Corona virüs salgınında alerjisi olanlar belirtileri karıştırmamalı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Corona virüs salgınında astımlı, ilaç alerjili ve alerjik rinitli hastalar  nelere dikkat etmeli? 

Corona virüsle mücadele ettiğimiz bu günlerde mevsimin de bahar olması sebebiyle alerjisi olanlar bazı yaşadıkları belirtileri corona virüs enfeksiyonu ile karıştırabiliyor. “Pandemi yaşadığımız bu dönemde astımlı, ilaç alerjili ve alerjik rinitli hastaların bazı noktalara daha fazla dikkat etmeleri gerekecek” diyen, Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, corona virüs salgını sırasında alerjisi olanların nelere dikkat etmesi gerektiği, alerji -bağışıklık sistemi ilişkisi ve ağrı kesici/ateş düşürücü olan ibuprofen kullanımı konusunda merak edilenleri yanıtladı. 

Corona virüsle mücadele ettiğimiz bu günlerde alerjik hastalıkları olanlar için genel bir durum değerlendirmesi yapabilir misiniz? 

Toplumumuzun yaklaşık dörtte birinde kalıtsal özellikli alerjik hastalıkları olduğunu biliyoruz. Bu hastalıklar astım, alerjik rinit(nezle), atopik dermatit, ilaç alerjisi ve besin alerjisidir. 

Pandemi sözcüğü, tüm dünyada salgın halinde hastalık oluşturan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu tanımlıyor. Pandemi nedeni olan corona virüs, 2002 ve 2012 yıllarında salgın yapan SARS ve MERS virüsleriyle aynı aileden ve solunum yetmezliğine neden olabiliyor. Bu salgının öncekilerden en önemli farkı, çok daha hızlı bulaşması ve yayılması. Ölüm oranlarına baktığımızda ise tam tersi bir durum söz konusu. Ölüm oranı gripte yüzde 0.05-0.1, SARS’da yüzde 10 ve MERS’de yüzde 30 iken COVID-19 da yüzde 3,5 gibi olduğu düşünülüyor.  

Bu bakımdan günümüzde salgın yapan corona virüsün her iki salgından da daha az oranda ölüme yol açtığını biliyoruz, ancak bulaşma hızı ve virüs kapan hasta sayısı dikkate alındığında yeni tip corona virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı SARS ve MERS’e göre çok daha fazla olacak. Pandemi yaşadığımız bu dönemde astımlı, ilaç alerjili ve alerjik rinitli hastaların bazı noktalara daha fazla dikkat etmeleri gerekecek.

Koronovirüs enfeksiyonunda bir ağrı kesici/ateş düşürücü olan ibuprofen kullanımı konusunda kaygılar var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Haklısınız. Koronovirüs enfeksiyonunda ağrı kesici/ateş düşürücü olarak ibuprofen kullanmanın riski arttırabileceğine yönelik bazı tereddütler var. Çünkü, ibuprofen kullanımı ile corona virüs enfeksiyonunun daha ağır seyredebileceği rapor edildi. Ancak bu kanıt niteliğinde değil. Şu an için koronovirüs enfeksiyonunda parasetamol gibi hafif bir ağrı kesici/ateş düşürücü ile tedaviye başlamak ve ibuprofenden uzak durmak daha akılcı olur.    

Alerji bağışıklığın zayıf olduğunun bir göstergesi mi? Corona virüs için risk mi? 

Alerjinin bağışıklık sisteminin hatalı çalışmasının bir sonucu geliştiği düşünülüyor. Bağışıklık sistemimiz, vücudumuzun bütünlüğünü korumakla görevli bir sistem. Basitçe anlatmak gerekirse bağışıklık sitemimiz virüs, mikrop veya parazit gibi zararlı olan bir etkenle karşılaştığında onu ortadan kaldırmaya veya verdiği zararı sınırlandırmaya yönelik tepki verir. Yabancı olmasına karşın vücudumuz için zararsız bir maddeyle karşılaştığında ise ya tepkisiz kalır ya da ölçülü tepkiler üretir (tolere eder). Bu kapsamda alerji, zararlı olmayan bir maddeye karşı bağışıklık sistemimizin beklenenden daha güçlü tepki vermesi durumudur. Bu tepki vücudumuz için rahatsızlık vericidir ve kişinin yaşam kalitesini bozar. 

Alerjik bünyeli kişilerde enfeksiyonlara karşı bir zayıflık söz konusu değil. Ancak astım gibi alerjik rahatsızlığı olanlar soğuk algınlığı gibi enfeksiyonları bronşitle birlikte geçirdiklerinden daha uzun sürede ve daha şiddetli hissederek atlatır. Özetle alerjik bünyeli olmak bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı daha zayıf olması anlamına gelmez. Aksine verilen tepkinin şiddetli olması nedeniyle hem uzun hem de daha yoğun atlatılır. Bu bir anlamda “keskin sirkenin zararı küpünedir” örneğine benzetilebilir.

Alerjik solunum problemi olan hastalar için corona virüs daha fazla risk oluşturuyor mu? Korunmada ilave yapılması gereken şeyler var mı? 

Astım gerçekte toplumumuzun yaklaşık yüzde 10’nunu etkileyen bir durum, ama çoğu astımlıda hastalık hafif şiddetlidir ve yakınmalar aralıklı olarak ortaya çıkar. Rapor edilen verilere baktığımızda astım hastalığının kronik ve şiddetli olduğu durumlarda riskin yüksek olduğunu görüyoruz. Bu durumda astımlı her hastanın kendini yüksek risk altında hissetmemesi gerek. Astımlıların hastalık kontrolünü iyi hale getirmeleri için koruyucu ilaçlarını hekimlerinden aldıkları öneriler doğrultusunda düzenli kullanmaları gerekiyor. Ağır astımı olan küçük bir grup ise farklı olarak koronovirüs enfeksiyonu kapmamak için çok daha dikkatli olmalı. 

