Sürekli yorgunluk hissinin sebebi uyku apnesi olabilir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ömrümüzün yaklaşık üçte birlik kısmını uykuda geçiriyoruz. Bu süre ne kadar iyi ve konforlu olursa o kadar sağlıklı ve mutlu oluyoruz. Yaşam kalitemiz aslında uykumuzla doğrudan bağlantılı. Hatta yapılan araştırmalar uyku apnesi gibi sorunların hastalarda depresyona eğilimi artırdığını da ortaya koyuyor. Günlük hayatı bu denli etkileyen uyku apnesi hakkında; “Vücudumuz kendini uykuda yeniler. Uyku fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığın temelidir” diyen Koç Üniversitesi Hastanesi Uyku Apne Polikliniği’nden Prof. Dr. Yüksel Peker’e merak edilen bazı soruları yönelttim. 

"Günde yaklaşık 8 saatlik uykuyu esas alırsak uyku ömrümüzün hemen hemen 3’te birlik bir dönemini kapsar. Bu nedenle, düzenli ve kaliteli bir uyku sağlıklı yaşam için çok önemli. Vücudumuz kendini uykuda yeniliyor. Uyku fiziksel, zihinsel, psikolojik ve ruhsal sağlığın temel şartlarından” diyen Prof. Dr. Yüksel Peker uyku apnesini ise şöyle tanımlıyor:

Uykuda solunum durması (uyku apnesi) oldukça sık görülen bir hastalık. Uyku apnesinin gece görülen belirtileri horlama, huzursuz uyku, tanıklı solunum durmaları, gece terlemeleri, reflü ve sık idrara kalkmadır. Gündüz semptomları arasında ise, sabah yorgun ve baş ağrısıyla uyanma, ağız kuruluğu, gündüz aşırı uykululuk hali, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu ve depresif duygu durum gelmektedir.

Aşırı kilolu olmayan hastalarda da görülüyor

Uyku apnesi toplumda yaygın olarak, aşırı kilolularda görüldüğü zannediliyor. Oysa Prof. Dr. Yüksel Peker bu bilginin doğru olmadığını belirtiyor: “Uyku apnesi genelde aşırı kilo problemi olan kişilerde görülmekle birlikte, normal kiloda olup ileri derecede uyku apnesi tanısı konulan vaka sayısı da fazla. Genetik faktörler, üst solunum yollarında anatomik darlıklar, çene yapısı, sigara, alkol ve bazı ilaçlar da uyku apnesinin ortaya çıkmasına neden olan faktörler arasında. Uykuda solunumun sık durması sonucu derin ve kaliteli uykuya yeterli derecede girememe, kanda oksijen seviyesinin sık sık düşmesi, karbondioksit seviyesinin artması ve stres hormonlarının aktivasyonu ile hem kısa hem de uzun vadede istenmeyen etkilerin olacağı aşikâr”. 

Trafik kazalarına da sebep olabiliyor

“Uyku apnesinin gündüz uykululuk hâli nedeniyle trafik kazalarına ve iş kazalarına neden olduğunu gösteren çok sayıda çalışma mevcut” diyen Prof. Dr. Yüksel Peker ayrıca şunları söyledi:

Uyku apnesinin yüksek tansiyon başta olmak üzere, kalp damar hastalıkları, kalp ritim bozuklukları, inme, uykuda ani ölüm gibi komplikasyonlara yol açabileceği gösterilmiştir. Uyku apnesinde hormon dengesi de bozulduğundan, diyabet, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık gibi problemler de görülebilir. Zaten altta yatan diyabet, kalp hastalığı, akciğer hastalığı gibi durumlarda, bunlara uyku apnesinin eklenmesiyle ana hastalığın ilaçlarla kontrol altına alınamaması riski de mevcut.

Uyku apnesi tanısı nasıl konuluyor?

Yaşam kalitesini düşüren uyku apnesinden şüphelenilen durumlarda ne yapılması gerektiğini Prof. Dr. Yüksel Peker şöyle anlattı:

“Tanı için gece uyku testi yapılır. Bu testler genelde hastanelerdeki uyku laboratuvarlarında, uyku evrelerinin, solunum ve kalp fonskiyonlarının sensör ve elektrotlarla kaydedilmesiyle ve uyku teknisyeni gözetiminde yapılıyor. Uyku evreleri ölçülmeden, sadece solunum ve kalp fonskiyonu kayıtlarıyla evde yapılan uyku testleri de mevcut.”

Uyku apnesi tedavisinde bizi neler bekliyor?

Tanı konuldu ve uyku apnesi tespit edildi. Peki bu durumda nasıl bir tedavi süreci bizi bekliyor?

Uyku testi ve klinik şikâyetlerin zorluk derecesine göre, hastalara ya pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisine başlanır ya da ağız içi aparey için diş hekimliği alanı olan ortodonti’ye yönlendirilir. Cerrahi tedavi gerektiren durumlarda da kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilir. Hastaya en uygun çözüm sunulur.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder