok yaralanacaktır" der.

Eğitim konusunda kendimizi yetersiz görmeliyiz; çünkü bu sözler 1762 yılında yazılmış.

Yaklaşık 260 yıl önce yazılmış çocuk gelişim kitabı kendimizi sorgulamamıza sebep olmalı.

Daha yakın tarihe bakacak olursak; işte Köy Enstitüleri kusursuz bir eğitim platformu...  

Öğrenciler hayatın tüm gerçekliğinden haberdar, bilgi timsali bireyler olarak mezun olmaktaydılar.

Tarım çalışmalarını sadece kitaplardan değil, topraktan öğrenen bireylerden “Domates ağaçta yetişiyor, değil mi öğretmenim?” diyen bireylere uzanan bu yolculuk pek de iç açıcı sayılmaz.

Çocuklarınıza öğrettiğiniz şeyleri yerinde ve zamanında öğretin.

Soyut bilgiler, somut dönem çocukları için geçici ve anlamsızdır.

Dürüst olmanın, çocuk için hiçbir anlamı yoktur.

İyisi mi siz onun yanında hiç yalan söylemeyin.

Düşmesine izin verin ki, kalkmayı da öğrensin.

Sosyal çevresini siz altın tepside sunmayın, kendisi emek harcasın dostluklar edinmek için.

Kırılsın; yoksa kırıklarını tamir etmeyi öğrenemez.

Problemlerle karşılaşsın ki çözümü de bulsun.

Hayatı sadece izlemesin, bırakın yaşasın.

Çocuklarınızı insani tüm duygulardan mahrum bırakıp onlara daha büyük hatalar yaptırmayın. 

Sıradaki haber yükleniyor...