Özellikle düzenli ağızdan tablet veya şurup şeklinde kortikosteroid (kortizon) kullananlarda veya solunum yoluyla yüksek doz kortikosteroidli ilaç alanların yüksek riskli olduklarını bilerek hareket etmelerinde yarar var.  

Ağrı kesici alerjisi olup sadece ibuprofen kullanmak durumunda olanlar içinde riski arttırabileceğine yönelik bazı tereddütler var. Çünkü, ağrı kesici/ateş düşürücü olarak ibuprofen kullanımının corona virüs enfeksiyonunun ağır seyretmesine yol açabileceğine yönelik bazı kanıtlar var. Parasetamol gibi hafif bir ağrı kesici/ateş düşürücüyü öncelikle kullanmak çok daha az riskli duruyor.    

Koronovirüs enfeksiyonu geçiren astımlı hastaların nebulizatör denilen makinalar ile ilaçlarını almamaları gerektiğine yönelik duyumlar var. Ne söylemek istersiniz?

Evet böyle şeyleri konuşulduğunu ne yazık ki duyuyoruz. Öncelikle nebülizatörü açıklamakta yarar var. Nebülizatör denilen cihazlar sıvı formdaki ilaçları buhar haline getiren aletler. Astımlılar; bu aletlerin ürettikleri ilaç buharlarını solurlar ve bu sayede ilaçlar bronşlar içine sürülmüş gibi olur. İlaçlar ağızdan, kas içine veya damardan verildiğinde tüm vücuda dağılırlar. Böylece hedeflediğimiz organ dışındaki yerlere de giderek bazı istenmeyen durumlara yol açabilirler. 

Nebülizatörler astım ve diğer solunum yolu hastalıklarında hem daha etkin hem de daha emniyetli tedavi imkânı sağlar. Corono virüs enfeksiyonlu hastalar nebülizatörden ilaç solurken etraflarına koronovirüs parçacıklarını yayabilecekleri endişe edilir. Bu nedenle hastane, ev gibi başka insanların olduğu yerlerde diğer yöntemler ile tedavi edilmeleri öneriliyor. Bu önerideki amaç etrafa bulaştırmanın önlenmesi. Yoksa nebulizatörün koronovirüs enfeksiyonu geçirenlere zarar vermez. 

Alerji problemleri yaşayan çocuklarda bazı belirtiler corona virüsle karıştırılabilir mi? Bunu nasıl ayırt edebiliriz? 

Burun akıntısı, ateş ve kuru öksürük corona virüsün en önemli belirtileri. Nezle sadece corona virüste değil, birçok başka hastalığında belirtisi. Soğuk algınlığı, alerjik rinit, grip ve gündemimizde olan corona virüs enfeksiyonu nezleye neden 4 hastalık. Nezlelerin çoğu soğuk algınlığı nedeni olan virüs nedeniyle olur. Hafif ateş, nezlenin ardından ortaya çıkan öksürük bu hastalığın en önemli belirtileri. Nezlenin ikinci en sık nedeni ise alerjik rinit. Toplumumuzun yaklaşık beşte birinde alerjik rinit var. Ev içi bir alerjene duyarlı olanlarda alerjik rinit belirtileri yıl boyu sürerken polen alerjisinde yakınmalar sadece atmosferde polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde görülür. Alerjik rinitlilerin önemli bir kısmında çayır-çimen polen alerjisi vardır ve önümüzdeki 3-4 ay çayır ve çimen polenlerinin soluduğumuz havada yoğun bulunacakları bir dönem olacak. Dolayısıyla alerjik rinitli hastaların önemli bir bölümü bu dönemde nezle yakınmaları yaşayacak. 

Koronovirüs endişesi, alerjik rinitli kişilerin toplumdan soyutlanmasına, dışlanmasına neden olmaması için alerjik rinitteki farklılıklara dikkat çekmek gerek. Alerjik rinitte çoğunlukla abartılı bir kaşıntı ve aksırık bulunur. Bu özellikleri onu soğuk algınlığından ve koronovirüs hastalığından ayırt eder. Pandemiye yol açan corona virüs enfeksiyonunda en önemli belirti hastalığın yüksek ateş ve kuru öksürük ile başlaması. Alerjik rinitte ise hem ateş yok hem de aksırık ve kaşıntı ön planda. Alerjik rinitte geniz akıntısı eşlik edebileceğinden dolayı abartılı olmayan öksürük de eşlik edebilir. Salgına yol açan koronovirüs enfeksiyonunda burun akıntısı, göz yaşarması gibi alerjik rinit bulguları beklenmez.

Koronovirüs enfeksiyonu ile en çok karışabilecek olan influenza (grip) ve RSV virus hastalıkları. Halsizlik, kırgınlık, yüksek ateş, boğaz ağrısı her üç hastalığın ortak bulguları. Ayırmak bazen mümkün olmayabilir. Kuşku olduğunda testlerle grip veya RSV olup olmadığı araştırılabilir. Ateşi, halsizliği, boğaz ağrısı ve öksürüğü olan hastalar, hekimlerinin şüphelenmesi durumunda koronovirus için test edilmeliler.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder